6. Hukuk Dairesi 2024/142 E. , 2024/597 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyizi üzerine Bölge Adliye Mahkemes
**6. Hukuk Dairesi 2024/142 E. , 2024/597 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyizi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince 26.10.2023 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir. Ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanunun 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanunun 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince dava miktarı dikkate alınarak temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş ise de dava dilekçesinde fazlaya ilişkin saklı tutulan kısım dikkate alındığında kararın kesinlik sınırının altında kaldığından söz edilemez. Bu durumda temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla, 26.10.2023 tarihli ek kararın bozularak ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre müvekkilinin davalı belediyenin çöp toplama işi, nakli ve semt pazar yerlerinin temizlenmesi hizmetinin satın alınması işini üstlendiğini, ... bu sözleşme ve teknik şartnamede yapılacak işin ve bedelinin belirlendiğini, müvekkiline ait şantiyeden hareket eden çöp toplama araçlarının ilçe sınırları içerisindeki atıkları toplayarak ... Mevkiinde bulunan çöp aktarma istasyonuna getirdiğini, burada biriken atıkları alan yüksek taşıma kapasiteli 2 adet aktarma aracı ile atıkları 2,7 km uzaklıktaki depolama alanına götürdüğünü, bu şekilde aktarma istasyonu-merkez depolama alanı arasında günde yaklaşık 2 adet aktarma aracı olarak toplam 20 sefer düzenlendiğini, teknik şartnamenin F-1 maddesine göre araçların günlük yapacakları azami kilometrenin 75 km olduğunu, davalı belediyenin müvekkiline tebliğ ettiği yazı ile aktarım istasyonunun Büyükşehir Belediyesine devrolduğunu, 04/12/2015 tarihine kadar istasyonu boşaltmalarının ve katı atıkların doğrudan merkez depolama alanına götürülmesinin istendiğini, müvekkilinin transfer istasyonunun kapatılması nedeniyle 45 adet araç ile doğrudan depolama istasyonuna atık taşımak zorunda kaldığını, bu sebeple günlük 621km fazladan yol yapıldığını, bu ... yükünden zararlarının doğduğunu, araçların tamir, bakım, amortisman ve mazot masraflarının da ilavesiyle davalıdan alacaklı olduklarını belirterek,fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 25.000,00 TL bedelin davalıdan ihbar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacının dava dilekçesinde yaptığı hesaplamayı daha ihaleyi almadan önce yapabilecekken, bunu yapmadan ihaleye katıldığını ve sözleşmeyi imzaladığını, bunun sorumluluğunun müvekkiline yüklenebilmesinin mümkün olmadığını, dava konusu zararın varlığı mahkemece kabul edilirse bu zararı verenin ... Büyükşehir Belediyesi olduğunu, davacının müvekkilinden aldığı ihalenin götürü usul ile yapılan bir ihale olduğunu, davacının sözleşmeyi fesih etmediğini, yapılan işin sözleşme kapsamında olduğunu savunarak açılan davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasındaki sözleşmenin 14. maddesinde fiyat farkı ödenmesi ve hesaplanması şartlarının; yüklenici gerek sözleşme süresi, gerekse uzatılan süre içinde sözleşmenin tamamen ifasına kadar vergi, resim harç ve benzeri mali yükümlülüklerde artışa gidilmesi veya yeni mali yükümlülüklerin ihdası gibi nedenlerle fiyat farkı verilmesi talebinde bulunamayacağını belirttiği, sözleşmenin 23. maddesinde; sözleşme bedelinin aşılmaması kaydıyla işin yapılma ve teslim yeri, işin süresinden önce yapılması dışında sözleşme hükümlerinde değişiklik yapılamayacağı ve ek sözleşme düzenlenemeyeceğinin belirtildiği, sözleşmenin 23. maddesine göre işin yapılma yeri ve teslim yerinin değişebileceği, ancak bu değişikliğin sözleşme bedelinin aşılması sonucunu doğuramayacağı, dava konusu durumun sözleşmedeki işin yapılma ve teslim yerinde davalı tarafça yapılan kısmi bir değişiklik olduğu, davacının da bu değişikliğe uygun hareket ederek, yapılan değişikliği kabul ettiği, davacı tarafın topladığı katı atıkları aktarım istasyonuna götürülmeden doğrudan merkez depolama alanına götürülmeye başlandığı, yapılan bu değişikliğin davacıya, sözleşme bedelini aşan bir bedel talep hakkı vermeyeceği, bu itibarla davacının davalı belediyeden herhangi bir alacak talep etme hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde, dava dilekçesini tekrar ederek, dosya kapsamındaki çelişkiler giderilmeden davanın reddine karar verilmesinin kanuna aykırı olduğunu, sorumluluk ve zararın varlığına ilişkin olarak alınan tüm raporlarda davalı idarenin sorumluluğunun vurgulandığını, fakat mahkemece aksi yönde kanaat içeren tek bir rapora itibar edildiğini, kararın kaldırılması gerektiğini, istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasındaki sözleşmeye, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre; ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin alınan heyet raporu ve ek raporu ile giderildiği, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerektiğini, temyiz sebepleri olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1-Bölge Adliye Mahkemesince verilen 26.10.2023 tarihli ek kararın BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Ek karar yönünden davacıdan peşin alınan harçların istek halinde iadesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararı yönünden aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.