(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/5233 E. , 2009/6108 K. "" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 17.11.2004 ve 07.11.2004 gününde verilen dilekçeler ile tapu iptali, tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 02.06.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/5233 E. , 2009/6108 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 17.11.2004 ve 07.11.2004 gününde verilen dilekçeler ile tapu iptali, tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 02.06.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, yüklenicinin temliki işlemine dayalı tapu iptali tescil istemine ilişkindir. Davalı yüklenici davanın reddini savunmuştur. Diğer davalı arsa sahibi ..., yüklenicinin edimlerini yerine getirmediğini, açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, satış vaadi 8906 ada 2 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki B blok 26 ve 28 numaralı bağımsız bölümlerin davacı adına tesciline karar verilmiştir. Hükmü, davalılardan arsa sahibi temyiz etmiştir. Davadaki istemin dayanağı biçimine uygun düzenlenmiş 29.04.2003 günlü 11129 ve 11130 yevmiye numaralı taşınmaz satış vaadi sözleşmeleridir. Bu sözleşmelerle diğer davalı yüklenici ...’nin arsa sahibi ile olan 29.11.2002 günlü arsa payı karşılığı sözleşme uyarınca yükleniciye bırakılması kararlaştırılan çekişme konusu B bloktaki 26 ve 28 numaralı bağımsız bölümlerin davacıya satış vaadinde bulunduğu görülmektedir. Yüklenicinin yaptığı bu işlem hukukça, alacağın temliki işleminden ibarettir. Kısaca bir tanımlama yapmak gerekirse, alacağın temliki borçlunun rızası gerekmeksizin eski alacaklı (yüklenici) ile yeni alacaklı (davacı üçüncü kişi) arasında Borçlar Kanununun 163. maddesi hükmünce yazılı olarak yapılması zorunlu bir tasarruf işlemidir. Kuşkusuz alacağın temliki ile ancak hak kazanılan (gerçek alacak) temlik edilebilir. Başka bir anlatımla borçludan kazanılmış bir hak yoksa salt alacağın temliki işlemi yapılmış olması yeni alacaklıya temlik işlemine dayanarak talep yetkisi vermez. Borçlar Kanunu’nun 167. maddesi uyarınca temlik işleminden sonra ifanın kendisinden talep edilmesi halinde borçlu temlik işlemi yapılmamış olsa idi eski alacaklıya karşı ne gibi bir itiraz ve def’i de bulunacak idi ise, aynı itiraz ve def’ileri yeni alacaklıya karşı da ileri sürebilir. Değişik bir söyleyişle arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanan haklar yeni alacaklıya karşı da ileri sürülür hale gelir. Diğer taraftan; belirtilmelidir ki, eser sözleşmeleri iki tarafa hak ve borçlar yükleyen ani edimli sözleşmelerdendir. Bir sözleşmenin iki tarafa hak ve borçlar yüklüyor olması demek o sözleşmeden kaynaklanan iki tarafın da hem alacaklı ve hem de borçlu olması demektir. Ani edimli sözleşmelerde ise eserin tesliminden öncesi bütün çalışmalar eseri meydana getirme çalışmalarıdır. Borçlar Kanununun 364.maddesi gereğince de aksine sözleşme hükmü yoksa eser bedeli (somut olayda bağımsız bölümlerin tescili istemi) ancak eserin teslimiyle istenebilir.