12. Ceza Dairesi 2023/5537 E. , 2023/5587 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/389 E., 2023/848 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edeni…
**12. Ceza Dairesi 2023/5537 E. , 2023/5587 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/389 E., 2023/848 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kütahya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.08.2020 tarihli ve 2021/188 Esas, 2022/43 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6.000TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 25.04.2023 tarihli ve 2022/389 Esas, 2023/848 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 19.07.2023 tarihli 2023/65519 sayılı temyiz talebinin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteminin sanık hakkında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle fazla ceza verildiğine, kazanın meydana gelmesinde alkol dışında başka etken durumların değerlendirilmediğine, sanığın kusur durumu ve kusur raporuna itiraz edildiğine, kararın gerekçesiz olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Mahkeme gerekçesinde; ''.. Sanık ikrarı, mağdur ve katılan beyanları kaza tespit tutanağı, CD inceleme tutanağı, doktor raporları, tutanaklar, yapılan keşif alınan bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında; sanığın olay günü meskun mahal içerisinde 1.59 promil alkollü araç kullanarak direksiyon hakimiyetini kaybettiği 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun A-sürücü kusurlarından 84/f maddesi gereğince “Doğrultu değiştirme, manevralarını yanlış yapmak” yani yoldan çıkıp sağdaki sabit cisime (Beton elektrik direğine) ve kaldırım üzerindeki yayaya çarpmak 52/1-b maddesi gereğince “Aracının hızını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak” Trafik kuralını ihlal ettiğinden Asli (Tam) Kusurlu olarak kazadan kısa bir süre önce araca binen kaza anında araçta bulunan mağdur ...'nın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, hayati tehlike geçirecek ve vücudunda ağır (4) derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasına, olay sırasında kaldırımda yaya olan katılan ...'un ise basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve vücudunda ağır (6) derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasına neden olduğu bu şekilde üzerine atılı suçu işlediğinin kabulü ile; mağdur ...'nın sanık hakkında şikayetçi olmadığını beyan etmiş ise de suçun bilinçli taksirle işlendiğinin kabulü dolayısı ile şikayete tabi olmadığından sanığın üzerine atılı sabit suçtan eylemine uyan 5237 sayılı TCK md. 89/4 uyarınca suçun işleniş biçimi, mağdurlarda meydana gelen yaralamaların ağırlığı sanığın taksire dayalı kusurunun ağırlığı asli kusurlu olması bir bütün olarak göz önünde bulundurulmak suretiyle takdiren alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini ile teşdiden cezalandırılmasına, sanığın yasal kullanım limitinin 3 katından fazla 1,59 promil alkollü olarak, meskun mahalde asli ve tam kusurla kazaya sebebiyet verdiği, mağdur ...'nın araca bindiğini hatırlamayacak derece alkolün etkisinde olduğu kazada, mağdurların kusurunun bulunmadığı, böylece sanığın öngördüğü neticeyi istememesine rağmen neticenin meydana gelmesine sebep olan hareketleri gerçekleştirdiği "böylece bilinçli taksirle atılı suçu işlediği" anlaşılmakla, cezasından TCK'nun 22/3 maddesi gereğince 1/3 oranında artırılmasına, sanığa verilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle sanığın cezasından TCK md. 62/1 uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına,..." şeklinde karar verilmiştir. 2.Sanık "Ben daha önce bu hususta soruşturma aşamasında ifade vermiştim, ifademi aynen tekrar ederim. Olay tarihinde sevk ve idaremdeki ... plaka sayılı Tofaş marka aracım ile asker eğlencesinden dönüyordum, araca binmeden önce eğlence sırasında bir miktar alkol aldım, daha sonra evime gitmek için buradan ayrıldım, kazanın olduğu yere geldiğimde aracın kaydığını fark ettim, gözümü açtığımda kaza meydana gelmişti. Mağdur ... ve ...'i araca nerede aldığımı hatırlamıyorum, kaza sırasında ...'nın burnu kırıldı, ...'de herhangi bir yaralanma yoktu, katılan ...'a nasıl çarptığımı hatırlamıyorum, ... ve ... ile uzlaştım, fakat katılan ... ile uzlaşamadım, kaza nedeniyle pişmanım, ...'un kaza nedeniyle bakıma muhtaç olduğu iddia edilmekte ise de, bu husus doğru değildir, ... halen başkasının yardımı olmadan Kütahya merkez'de rahatlıkla dolaşmaktadır, ancak katılanın bakıma muhtaç olduğu yönündeki iddiaları kabul etmiyorum, öncelikle beraatime mahkeme aksi kanaatte ise lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ediyorum." şeklinde savunmada bulunmuştur. 3. 16.08.2020 günü saat 23:30 da meydana gelen kazada Kütahya Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü'nün 17.08.2020 tarihli 00:10 da yapılan ölçümde sanığın 1,59 promil alkollü olduğu tespit edilmiştir. 4.Kaza tespit tutanağına göre, kazanın oluşumunda sanık ...’ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendini ihlal ettiği, alkolü ve sürücü belgesiz olduğu belirlenmiştir. 5. Mahkeme aşamasında alınan bilirkişi raporuna göre, sanık ...’ın meskun mahal içerisinde 1,59 promil alkollü araç kullanarak direksitın hakimiyetini kaybettiği ve yaralamaya ve maddi hasara sebebiyet verdiğinden, 2918 sayılı Kanun'un sürücü kusurlarından 84 üncü maddesinin (f) bendi gereğince “doğrultu değiştirme, manevralarını yanlış yapmak” yani yoldan çıkıp sağdaki sabit cisime beton elektrik direğine ve kaldırımdaki yayaya çarpmak suretiyle ve aynı Kanunun 52 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca “aracının hızını, aracının yük ve teknik özelliğine,görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak” kuralını ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu belirlenmiştir. 6. Dosya kapsamında mağdur ...'nın basit tıbbi müdahale ile giderilemez, hayati tehlike oluşturacak şekilde ve 4 derecede kemik kırığı şeklinde nitelikli yaralandığı, katılan yaya ...'un basit tıbbi müdahale ile giderilemez, hayati tehlike oluşturacak şekilde ve 6 derecede kemik kırığı şeklinde nitelikli yaralandığının rapor edildiği görülmüştür. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bursa Bölge Adliye Mahkemesinin 10. Ceza Dairesi'nin gerekçesinde; ''..Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 3/1, 61/1 ve 22/4. maddelerinde yer alan ölçütlerden olan olayın oluş şekli, sanığın taksire dayalı kusur durumu, meydana gelen zararın ağırlığı nazara alınmak suretiyle hakkaniyet ve orantılılık ilkelerine uygun olacak şekilde alt ve üst sınırlar arasında uygun bir cezaya hükmolunması gerektiği, asli kusurlu olduğu belirlenen sanık hakkında cezanın alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak, hakkaniyet ve orantılılık ilkeleri gözetilerek uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken; alt sınırdan az uzaklaşılıp teşdidde yanılgıya düşülerek ceza tayin edilmesi hususları usul ve yasaya aykırı bulunarak; Sanığın yukarıda anlatıldığı şekildeki trafik düzen ve kurallarına aykırı, tedbirsiz ve dikkatsiz hareketleri sonucunda asli kusurlu olarak meydana getirdiği trafik kazası sonucunda ...'un ve ...'nın yaralanmasına sebebiyet vermesi şeklindeki eyleminin TCK 89/4 maddesi kapsamındaki suçu oluşturacağı ve sanığın bu şekilde üzerine atılı suçu işlediği anlaşılmakla; Kütahya 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18/01/2022 tarih ve 2021/188 Esas-2022/43 Karar sayılı kararının tüm sonuçları ile birlikte CMK'nın 280/2-son maddesi gereğince ortadan kaldırılması ile sanığın müsnet suçtan cezalandırılması yönünde karar tesis edilmiş; Meydana gelen olayda sanığın asli kusurlu olması dolayısı ile taksire dayalı kusurunun ağırlığı, kaza neticesinde iki kişinin yaralanmış olması sebebi ile meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak, alt sınırdan uzaklaşılmasını gerektirir nedenler bulunmakla cezası buna göre tayin edilmiş, Sanığın; kaza tespit tutanağı, mahallinde yapılan keşif, keşif sonucu aldırılan bilirkişi raporu ve dosya kapsamı itibari ile 159 promil alkollü araç kullanarak kazaya sebep olduğundan bilinçli taksir ile hareket ettiği anlaşılmakla cezasından TCK 22/3 maddesi uyarınca arttırım uygulanmış, Sanık hakkında tesis edilen cezanın süresi dikkate alındığında şartları oluşmadığından hakkında TCK 51 ve CMK 231/5 ve devamı maddelerinin tatbik edilmemiş, Sanık hakkında TCK 22/3 maddesi uyarınca bilinçli taksir hükümleri uygulandığından TCK 50/4 son maddesi uyarınca TCK 50/1-a maddesinde düzenlenen seçenek tedbire çevirme hükümleri tatbik edilmeyerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...." denilmiştir. IV. GEREKÇE Bölge Adliye Mahkemesi kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır. 1.Kaza tespit tutanağının ve kovuşturma aşamasında düzenlenen bilirkişi raporunun oluş, dosya kapsamı ve birbiri ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin kusura ilişkin temyiz istemi yönünden hükümde bu yönler itibariyle hukuka aykırılık bulunmamış olup; tam kusurlu olarak kazaya sebebiyet veren sanık hakkında, iki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı ve maddede öngörülen cezanın üst sınırı nazara alınmak suretiyle, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun şekilde ceza tayin edilmiş olup hükümde bu yönü ile de bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz itirazları reddedilmiştir. 2. 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren yürürlüğe giren, 6487 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 48 inci maddesinin altıncı fıkrasına uyarınca, 1.00 promilin üzerinde alkol veya uyuşturucu madde alınması sonrası araç kullanılmasının atılı suçun oluşması için yeterli olduğu hususu göz önünde bulundurulduğunda; Olay ve Olgular bölümünde izah edildiği üzere kazadan sonra yapılan ölçümde sanığın 1,59 promil alkollü vaziyette araç kullanmakta iken direksiyon hakimiyetini kaybederek kazaya sebebiyet verdiği, bu tehlikeli davranışları gerçekleştirirken herhangi bir kaza neticesinin meydana gelebileceğini öngörmesine rağmen, şoförlük bilgi ve deneyimine, içinde bulunduğu koşullara, önceki tecrübelerinin olumsuz neticelenmemesine olan güveni sebebiyle, ölüm veya yaralanma ile neticelenebilecek herhangi bir kazanın meydana gelmeyeceğine ya da meydana gelse dahi bu türden bir kazayı önleyebileceğine güvenerek hareketine devam etmek suretiyle, öngördüğü ancak gerçekleşmesini istemediği kaza neticesine sebebiyet verdiği, tüm bu sebeplerle sanık hakkında bilinçli taksir koşullarının oluştuğu anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebebi reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 25.04.2023 tarihli ve 2022/389 Esas, 2023/848 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kütahya 6.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.12.2023 tarihinde karar verildi.