Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ortağı olduğu ...'nin 10 yılı aşkın süredir gayrifaal durumda olduğunu, şirketin vergi mükellefiyeti ... Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından re'sen terkin edildiğini, şirketin tüm defter ve evraklarının kayıp olduğunu, 10 yılı aşkın süredir gayrifaal olduğundan bu süre aralığında da yeni defter tasdiki yapılmadığını ve şirketle ilgili hiçbir işlem yapılmadığı gibi en son müdür atamasının bile 08.07.2009 tarihinde yapıldığını, şirketin adresinin
davacı/müvekkil ...'in kayyım/müdür olarak tayin edilmesine, müdürlük ve şirketteki hizmetlerine karşılık olarak bu aşamada dava tarihinden geçerli olmak üzere 9.000,00 TL net ücret takdirine,TTK 636/(2ve 3) fıkrası gereği, duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüm yolu olarak hakkaniyet gereği, davalı ...'ın ortaklık payı değerinin belirlenerek müvekkile devredilmesini, Davalı haksız ve kötü niyetli dava açılmasına sebebiyet verdiğinden HMK 329/2. maddesi gereği 5.000,00 TL adli para cezasına mahkum edilmesini ve hazineye irad kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava dilekçesine karşı cevap ve itirazlarımızın sunulması, davacının 10 yıllık müdürlük süresince gerek müdürlük yetkilerini gerekse ortaklık yetkilerini kötüye kullanması ve kötü niyetli olarak müvekkilimize zarar verme kastıyla hareket etmesi nedeni ile taraflar arasında güven ilişkisi kalmadığından davacının şirkete kayyım olarak atanmasına ilişkin mahkemenizin tedbir kararının kaldırılarak, tarafsız 3. bir şahsın ihtiyaten şirkete yönetici kayyım olarak atanması, sayın mahkemenizin aksi kanaatte olması halinde şirketin çift imza ile temsil edilmeye yönelik müvekkilimizin de kayyım olarak atanması ve davacının haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek davasının reddine kararı verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVA (İst. And. 5. ATM 2017/422 E. 2018/130 K.) DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 06/02/2017 tarihinde kurulan davalı şirkette dava dışı ...'le müvekkilinin yarı payla ortak olduklarını ve ...'in 10 yıl süreyle şirket yetkilisi olarak seçildiğini bu sürenin 06/02/2017 tarihinde dolduğunu ancak şirketle ilgili müvekkiline hiçbir bilgi vermemesi, kar payı dağıtmaması ve kendisi için fahiş ücret taktir etmesi nedeniyle ...'e karşı güven kalmadığını, bu dönemde karşılıklı ihtarlar gönderildiğini, şirketin 06/02/2017 tarihinden itibaren yöneticisiz kalması ve şirket ortakları arasındaki güvensizlik nedeniyle şirketin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.