3. Ceza Dairesi 2008/12876 E. , 2011/13993 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Sanıkların mahkumiyetlerine dair, Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; I- Sanık ... hakkında TCKnun 86/1 maddesi gereğince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde , Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: Sanık hakkında, 5237 sayılı TCK.nun 53.maddesinin 3. fıkrasına aykırı olarak 1.f…
**3. Ceza Dairesi 2008/12876 E. , 2011/13993 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Sanıkların mahkumiyetlerine dair, Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; I- Sanık ... hakkında TCKnun 86/1 maddesi gereğince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde , Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: Sanık hakkında, 5237 sayılı TCK.nun 53.maddesinin 3. fıkrasına aykırı olarak 1.fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soy üzerindeki haklarından koşullu salıverilme tarihi yerine cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK. 322. maddesi gereğince; hüküm fıkralarında yer alan TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak yerine "5237 sayılı yasanın 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yasaklamanın aynı yasanın 53/3 maddesine göre kendi alt soyu bakımından şartla tahliye tarihine kadar, diğer bentlerde yazılı haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II— A- Sanık ... hakkında TCKnun 86/1 maddesi gereğince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde , 1- Sanık hakkında, 5237 sayılı TCK.nun 53.maddesinin 3. fıkrasına aykırı olarak 1.fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soy üzerindeki haklarından koşullu salıverilme tarihi yerine cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi, 2-Katılanın sanık ... ...nin yüzünün sağ tarafına kafa vurduğunu beyan etmesine göre ,sanığın suçunu kabul etmeside dikkate alınarak sanıktan müştekinin neresine vurduğu ayrıntılı olarak sorulduktan sonra nasıl bir yaralanma meydana geldiği hususunun doktor raporu ile tespiti ve sanığın durumunun TCK nun 86/1-2 maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerekir iken TCK nun 87/3 maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi, B-Sanık ... hakkında TCKnun 86/1 maddesi gereğince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde , 1-Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53 maddesi ile uygulama yapılırken, aynı maddenin 1.fıkrasının c bendindeki hakları koşullu salıverme tarihine kadar kullanamayacağının hükümde gösterilmemesi, 2-Katılanın sanık ... ...nın sırt tarafına iki tane yumruk vurduğunu beyan etmesine göre, sanığın suçunu inkarıda dikkate alınarak müştekinin sırtında herhangi bir yaralanma meydana gelip gelmediği, yaralanma meydana gelmiş ise nasıl bir yaralanma meydana geldiği hususunun doktor raporu ile tespitinden sonra sanığın durumunun TCK nun 86/1-2 maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerekir iken TCK nun 87/3 maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi, 3-Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562.maddesinin 1.fıkrası uyarınca, CMK.nın 231/5, 14. madde ve fıkralarında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ceza sınırının 2 yıla çıkartılması ile soruşturma ve kovuşturması şikayete bağlı suç olma şartının kaldırılması kuralları gereğince bu hususların mahalli mahkemece birlikte değerlendirilmesi lüzumu, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12/10/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.