T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/743 - 2026/282 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/743 KARAR NO : 2026/282 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/02/2024 NUMARASI : 2023/26 Esas 2024/65 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ : 20.02.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 02.03.202…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/743 - 2026/282 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/743 KARAR NO : 2026/282 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/02/2024 NUMARASI : 2023/26 Esas 2024/65 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ : 20.02.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 02.03.2026 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 02.07.2015 tarihinde davalıya zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı otobüsün, ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonet ile çarpışması neticesinde meydana gelen kazada otobüste yolcu olan davacının yaralanarak malul kaldığını, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı kamyonet sürücüsü ...'ın asli kusurlu olduğunu, olaya ilişkin Türkoğlu Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/341 Esas sayılı dosyasında ...'ın hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini, davacının yaralanması nedeni ile Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi hastanesince maluliyetinin %28, tıbbi iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği, bakıcı ihtiyaç süresinin 1 ay olduğunun rapor edildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00-TL sürekli iş göremezlik, 100,00-TL geçici iş göremezlik, 100,00-TL bakıcı gideri, 100,00-TL tedavi ve yol gideri olmak üzere toplam 400,00-TL maddi tazminatın, temerrüt tarihi olan 17.10.2022, 1.280,00-TL rapor ücretinin ise ödeme tarihi olan 18.08.2021 tarihinden itibaren işlemiş avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 284.552,24-TL, geçici iş göremezlik talebini 5.447,76-TL, bakıcı ücreti talebini 1.201,50-TL ve tedavi ve yol gideri talebini 3.751,05-TL olarak artırmıştır. Davalı sigorta şirketince sunulan cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın davalı nezdinde motorlu araçlar zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi kapsamında sigortalı olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, davacının davayı belirsiz alacak davası olarak açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, davalının sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, davacıya rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun sorulması gerektiğini, davacıya ait tazminattan müterafik kusuru oranında indirim yapılması gerektiğini, davacının emniyet kemerinin takılı olmadığını, meydana gelen kaza nedeni ile geçici iş göremezlik, kazanç kaybı, tedavi ve bakıcı giderinden davalının sorumlu olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere davalının dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına ve Türkoğlu Asliye Ceza Mahkemesi 2015/341 Esas sayılı dosyasına göre ,... plakalı kamyonet ile ... plakalı otobüsün çarpışması neticesinde, otobüste yolcu olarak bulunan davacının maddi tazminat istemine ilişkin eldeki davada, davacının yaralanması nedeni ile Çalışma ve Meslekte Kazanma Gücü Kayıp oranının %28 (yüzde yirmisekiz), tıbbi iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği, ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 1 ay olduğunun tespit edildiği, davacı lehine 5.447,76-TL geçici iş sürekli iş göremezlik, 1.662.421,06-TL sürekli iş göremezlik zararı ve 1.201,50-TL geçici bakıcı gideri zararı hesaplandığı, sigorta şirketinin sakatlık teminatı ve tedavi giderleri teminatlarının ayrı ayrı 290.000,00 TL olduğu, buna göre davacının sakatlanma ve ölüm teminatı yönünden toplamda 290.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile tedavi (sağlık) giderleri teminatı yönünden 1.201,50-TL geçici bakıcı gideri tazminatı, 3.026,95-TL, yol giderleri 724,10-TL SGK'nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedelleri dışında kalan kaçınılmaz ve belgeye bağlanmayana sağlık giderleri olarak hesaplama yapıldığı, davalının 13.10.2022 tarihinde temerrüde düştüğü, davalı sigorta şirketince sigortalı ... plakalı aracın ticari kamyonet olduğunun ZMMS poliçesinden tespit edildiği davacı vekilinin 1.280,00-TL rapor ücreti talebinin yargılama giderine dahil edilmesi gerektiği belirtilerek; davanın kısmen kabulü ile 284.552,24-TL sürekli iş göremezlik, 5.447,76-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.201,50-TL geçici bakıcı gideri, 3.751,05-TL tedavi ve yol gideri olmak üzere toplam 294.952,55-TL'nin temerrüt tarihi olan 13.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece poliçe teminat limitleri nazara alınmadan karar verildiğini, bakıcı gideri talepleri trafik sigortası teminatlarında olmayıp buna ilişkin itirazlar nazara alınmadan hatalı olarak kabul kararı verildiğini, kaza tarihi itibariyle trafik sigortası poliçe teminatı şahıs başına 290.000,00-TL olup davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı şirketin bu tutar ile sınırlı sorumlu olduğunu, sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri tazminatını sanki ayrı teminatlardaymış gibi poliçe teminat limitlerini aşacak tutarlarda karar verildiğini sürekli iş göremezlik ile geçici bakıcı gideri zararları tek teminatta olup işbu teminat limiti 290.000,00-TL olduğunu, trafik sigortası teminatları her yıl hazine müşteşarlığı tarafından belirlenmekte olup trafik sigortası poliçesi üreten tüm sigorta şirketlerinin bu ürün ile sorumluluk hadlerinin belirlendiğini, poliçe teminat limitlerinin üzerindeki tutarlar yönünden davalının sorumluluğu doğmadığını, davacıların bakıcı giderine ilişkin talepleri trafik sigortası teminatları kapsamında olmadığını, SGK'nın sorumluluğunda kaldığını, davacının maluliyeti için alınan raporun hatalı olduğunu, rapora yönelik sunulan itirazların yerel mahkeme tarafından nazara alınmadan eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğini, davacının sakatlığına konu araz psikolojik rahatsızlığına ilişkin olup davacının düzenli olarak takibinin yapılıp ilaç kullanımının kayıt altına alınması gerektiğini, alınan maluliyet raporunda imzası bulunan hekimler arasında ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı hekimin imzası bulunmadığını, davalının ulaşım giderlerinden ötürü bir sorumluluğu bulunmadığını, teknik faiz iskontosu yapılması gerektiği kazada davacının müterafik kusuru mevcut olup, tazminat hesabından müterafik kusur indirim yapılması gerektiğini, emniyet kemeri takılı olsaydı bu denli ağır yaralanma meydana gelmeyeceğini, verilen hüküm ile sigorta şirketi aleyhine dava tarihinden önceki bir tarihten itibaren avans faiz işletilmesine hükmolunmasının haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte yalnızca dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülebileceğini, belirterek; kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Davanın işletenin hukuki sorumluluğu kapsamında trafik kazası neticesinde yaralanarak cismani zarara uğradığını ileri süren davacının Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi kapsamında sürekli ve geçici iş görmezlik tazminatı, bakıcı gideri ile tedavi ve yol masrafları tazminatı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemece davacının davasının kabulüne karar verilmiştir. 1.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 49'uncu maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre ise kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Trafik kazalarında irdelenmesi gereken husus ise trafik kazasının meydana gelmesinde tarafların olaya etkileri ve dolayısıyla sürüş kusurlarıdır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Bu kapsamında davalının sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların mevcut kusur durumun tespiti önem arz eder. Dava konusu olaya ilişkin Türkoğlu Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/341 Esas sayılı dava dosyası kapsamında yapılan yargılamada araç sürücüsü ...'ın asli ve tam kusurlu davacının kusursuz olduğu kabul edilmek sureti ile cezalandırılması cihetine gidilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeden 18.02.2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinde sayılan hükümlerden değildir. Bu durumda davanın esasını çözen bir karar bulunmadığı için verilecek hüküm veya kararlarda lehe ve aleyhe sonuçtan da söz edilemeyecektir. Hukuk hakimi, ceza kararları karşısında kusurun varlığı ve derecesi, zarar miktarının tayini yönünden bağımsızdır. Maddi olgunun belirlenmesi yönünden ise “hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı”, kesinleşmiş bir ceza hükmü olmadığından, hukuk hakimini bağlamayacağının kabulü gerekir.(Yargıtay HGK'nun 01.02.2012 tarih ve 2011/19-639 E. - 2012/30 K. ) Somut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, mahkemece ceza dosyasındaki dosyasındaki bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının kusursuz, davalıya sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmiş ise de dava dosyası kapsamında hiçbir kusur rapor aldırılmadığı gibi hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile neteicelenen ceza dosyasındaki bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmiştir. Ancak, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleşmiş bir ceza hükmü olmayıp, hukuk hakimini bağlamayacağından söz konusu ceza dava dosyası kapsamındaki kusur raporuna dayanarak hüküm kurulamaz. Dava konusu trafik kazasına ilişkin ceza dosyası, dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle, tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için uzman bilirkişi heyetinden kusur oranlarının belirlenmesi için oluşa uygun, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile hüküm verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir. 2.Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden,haksız fiilin gerçekleştiği tarih esas alınarak 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Yine davacının ileri sürdüğü psikiyatrik rahatsızlığın maluliyete esas alınabilmesi için kaza ile maluliyet arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığının, sürekli olup olmadığının ve davacının bakiye ömrü boyunca aynı oranda devam edip etmeyeceğinin tespiti gerekir. (Yargıtay 4.HD'nın 02.11.2022 tarih ve 2022/7946 E. - 2022/13622) Somut olayda davacı tarafından dava dilekçesine ekli Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 15.09.2022 tarihli maluliyet raporuna dayalı olarak iş görmezlik tazminatı, bakıcı gideri ile tedavi ve yol gideri talep edilmiş olup mahkemece de yargılama sırasında yeniden rapor alınmaksızın hüküm tesisi cihetine gidilmiştir. Dava konusu kaza nedeniyle oluşan daimi maluliyet oranının ve bakıcı ihtiyacının belirlenmesi yönünden hükme esas alınan bu raporda 07.02.2015 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı hastada meydana gelen radius alt uç kırığı, travma sonrası stres bozukluğu tanısı ve diğer yaralanmaları dikkate alınarak Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla iş gücü kaybı oranı hesaplandığında travma sonrası stres bozukluğu için kaza ile ilişkili çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranın % 28 olduğu, sürekli olduğu ve sekel halini aldığı, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince bakıcı ihtiyacı süresinin 1 (bir) ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 6 (altı) aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği ve mahkemece raporun hükme esas alınarak karar verilmiş ise de tedavi evrakları incelenmeden ve davacının son durumu belirlenmeden dava tarihinden önce davacı tarafın başvurusu üzerine düzenlenen raporun hükme esas alınarak karar verilmesi doğru görülmemiştir. Mahkemece davacının dava konusu kaza sonucu yaralanması nedeniyle maluliyetinin bulunup bulunmadığı, iyileşme süresi ve bakıcı ihtiyacı olup olmadığı ve süresinin belirlenmesi için öncelikle davacıya ait tüm tedavi evraklarının getirilmesi, kaza sonucu meydana gelen yaralanması nedeniyle maluliyetinin bulunup bulunmadığı ve davacı tarafından sunulan raporda travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle oluştuğu belirtildiğinden zihinsel ve ruhsal bozukluğunun kaza ile illiyetinin bulunup bulunmadığı, bu nedenle tedavi görüp görmediği, tedavisinin sona erip ermediği, tedavi ile iyileşip iyileşmeyeceği, maluliyete neden olacak şekilde kalıcı hale gelip gelmediği, araz bırakacak şekilde ömür boyu çalışmasına engel teşkil edip etmediğinin belirlenmesi için mahkemece tüm tedavi evraklarının getirtilip gerekli muayenesi yapılmak suretiyle olay tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümleri uygulanmak suretiyle Adli Tıp Kurumu veya üniversite hastanelerinin adli tıp bölümlerinden içerisinde psikiyatrik değerlendirmeleri yapacak uzman doktorun yer aldığı kurul halinde düzenlenecek açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli maluliyet raporu alınması gerekirken davacı tarafından sunulan ve itiraza uğrayan raporun hükme esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmamıştır. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesi tarafından kusur ve maluliyet raporları alınarak varsa raporlara yönelik itirazlar da giderilmesini müteakip, gerekiyorsa dosyanın aktüerya hesap bilirkişine tevdi ile önceki karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmaması nedeniyle kaldırma kararı öncesinde hükme esas alınan aktüer rapor tarihindeki veriler dikkate alınmak suretiyle iş göremezlik, bakıcı ve tedavi gideri tazminatına yönelik yerleşik uygulamada benimsenen ilke ve esaslar ile tazminat hesabını etkileyecek varsa bilenen gerçek durumlar ve oluşacak sonuca göre usuli kazanılmış haklar gözetilerek davalının sorumlu olduğu bakiye poliçe limiti belirlenmek suretiyle limiti aşmayacak biçimde, faiz başlangıç tarihi ve türünü belirtilecek şekilde, infaza elverişli bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 5-Ankara Batı İcra Dairesinin 2024/11980 esasına yatırılan 485.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 20.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.