T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/975 KARAR NO : 2025/1485 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29.03.2023 NUMARASI : 2020/440 Esas 2023/278 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 23.10.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 23.10.2025 İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 29.03.2023 tarih 2020/440 Esas 2023/278 Karar sayıl…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/975 KARAR NO : 2025/1485 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29.03.2023 NUMARASI : 2020/440 Esas 2023/278 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 23.10.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 23.10.2025 İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 29.03.2023 tarih 2020/440 Esas 2023/278 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .. tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, davacının, davalının keşidecisi olduğu 30.11.2019 keşide tarihli 150.000,00 TL bedelli ve 31.12.2019 keşide tarihli 200.000,00 TL bedelli çekleri ciro yolu ile teslim aldığını, çeklerin ödenmemesi üzerine keşideci davalı aleyhine Nevşehir İcra Müdürlüğü'nün 2020/2502 E sayılı icra takibinin başlatıldığını, yetki itirazı üzerine dosyanın İzmir 22. İcra Müdürlüğü'ne gönderildiğini, itiraz üzerine duran taibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, davacının bankaya ibraz etmediği çek için aralarında ticari ilişki olmayan davalıdan talepte bulunmayacağını, çeklerin lehdarı olan ....firmasından alacak talebinde bulunmadığını, davacının bu çekleri.... firmasından aldığını beyan ederek davanın reddini istemişktir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalının keşidecisi olduğu 30.11.2019 keşide tarihli 150.000,00 TL bedelli ve 31.12.2019 keşide tarihli 200.000,00 TL bedelli çeklere dayalı olarak İzmir 22. İcra Müdürlüğü'nün 2020/6417 E sayılı ilamsız icra takibinin başlatıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu, davalı tarafça çeklerin, lehtar .... Şti.'ye hatır çeki olarak verildiğinin beyan edildiği, takip konusu çeklerde lehtar olan dava dışı.....Şti.'nin ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde takip konusu çeklerin dava dışı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, ancak çeklerin davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun tespit edildiği, taraflar arasında doğrudan alacak borç ilişkisi bulunmadığı, davacının dava konusu çeklerin ciro yolu ile hamili olduğu, çeklerin ibraz süresi içinde muhatap bankaya ibraz edilmediği, çeklerin kambiyo senedi niteliğini kaybettiği, bu nedenle davacı hamilin keşideci ve diğer çek borçlularına çeke dayalı müracaat hakkının düştüğü ancak davacının somut olayda TTK'nun 644. maddesi hükmü uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayandığı, ispat yükünün davalıda olduğu, davalının sebepsiz zenginleşmediğini kanıtlamakla yükümlü olduğu, davalının çeklerin hatır çeki olduğuna dair bir delil sunmadığı, sebepsiz zenginleşmediğini ispat edemediği, yemin deliline de dayanılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ:Davalı vekili, davacının davasını sebepsiz zenginleşmeye dayandıramayacağını, mahkemeye sunulan emsal kararlarda, davanın yalnızca sebepsiz zenginleşmeye dayandırılamayacağı, ticari ilişki içinde olmayan taraflar arasında herhangi temel ilişkiye dayanmadan alacağın tahsilinin mümkün olmadığı, dava dışı .... şirketinin defterlerin davacı ile arasındaki ticari ilişkinin varlığı ya da yokluğu konusunda herhangi bir tespitin söz konusu olmadığını, davacı şirket ile çekin lehdarı arasında ticari ilişki bulunmadığını, bu nedenle çekin tek başına borcun kanıtı olmadığını, ticari ilişki olmadan alınan çekin kambiyo senedi vasfını yitirdiğini, ispat yükü üzerinde olan davacının davasını ispatlayamadığını, davalı ile davacı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, müvekkili şirketin bu çekleri ..... şirketi ile arasındaki ticari ilişkiye güvenerek hatır çeki olarak teslim ettiğini, dava dışı .... şirketinin defterlerinde de davacıya ait herhangi bir kayıt bulunmadığı, ortada geçerli bir kambiyo senedi dahi yokken davacının sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanayacağını, davalı şirketin, dava dışı .... şirketi ile herhangi bir borç/alacak ilişkisi kalmadığı defter kayıtlarından sabit olup, bu hususun müvekkilin sebepsiz zenginleşmediğini gösterdiğini, davacının davacı davasını ispatlayamadığını, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davacı tarafça, çeklerin lehdarı olan .... firmasından alacak talebinde bulunmadığını, alacak talebini bu şirkete yöneltmemesinin davacının kötü niyetini gösterdiğini, alacağın likit ve belli olmaması ve çekin dava dışı şirketin davacı ile ticari ilişkisi sebebiyle verilmiş olması, bunun yanında çekin kambiyo vasfını taşımaması nedeniyle İİK'nun 67/2 maddesi gereğince koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. GEREKÇE : Dava, süresinde bankaya ibraz edilmeyen çeke dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın İİK'nun 67. Maddesi gereğince iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Bilindiği üzere, kambiyo hukuku yönünden takip yapma imkanının olmaması ile alacağın varlığını belirleyecek olan davada, zamanaşımına uğrayan bir çekin delil olarak getirilmesi farklı hukuki sonuçlar doğurur. Uyuşmazlık konusu alacak için delil zamanaşımına uğrayan çek olup; ibraz müddetinin bitiminden itibaren bir yıl içinde alacak davasının sebepsiz zenginleşme veya temel alacağa göre istenilmesi olanaklıdır. Zira; zamanaşımına uğramış çekler sebebiyle, kambiyo hukukundan doğan haklar yitirilmiş olur. Bu durumda, taraflar arasında temel ilişki bulunması halinde, bu belgeler yazılı delil başlangıcı niteliği alır ve belgeye dayanan kişi, alacağını (tanık dahil) her türlü delille kanıtlayabilir ya da arada temel ilişki bulunmaması halinde TTK.nun 644.maddesinde düzenlenen sebepsiz iktisap hükümlerine dayanılabilir. (Yargıtay 3. HD'sinin 2012/5652 E-2012/12019 K sayılı kararı) Süresinde bankaya ibraz edilmeyen çek nedeniyle kambiyo hukukundan kaynaklanan haklar yitirilse de, hamil arada temel ilişkide bulunduğu cirantaya ve TTK'nun 732. Maddesi gereğince sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre keşideciye başvurabilir. Hamilin TTK'nun 732. Maddesi gereğince sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca talepte bulunulabilmesi için, müracaat hakkının düşmesi veya zamanaşımına uğramasından dolayı bir zararının ortaya çıkmış olması gerekir. Zararın mevcudiyeti, sebepsiz zenginleşme talebinin kabul şartıdır. Zararın varlığının kabulü için, hamile ait ve tahsili mümkün olan bir alacak hakkının düşmesi veya zamanaşımına uğraması sonucu borçlu nezdinde oluşan zenginleşmenin, bundan başka bir sebebinin bulunmaması, yani sebepsiz olması yeterlidir.(Bozgeyik, H.: Kambiyo Senetlerinde Sebepsiz Zenginleşme, Cilt:VII, Atatürk Üniv. Huk. Fak. Dergisi Haziran-2003, s.589 vd.) (Aynı yönde Hukuk Genel Kurulunun 25.03.2015 gün ve 2013/19-1633 E.-2015/1086 K. sayılı kararı) Somut olayda davacı süresinde bankaya ibraz edilmeyen dava konusu çeki dava dışı lehtardan ciro yoluyla devralan yetkili hamil sıfatıyla çek bedelinin TTK'nın 732. maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davalı keşideciden tahsilini talep etmektedir. Dava konusu çekin süresinde bankaya ibraz edilmemesi nedeniyle kambiyo senedi vasfını yitirdiği, davacı hamil ile davalı keşideci arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı ve icra takibinin ilamsız olarak, süresi içerisinde yapıldığı konularında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında, çek bir ödeme aracı olup, ciro edilmesinde davalının rızasının aranmayacağı, kambiyo hukuku ilkeleri gereğince, imzası inkar edilmeyen, usulüne uygun olarak düzenlenen çekin, hamil ile bir ilişki, alacak, verecek olmadığı iddia edilerek ödemeden imtina edilemeyeceği, çekin zamanaşımına uğraması nedeniyle, çek hamilinin keşideci davalıya sebepsiz zenginleşme davası açabileceği ve açılan davanın da bu mahiyette olduğu, sebepsiz zenginleşme davalarında, ispat külfeti davalıya ait olup, davalının sözkonusu çeklerin hatır çeki olarak düzenlendiğini veya bedelsiz kaldığını kanıtlayamadığı, bu şekilde çekler nedeniyle sebepsiz zenginleşmediğini ispat edemediği anlaşılmakla yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 23.908,50-TL'den peşin alınan 6.000,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 17.908,50-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.