Başvuru, sonuçlandırılmamış başka soruşturmalar esas alınarak cezanın bireyselleştirilmesi kurumlarına başvurulmaması ve gerekçesiz mahkûmiyet kararı verilmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, sonuçlandırılmamış başka soruşturmalar esas alınarak cezanın bireyselleştirilmesi kurumlarına başvurulmaması ve gerekçesiz mahkûmiyet kararı verilmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 29/9/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden ulaşılan bilgi ve belgelere göre ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 1965 tarihinde Ordu/Çarşamba'da doğmuş olup olayların gerçekleştiği tarihte İstanbul ilinde ikamet etmektedir. Başvurucu ulaşım sektöründeki firmalardan birinin kurucusu ve yöneticisi olup İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca (CMK mülga maddeyle görevli) yürütülen bir soruşturma kapsamında savcılığın arama emrine istinaden başvurucunun özel aracı seyir hâlindeyken kolluk görevlilerince durdurulmuştur. Yapılan aramada aracın arka koltuk iç kısmına sıkıştırılmış vaziyette bir adet ateşli silah ve mermiler ele geçirilmiştir. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen ekspertiz raporunda ele geçen silahın 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun uyarınca yasak niteliği haiz olduğunun belirtilmesi üzerine başvurucu hakkında Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığının 8/3/2012 tarihli iddianamesiyle 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kamu davası açılmıştır. Beykoz Asliye Ceza Mahkemesinin (Mahkeme) 15/11/2012 tarihli kararıyla başvurucunun müsnet suçtan iki yıl hapis ve 500 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. Yargıtay Ceza Dairesi 2/7/2014 tarihli kararıyla hükmü onamıştır. Nihai karar, başvurucuya tebliğ edilmemiş olup başvurucunun en geç hakkındaki infazın ertelenmesi kararının tebliğ edildiği 3/9/2014 tarihinde kararı öğrendiği kabul edilmiştir. Başvurucu 29/9/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucunun dilekçesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun maddesi uyarınca 13/3/2015 tarihli tebliğnameyle kararın bozulması talebiyle itiraz yoluna başvurulmuştur. Yargıtay Ceza Dairesi 4/5/2015 tarihli kararıyla itirazı yerinde görmeyerek dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göndermiştir. Dosya, Kurulun 2015/583 sayılı esasında derdesttir.