1. Hukuk Dairesi 2010/11482 E. , 2010/12468 K. "" MAHKEMESİ : KAZAN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/03/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, miras bırakanları H..H.’ın 913, 95 ve 663 parsel sayılı taşınmazlardaki payını, davalıların murisi olan M’e satış suretiyle temlik ettiğini, temlikin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek miras payları oranında iptal ve tescile karar verilmesini istemişlerdir. Davalılar, satışın gerçek olduğunu …
**1. Hukuk Dairesi 2010/11482 E. , 2010/12468 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : KAZAN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/03/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, miras bırakanları H..H.’ın 913, 95 ve 663 parsel sayılı taşınmazlardaki payını, davalıların murisi olan M’e satış suretiyle temlik ettiğini, temlikin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek miras payları oranında iptal ve tescile karar verilmesini istemişlerdir. Davalılar, satışın gerçek olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, çekişme konusu taşınmazların davalıların murisine temlikinin muvazaalı ve mal kaçırma amaçlı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, miras bırakan H.. H..’ın çekişme konusu 663 ve 913 parsel sayılı taşınmazlardaki payını 21.12.2000 tarihinde, 95 parsel sayılı taşınmazdaki payını ise 17.05.2002 tarihinde davalıların miras bırakanı olan oğlu M..’e satış suretiyle temlik ettiği, bu payların 02.04.2007 tarihinde davalılara intikal ettiği anlaşılmaktadır. Davacılar, miras bırakan tarafından çekişmeli 3 parça taşınmazdaki ½ payın miras bırakan tarafından oğlu M..’e mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak temlik edildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmışlardır. Bilindiği üzere; Uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.