8. Hukuk Dairesi 2012/14741 E. , 2013/2219 K. MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR Alacaklı Vanguard Automation…
**8. Hukuk Dairesi 2012/14741 E. , 2013/2219 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR Alacaklı Vanguard Automation Drive Elektrik San ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin borçlu Sima Ltd. Şti. Hakkında yaptığı takiple ilgili haciz sırasında 3. kişi Halil Yılmaz Makina San ve Tic. Ltd. Şti. Istihkak iddiasında bulunmuş alacaklı bu istihkak iddiasının reddi ve takibin devamına karar verilmesi talebi icra mahkemesince dava açmış, İcra Mahkemesince alacaklının davasının kabulüne 3. kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmiştir. Her ne kadar İİK da ve HMK da bu hususta bir hüküm bulunmamakta ise de, Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre 3. şahsın istihkak davasının kabulüne ilişkin ilamlar kesinleşmeden uygulanamaz. Eş söyleyişle haczin kaldırılıp mahcuzun istihkak davacısına teslimi takip hukuku yönünden verilen kararın kesinleşmesine bağlıdır. Aksinin kabulü alacağın teminatı olan mahcuzun kaçırılmasına ziyaına neden olur. Buna karşılık 3. şahsın istihkak davasının (iddiasının) reddine dair ilamlar kesinleşmeden uygulanabilir. Anılan ilamların kesinleşmeden uygulanıp uygulanamayacağı yönündeki şikayetler ise kam düzeni ile ilgili bulunmadığndan İİK 16/I maddesi gereği 7 günlük şikayet süresi içinde icra mahkemesi önüne getirilmelidir. Somut olayda ilam, davası kabul edilen alacaklı tarafından yapılan yargılama gideri vekalet ücreti ve bu alacakların faizi yönünden takibe konulmuş, icra emri bu takibin borçlusu (istihkak iddia eden 3. şahıs) şirkete 11.06.2012 tarihinde tebliğ edilmiş şikayete yasal (7) günlük süre geçirilerek 20.07.2012 tarihinde gelinmiştir. Bu durumda şikayetin süreden reddi gerekirken Mahkemece şikayetin konusu kamu düzeninden ve süresiz şikayete tabii kabul edilerek işin esası incelenip sonucuna gidilmesi isabetsizdir. Kaldı ki yukarıda açıklandığı üzere ilamın kesinleşmeden takip konusu yapılması mümkün olduğundan bu nedenlede istemin reddi yerine kabulü doğru değildir. SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA 25.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.