(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/9020 E. , 2010/9739 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar, arasındaki temliken tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 04.02.2010 gün ve 2009/14818-1022 sayılı ilamiyle onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_K A R A R\_ Dava, Türk Medeni…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/9020 E. , 2010/9739 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar, arasındaki temliken tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 04.02.2010 gün ve 2009/14818-1022 sayılı ilamiyle onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_K A R A R\_ Dava, Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davalılar davacıların iyiniyetli olmadığını, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, hükmüne uyulan dairemizin bozma kararından sonra dava savunma doğrultusunda reddedilmiştir. Hükmü, davacılar temyiz etmiş, karar dairemizce onanmıştır. Davacılar karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden davacıların sonradan 117 ada 1 sayılı parsel numarasını alan taşınmazdan tapuda pay devraldıkları, satın aldıkları bu paya dayanarak da 117 ada 1 parsel üzerine 1965 ve 1989 yıllarında lokanta ve akaryakıt istasyonu olarak kullanılan bilirkişi krokisinde (J) ve (D) harfleri ile gösterilen yapıları yaptıkları bilirkişinin 28.04.2008 tarihli krokide binaların zorunlu kullanım alanını (A) harfi ile ve kırmızı renkle gösterdiği davacıların tapu kaydının 15.04.1992 tarihinde kesinleşen mahkeme kararı ile iptal edildiği anlaşılmaktadır. Yine bilirkişi raporuna göre bina değerinin, temliken tescil davasına konu edilen arazi değerinden daha fazla olduğu görülmektedir. Diğer taraftan yetkili mercii olan belediyece taşınmazın bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümünün ifrazının mümkün olduğu 16.02.2009 tarihli yazı ile bildirmiştir. Türk Medeni Kanununun 684. ve 718 maddeleri hükümleri gereğince yapı, üzerinde bulunduğu taşınmazın mütemmim cüzü (tamamlayıcı parçası) haline gelir ve o taşınmazın mülkiyetine tabi olur. Ancak, yasa koyucu somut olaydaki taşınmazların durumunu genel hükümlere bırakmamış, bu konumdaki taşınmazların maliki ile yapıyı yapan kişi arasındaki ilişkiyi Türk Medeni Kanununun 722, 723. ve 724. maddelerinde özel olarak düzenlemiştir. Uyuşmazlığın bu kapsamda değerlendirilmesi gerekecektir. Bir kimsenin kendi malzemesi ile başkasının tapulu taşınmazına sürekli, esaslı ve mütemmim cüzü (tamamlayıcı parçası) niteliğinde yapı yapması halinde diğer koşullar da mevcutsa malzeme sahibi yapının bulunduğu alan ile yapının kullanılması için zorunlu arazi parçasının tescilini mülkiyet hakkı sahibinden isteyebilir. Türk Medeni Kanununun 724. maddesinde yapı sahibine tanınan bu hak, kişisel hak niteliğinde olup, bina sahibi ve onun külli halefleri tarafından, inşaat yapılırken taşınmazın maliki kim ise ona ya da onun külli haleflerine karşı ileri sürülebilir. Malzeme sahibinin Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayanarak tescil talebinde bulunabilmesi bazı koşulların varlığına bağlıdır;