3. Hukuk Dairesi 2023/3280 E. , 2024/1308 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/25 E., 2022/190 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece bozmaya uyularak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâki…
**3. Hukuk Dairesi 2023/3280 E. , 2024/1308 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/25 E., 2022/190 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece bozmaya uyularak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davacının Ayvalık 1.Noterliğinin 27.02.2007 tarihli araç satış sözleşmesi ile ... plakalı aracı ruhsat maliki gözüken ve kendini ... olarak tanıtan şahıstan satın aldığını, 67.155,00 TL satış bedelini ödediğini, satış sözleşmesini noterde imzaladıktan sonra devri yapmak üzere Trafik Tescil Şube Müdürlüğüne gittiğinde araç satışının sahte kimlikle yapıldığını, kendisini ruhsat maliki olarak tanıtan şahsın ruhsat maliki olmadığını öğrendiğini, aracın çalıntı araç olduğunun anlaşılması üzerine de gerçek maliki tarafından teslim alındığını ileri sürerek; 67.155,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ...; davacının paralarını geri alabilmek yolu olarak Noterlik Kanunundaki 162 nci maddeyi kullandığını, ancak bu maddede noterin hatalı, eksik işleminden doğan zarardan bahsedildiğini, varsa satan kişiye başvuru yapılıp zararın istenmediğini, zararın doğmadığını, henüz işlemin hatalı ve eksik yapıldığının da anlaşılamadığını, aldatma kabiliyeti yüksek bir sahtecilik varsa bunu personelinin tespit etmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir. III. MAHKEME KARARI Mahkemece verilen 16.02.2010 tarihli ve 2007/383 E., 2010/75 K. sayılı kararla; davalı ... yönünden davanın husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kabulü ile 67.155,00 TL maddi tazminatın 27.02.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 27.03.2013 tarihli ve 2013/3459 E., 2013/5678 K. sayılı ilamıyla; "...Mahkemece, eksik belgeler tamamlanarak Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden rapor alınması ve Savcılık soruşturma dosyası ile dava açılmış ise ceza mahkemesi dosyası getirtilerek incelenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya uygun bulunmamış kararın bozulması gerekmiştir. " gerekçesiyle, karar bozulmuştur. B. İkinci Bozma Kararı