5. Hukuk Dairesi 2025/14036 E. , 2026/5221 K. "" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2140 Esas, 2025/1539 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/2 Esas, 2022/507 Karar Taraflar arasındaki tescil olmadığı takdirde tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılam…
5. Hukuk Dairesi 2025/14036 E. , 2026/5221 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2140 Esas, 2025/1539 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/2 Esas, 2022/507 Karar Taraflar arasındaki tescil olmadığı takdirde tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın ... yönünden reddine, Maliye Hazinesi yönünden tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Kadıköy 3. İcra Dairesinin 2009/36 İflas sayılı dosyasından Malatya ili, ... ilçesi, ... köyü 1075 parselde bulunan 311,200.00 m² büyüklüğündeki taşınmazı 22.05.2015 tarihinde yapılan ihale sonucunda satın aldığını, 30.07.2015 tarihinde taşınmazın adına tescil edildiğini, gayrimenkulün devir alınmasından sonra 26.06.2016 tarihinde yerinde yapılan incelemede, iflas dairesi tarafından yaptırılan kıymet takdiri raporlarında ve satış şartnamesinde yer almamasına karşın, söz konusu parselin bir kısmı üzerinde ... tarafından Malatya-Sivas Karayolu yapıldığı ve taşınmaza fiilen el atılmış olduğunun tespit edildiğini, gayrimenkulün oldukça büyük bir kısmının kullanılamaz durumda olduğunu, işgal neticesinde, davacının çok büyük oranda zarara uğradığını, kamulaştırmasız el atma sebebi ile ... aleyhine dava açıldığını, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiğini, İcra ve İflas Müdürlüğünün 311,200 m² olarak sattığı taşınmazın aslında 271,200 m² olduğunu, 40,000 m²sinin kamulaştırıldığını fakat bu kamulaştırmanın dosyanın hiçbir yerinde gösterilmediğini, yapılan kamulaştırma işleminin Tapu Müdürlüğüne bildirildiği hâlde, Tapu Müdürlüğünün sicile şerh düşmediğini, bütün bunların davacının zararına yol açtığını, Kadıköy 3. İcra ve İflas Müdürlüğü görevlileri gerekli araştırma ve özen yükümlülüklerini yerine getirmeyerek kusurları neticesinde davacıyı zarara uğrattıklarını, Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğü görevlilerinin Malatya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1982/149 Esas sayılı mahkeme kararını uygulamamak sureti ile kamu düzenine aykırı hareket ederek tapu sicilinin hukuka aykırı şekilde tutulması sebepleri ile davacının ağır maddi zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, Kadıköy 3. İcra ve İflas Müdürlüğü görevlilerinin satışa konu gayrimenkulün evveliyatı ve mevcut durum bilgilerini yeterince araştırmaması sonucunda davacının zarara uğradığını, icra ve iflas memurlarının işlemlerinden dolayı davalı ... Bakanlığının sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100.000,00 TL’nin 30.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline ödenmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idareler vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tazminat isteminin zamanaşımına uğradığını, kamu görevlilerinin bu tür eylemlerinden kaynaklanan davaların görüleceği yerin idari yargı olduğunu, Mahkemenin görevsiz olması sebebiyle davanır reddi gerektiğini, yargılama neticesinde ortaya çıkacağı üzere, davacının uğradığını iddia ettiği zarar nedeniyle, icra müdürlüğü personeline yüklenebilecek bir sorumluluk bulunmadığı gibi davacının uğradığını iddia ettiği zararın müdürlük personelinin iş ve işlemleri arasında illiyet bağı da bulunmadığını, davalı idare olan Adalet Bakanlığına yöneltilebilecek bir husumet bulunmadığını, bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesini, davacının tazminat talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı davasını belirsiz alacak davası şeklinde açtığını, davanın bu haliyle açılmış olmasına itiraz ettiklerini, davacı tarafından asıl alacağa devir tarihinden itibaren işletilecek reeskont faizi talep edildiğini, davacının asıl alacak talebine itirazla birlikte faiz talebine de itiraz ettiklerini, davacının iyiniyetle hareket ettiğini ileri sürerek hak talebinde bulunamayacağını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ... yönünden reddine, davalı ... Hazinesi yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın hem Hazine hem de ... aleyhine açıldığını, icra memurlarının da kusurlu olması nedeniyle ... aleyhine açılan davanın da kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Davalı idareler vekili istinaf dilekçesinde özetle; davada Hazine ve Maliye Bakanlığının taraf sıfatı olmaması nedeniyle taraf olarak Maliye Hazinesinin gösterilmesi, Hazine ve ... aleyhine açılan davanın husumetten reddedilmesi gerektiğini, kamulaştırmayı gerçekleştiren idarenin, kamulaştırma işlemlerini tamamlamaması nedeniyle taşınmazın tapuda yol olarak ayrılmadığını, olayda Tapu Müdürlüğünün kusuru bulunmadığını, davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, ... yönünden davanın reddine karar verilmiş olması nedeniyle lehe nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla tapu kayıtlarının hukuka aykırı tutulmasından kaynaklı olarak Devletin sorumluluğu çerçevesinde Hazinenin ( Hazine ve Maliye Bakanlığının) sorumluluğunun bulunduğu; ancak icra ve iflas işlemlerinde kamu görevlilerine yüklenebilecek herhangi bir kusurun bulunmaması nedeniyle Adalet Bakanlığının sorumlu tutulamayacağı, kaldırma kararı öncesinde 2017/128 Esas sayılı dosyada alınan bilirkişi heyeti raporunda; dava konusu değerin 2015 yılı rayiç değerleri üzerinden hesap edilmesi yolu ile bulunan 1,673,491.08 TL değer üzerinden harç tamamlandığından, açılan tazminat davasının kabulü ile 1.673.491,08 TL tazminatın dava tarihi olan 05.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Hazine ve Maliye Bakanlığından (Hazine) tahsili ile davacıya verilmesine, ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı idareler vekilleri temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinin ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareler harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.