Başvuru, özel bir şirkette çalışan başvurucunun işveren ile arasındaki güven ilişkisinin bozulduğu gerekçesiyle iş sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, özel bir şirkette çalışan başvurucunun işveren ile arasındaki güven ilişkisinin bozulduğu gerekçesiyle iş sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu, Aselsan A.Ş. (işveren) bünyesinde mühendis olarak çalışmaktadır. İşveren tarafından, 15 Temmuz 2016 ve sonrasında yaşanan gelişmeler çerçevesinde yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınması ve hakkındaki soruşturmanın devam etmesi gerekçe gösterilerek 27/12/2018 tarihinde başvurucunun iş sözleşmesi feshedilmiştir. Başvurucu, feshin geçersizliğinin tespiti ve işe iade talebiyle 11/1/2019 tarihinde Ankara İş Mahkemesinde (Mahkeme) dava açmıştır. Mahkeme 13/11/2019 tarihinde davanın reddine karar vermiştir. Kararda başvurucu hakkında silahlı terör örgütüne üye olma, örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme, güveni kötüye kullanma suçlarından kovuşturmanın devam ettiği vurgulanmıştır. Kararda fesih tarihinde başvurucu hakkında devam eden bir soruşturmanın bulunduğu, bu nedenle işveren açısından şüphenin ortaya çıktığı, işe iade davalarında fesih tarihindeki koşulların dikkate alınması gerektiği ifade edilmiştir. Kararda son olarak işverenin savunma sanayinde çalışan bir kurum olduğu, işveren ile başvurucu arasındaki güven ilişkisinin zedelendiği belirtilmiştir. Başvurucu, söz konusu karara karşı sunduğu istinaf dilekçesinde, Mahkemece hakkında devam eden ceza yargılamasının bekletici mesele yapılmamasının hatalı olduğunu, kovuşturma sonucunda hakkında beraat kararı verilmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu ifade etmiştir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi (İstinaf Mahkemesi) 23/9/2020 tarihinde ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğunu belirterek istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar vermiştir. Kararda başvurucu hakkında kovuşturmanın devam ettiği, işverenle başvurucu arasındaki güven ilişkisinin zedelendiği, feshin geçerli bir nedene dayandığı vurgulanmıştır. Başvurucu, nihai hükmü 19/10/2020 tarihinde öğrendikten sonra 17/11/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucu hakkındaki işe iade davasında verilen ret kararlarının gerekçesinde yer alan ve Ankara Ağır Ceza Mahkemesince yürütülen ceza yargılaması sonucunda 16/12/2020 tarihinde başvurucunun Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasına (FETÖ/PDY) üyelik suçunu işlediği sabit olmadığından beraatine karar verilmiştir. Kararda başvurucunun şüpheli sabit hattan 2012 yılı içerisinde üç farklı tarihte arandığı, aramalar arasında 2 aylık ve 5 aylık süreler bulunduğu, anılan sabit hattın başvurucu tarafından kendisi arandıktan bir saat sonra arandığı, bu durumun örgütün iletişim yöntemi ile uyumlu olmadığı ifade edilmiştir. Kararda ayrıca başvurucu hakkında belirtilen üç arama dışında başka delil elde edilemediği, söz konusu arama kayıtlarının ise başvurucunun örgütün sabit hatlardan aranmak suretiyle gerçekleştirilen iletişim yöntemine dâhil olduğunu her türlü şüpheden uzak şekilde ortaya koymaya elverişli olmadığı vurgulanmıştır. Dosyanın istinaf incelemesinde hâlen derdest olduğu anlaşılmaktadır. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.