14. Hukuk Dairesi 2009/11885 E., 2009/13159 K. 14. Hukuk Dairesi 2009/11885 E., 2009/13159 K. - HARİTA VE KROKİNİN BULUNMASI - SINIRLARIN DEĞİŞEBİLİR NİTELİKTE OLMASI - TAPU İPTALİ VE TESCİL- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 719 ] - 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 20 ] "İçtihat Metni" Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.10.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 15.05.2009 günlü hükmün Ya
14. Hukuk Dairesi 2009/11885 E., 2009/13159 K. **14. Hukuk Dairesi 2009/11885 E., 2009/13159 K.** **- HARİTA VE KROKİNİN BULUNMASI - SINIRLARIN DEĞİŞEBİLİR NİTELİKTE OLMASI - TAPU İPTALİ VE TESCİL**- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 719 ] - 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 20 ] **"İçtihat Metni"** Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.10.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 15.05.2009 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ve dahili davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: Davacı, 5 parsel sayılı taşınmazının dayanağı olan 21.11.1986 tarihli ve 25 sıra no'lu tapu kaydı kapsamında kalan bir miktar yerin kadastro çalışmaları sırasında yolda ve davalılara ait 20 parsel sayılı taşınmazın kapsamında kaldığını ileri sürerek tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur. Davalılar, davanın reddini savunmuşlar, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Dava, mülkiyet hakkına dayalı tapu iptali tescil isteğine ilişkindir. Davacı, 21.11.1986 tarihli ve 25 sıra numarası ile adına kayıtlı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında eksik sınırlandırılarak adına tescil edildiğini ileri sürmektedir. Mahkemece taşınmaz başında keşif yapılarak davalı tapusu kapsamında kalan bir miktar yerin tapusunun iptali ile yol olarak terkinine, bir miktar yerin de davacı adına tesciline karar verilmiştir. Ancak yapılan keşifte, dayanak tapu kaydı uygulanmadığı gibi komşu taşınmazlara ait kayıtlar da gerektiği şekilde uygulanmamıştır. Bilindiği gibi, harita ve krokisi bulunan tapu kayıtlarına Türk Medeni Ka-nunu'nun 719. ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20. maddeleri uyarınca harita ve krokisi kapsamı ile değer verileceği kuşkusuzdur. Ancak kayıt harita ve krokiye dayanmıyor veya dayansa bile harita ve krokinin uygulama niteliği bulunmuyorsa öncelikle tapu kaydının İlk tesisinden itibaren tüm gittileri ile birlikte Tapu Sicil Müdürlüğünden istenmesi, yüzölçümü ve sınırlarında bir değişiklik varsa dayandığı belgelerin incelenmesi doğru ve yasal bir nedeninin olup olmadığının araştırılması, doğru esasa dayanmıyorsa ilk tesisîndeki sınırlarına itibar edilmesi, ayrıca uygulamada yararlanmak üzere varsa komşu taşınmaz kayıtlarının getirtilmesi, dosyanın bu şekilde keşfe hazır hale getirtilmesi sonra da yöreyi iyi bilen yaşlı ve yansız yerel bilirkişi veya bilirkişiler aracılığıyla uygulama yapılması, kayıtlardaki her sınırın yerel bilirkişi veya bilirkişilere sorularak arazi üzerinde tespit edilmesi, gerekirse kayıt sınırları hakkında bilirkişilerden açıklama alınması, bilinmeyen bir sınır varsa o sınır yönünden taraflara tanık dinletme olanağı sağlanması, komşu taşınmaz kayıtları da aynı şekilde uygulanarak yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin denetlenmesi gerekir. Öte yandan sınırlar değişebilir nitelikte ise veya tam olarak kapanmayıp açık bir sınır kalmaktaysa kayda değişmez sınırlarla bağlantı kesilmemek suretiyle miktarıyla değer tanınması, ayrıca keşifte hazır bulundurulacak kadastro teknisyeni veya mühendisine keşifte saptanan bilgi ve bulgulara uygun ve uygulamayı denetime elverişli olacak şekilde yansıtan infaza elverişli rapor ve kroki düzenlettirilmesi zorunludur. Bütün bu uygulamalar yapılmış olmadan kayıt kapsamı hakkında sağlıklı bîr sonuç elde edilemez. Yukarıda açıklanan hususlar üzerinde durulmamıştır. Öncelikle dava konusu taşınmazın dayanağı ileri sürülen tapu kaydından başka komşu taşınmazların varsa dayanak tapu veya vergi kayıtlarının tüm tedavülleri ile birlikte getirtilmesi ve taşınmaz başında yukarıda açıklanan yöntem uyarınca keşif yapılarak ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece eksik inceleme araştırmaya dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün (BOZULMASINA), peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 19.11.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.