8. Ceza Dairesi 2024/278 E. , 2025/1169 K. MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/4229 Değişik İş SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Şikâyetçinin müracaatı ile ilgili olarak Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının 05.12.2022 tarihli kararı ile şüpheli hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, şikâyetçi vek…
**8. Ceza Dairesi 2024/278 E. , 2025/1169 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/4229 Değişik İş SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Şikâyetçinin müracaatı ile ilgili olarak Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının 05.12.2022 tarihli kararı ile şüpheli hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, şikâyetçi vekilinin itirazı üzerine Manisa 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 03.02.2023 tarihli kararı ile kovuşturmaya yer olmadığı kararında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığından itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 26.12.2023 tarihli ve 2023/5981 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.01.2024 tarihli ve KYB-2023/139920 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, şüphelinin ortağı olduğu şirketin ortaklara tahsis edilen kredi kartını işten ayrıldıktan sonra da kullanmaya devam ettiğinin iddia edildiği somut olayda, Manisa Cumhuriyet Başsavcılığınca, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Olaya ilişkin, şüphelinin iş ilişkisi sona erdikten sonra harcama yapmaya devam edip etmediğinin tespit edilebilmesi için, iş ilişkisinin ne zaman sona erdiğinin, iddiaya konu kredi kartından yapılan harcamaların neye istinaden yapıldığının tespiti ile müştekinin uğradığı zararın bilirkişi marifetiyle tespit edilmesi sonrasında şüphelinin kastı değerlendirilerek sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir...." Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir..." Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun'da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Kanun yararına bozma istemine konu somut olayda, şikâyetçi Tasfiye Hâlinde Öz Aktif Kalıp Ltd. Şti.'nin vekili aracılığıyla şüphelinin, şikâyetçi şirkete 12.12.2014 tarihine kadar %50 ortak ve şirket müdürü olarak yer aldığını, ortaklıktan ayrıldıktan sonra şirket ortaklarına tahsis edilen şirkete ait Vakıfbank kredi kartını iade etmeyip 2022 yılı Ocak ayına kadar kullanmaya devam ettiğini, durumun fark edilmesi üzerine kredi kartının derhal iptal edildiğini, şüphelinin tüm harcamalarını bu karttan gerçekleştirdiğine dair müracaatı üzerine Manisa Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma neticesinde, 05.12.2022 tarihli karar ile şüpheli hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan, "Her ne kadar şikayete konu olay nedeniyle soruşturma işlemlerine başlanılmış ise de, şikayet dilekçesi ve şüpheli savunmasından da anlaşılacağı üzere ilgili kredi kartının şüpheli tarafından bir dönem şirketin ortağı ve müdürü olması nedeniyle kullandığı, daha sonraki dönemler ... dışında kullandığına dair soyut beyan dışında delil bulunmadığı gibi iddiaya konu olayda şirketle ilişkisi bulunmayan şahısların muhasebe tarafından kayıtlarının düşümü yapılırken kredi kartına ilişkin de işlem yapılmasının gerektiği, bu ihmalin şüpheli tarafa yüklenemeyeceği, bu durumda şüphelinin kasten hareket ettiğine dair soyut beyan dışında delil bulunmadığı gibi eylemin hukuki ihtilaf mahiyetinde olan sebepsiz zenginleşme veya alacak davasının konusu olabileceği kaldı ki bu hususa ilişkin zaten Asliye Ticaret Mahkemesinde bir davanın bulunduğu" belirtilerek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş, şikâyetçi vekilinin itirazı üzerine Manisa 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 03.02.2023 tarihli kararı ile kovuşturmaya yer olmadığı kararında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığından itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. 7. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüphelinin ortağı olduğu şirketten ayrılmasından sonra da, şirket ortaklarına tahsis edilen kredi kartını kullanmaya devam ettiği iddiasına ilişkin olarak, şüphelinin şikâyetçi şirket ile iş ilişkisi sona erdikten sonra harcama yapmaya devam edip etmediğinin tespit edilebilmesi için, iş ilişkisinin ne zaman sona erdiği, söz konusu şirket tarafından tahsis edilen kredi kartından yapılan harcamaların neye istinaden yapıldığı ve şikâyetçi şirketin uğradığı zararın bilirkişi marifetiyle tespit edilmesi ve ayrıca taraflar arasında Manisa Asliye Ticaret Mahkemesine açılan haksız eylemden kaynaklanan zarar nedeniyle itirazın iptali davasının akıbetinin araştırılarak sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, "ilgili kredi kartının şüpheli tarafından bir dönem şirketin ortağı ve müdürü olması nedeniyle kullandığı, daha sonraki dönemler ... dışında kullandığına dair soyut beyan dışında delil bulunmadığı gibi iddiaya konu olayda şirketle ilişkisi bulunmayan şahısların muhasebe tarafından kayıtlarının düşümü yapılırken kredi kartına ilişkin de işlem yapılmasının gerektiği, bu ihmalin şüpheli tarafa yüklenemeyeceği, bu durumda şüphelinin kasten hareket ettiğine dair soyut beyan dışında delil bulunmadığı gibi eylemin hukuki ihtilaf mahiyetinde olan sebepsiz zenginleşme veya alacak davasının konusu olabileceği" şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Manisa 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 03.02.2023 tarihli ve 2022/4229 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.02.2025 tarihinde karar verildi.