3. Hukuk Dairesi 2024/4303 E. , 2025/3385 K. "" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/465 E., 2024/2778 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 5. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/1025 E., 2023/1744 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırl…
**3. Hukuk Dairesi 2024/4303 E. , 2025/3385 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/465 E., 2024/2778 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 5. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/1025 E., 2023/1744 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; evli ve ikisi de eczacı olan tarafların müşterek olarak eczane işletmekte iken tasfiyeye ve birbirlerinden olan alacakların düzenlenmesine ilişkin 03.09.2010 tarihli protokolü imzaladıklarını, davalının protokolün (6.) maddesindeki şartları tam olarak yerine getirmediğini, 300.000,00 TL eksik ödeme yaparak protokole aykırı davrandığını, protokolün (6.) ve (10.) maddelerine aykırı davranan davalı aleyhine (6.) madde uyarınca eksik ödenen 300.000,00 TL ile (10.) madde uyarınca protokole aykırı davranması sebebiyle ödemesi gereken cezai şart bedeli 100.000 USD'nin tahsili için ayrı ayrı icra takipleri başlatıldığını, cezai şartın tahsili istemine ilişkin takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek; takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; alacağının zamanaşımına uğradığını, davalının davacıya kira borcu bulunmadığını, eczanenin kurulduğu günden itibaren davalıya ait olduğunu, aralarındaki sıkıntılı süreç ve boşanma davası sonrasında tarafların sulh olarak 03.09.2010 tarihli protokolü imzaladığını, bir çok kişi huzurunda protokolün sona erdiğini ve alacak vereceğin kapandığını söyleyen davacının davalının ikinci evliliğini yapması üzerine 11 yıldan uzun bir süre önce imzalanan protokolü tekrar gündeme getirdiğini, protokolün (1.) maddesinin göz ardı edildiğini, alacağın likit olmadığını, tazminat talebinin yerinde olmadığını savunarak, davanın reddine ve davacı kötüniyetli olduğundan kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI