Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/5102 E. , 2024/937 K. T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2021/5102 Karar No : 2024/937 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1- … 2- … 3- … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İzmir ili, Karaburun ilçesi, … Mah…
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/5102 E. , 2024/937 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2021/5102 Karar No : 2024/937 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1- … 2- … 3- … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İzmir ili, Karaburun ilçesi, … Mahallesi, … ada, …, …, … parsel sayılı taşınmazları kapsayan alanda İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen Urla ilçesinin bir bölümü ile Çeşme ve Karaburun ilçelerini kapsayan … Plan No'lu, 1/25.000 ölçekli İzmir Batı Bölgesi Nazım İmar Planı ve plan açıklama raporunun bütününün iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dosyanın ve yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 21. maddesinin 6. ve 7. fıkraları ve Manisa İzmir Planlama Bölgesi 1/100000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Plan Uygulama Hükümlerinin 7.17. maddesi uyarınca, dava konusu imar planının yapımı aşamasında mevzuata uygun olarak arazi kullanımına esas jeolojik etüt raporunun hazırlanması gerekirken bu raporun hazırlanmadığı, dava konusu parsellerin tarım dışı kentsel kullanımlara yönelik olarak planlanabilmesi için mutlaka yazılı görüş alınması gerektiği, ancak parsellere ilişkin olarak yazılı görüş alınmadığı anlaşıldığından, dava konusu 1/25.000 ölçekli İzmir Batı Bölgesi Nazım İmar Planı ve plan açıklama raporunun, davacılara ait parsellere ilişkin kısmının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, 3194 sayılı İmar Kanunu ve kamu yararına uygun olmadığı gerekçesiyle iptaline, dava konusu imar planının ve plan açıklama raporunun bütününün bu haliyle doğrudan doğruya davacıların hak ve menfaatini etkilemediği, davacıların dava konusu imar planının ve plan açıklama raporunun bütününün iptalini istemesinde hukuken korunması gereken bir menfaatlerinin bulunmadığı gerekçesiyle, bakılan davanın davacıların parselleri dışında kalan kısmı bakımından ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, dava konusu imar planının yapımı aşamasında mevzuata uygun olarak arazi kullanımına esas jeolojik etüt raporunun hazırlanması gerekmekte iken bu tür bir raporun hazırlanmamış olduğu, planın hazırlanma sürecinde ilgili kurum ve kuruluşlardan görüşler alınmış ise de plana ilişkin olarak İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünün görüşünün, sadece su ürünleri yetiştiriciliği yapan tesislerin koordinatları ve yetiştiricilik alanı olarak belirlenmiş potansiyel alan haritaları”na ilişkin olduğu, toprak niteliği ve tarımsal arazi kullanımı ve “tarımsal sulama alanları gibi konuları kapsamadığından, Urla ilçesinin bir bölümü ile Çeşme ve Karaburun ilçelerini kapsayan … Plan No.lu, 1/25000 ölçekli İzmir Batı Bölgesi Nazım İmar Planı ve plan açıklama raporunun davacıların parselleri dışında kalan bölümünde de bu yönleri ile hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına, dava konusu 1/25.000 ölçekli İzmir Batı Bölgesi Nazım İmar Planı ve plan açıklama raporunun davacıların parselleri dışında kalan bölümün iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı usul ve kanuna aykırı olup bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının kısmen onanması kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : İzmir ili, Karaburun ilçesi, … Mahallesi, … ada, …, …, … parsel sayılı taşınmazların maliki olan davacılar tarafından, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin … günlü, … sayılı kararı ile kabul edilen Urla ilçesinin bir bölümü ile Çeşme ve Karaburun ilçelerini kapsayan … Plan No'lu, 1/25.000 ölçekli İzmir Batı Bölgesi Nazım İmar Planı ve Plan Açıklama Raporunun bütününün iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyize konu kararın, dava konusu 1/25000 ölçekli İzmir Batı Bölgesi Nazım İmar Planı ve plan açıklama raporunun, davacılara ait parsellere ilişkin kısmı yönünden; Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın belirtilen kısmı usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısım yönünden bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Temyize konu kararın, dava konusu 1/25000 ölçekli İzmir Batı Bölgesi Nazım İmar Planı ve plan açıklama raporunun, davacıların parselleri dışında kalan kısmı yönünden; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönünden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar iptal davaları olarak tanımlanmış olup, subjektif ehliyet koşulu "menfaat ihlali" olarak yer almıştır. Yukarıda yer verilen yasa hükmüne göre idari işlemlerin iptali istemiyle açılacak davaların, bu işlemlerin menfaat düzeyinde ihlaline maruz kalan kişiler tarafından açılabileceği belirtilmekte, menfaatin ise kişisel, meşru ve aktüel olması gerekliliğinin kabulü zorunlu hale gelmektedir. Taraf ilişkisinin kurulması için gerekli olan kişisel, meşru ve güncel bir menfaat alakasının varlığı, davanın niteliğine ve özelliğine göre idari yargı yerlerince belirlenmekte, davacının idari işlemle ciddi ve makul, maddi ve manevi bir ilişkisinin bulunması ya da bulunduğunun anlaşılması, dava açma ehliyeti için bir koşul olarak öngörülmektedir. İptal davasının içtihat ve öğretide belirlenen hukuki nitelikleri kapsamında; yargısal denetim amacıyla her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılması halinde, idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olunabileceği ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenebileceği gözetildiğinde dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunmasının aranması şarttır. Dosyanın incelenmesinden, davacılar tarafından dava konusu imar planına askı süresi içerisinde maliki oldukları taşınmazlara ilişkin getirilen seyrek yoğun ketsel gelişme alanı kullanım kararının orta yoğun kentsel gelişme alanı olarak düzeltilmesi istemiyle itirazda bulunulduğu, itirazın zımnen reddi üzerine imar planı ve plan açıklama raporunun bütününün iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Dava dilekçesinde, imar planının bütününe ilişkin olarak zeytincilik ile ilgili mevzuata aykırılık olduğu hususu da ileri sürülmüş ise de uyuşmazlığa konu taşınmazların zeytinlik alanında kalması gerektiğine ilişkin davacılar tarafından bir itirazda bulunulmadığı gibi davacıların itirazının ve bu davayı açmaktaki amacının taşınmazlarına yönelik planla getirilen yoğunluk kararına ilişkin olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da taşınmazlara ilişkin olarak davaya konu olan İzmir Batı Bölgesi 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planında öngörülmüş olan seyrek yoğun gelişme konut alanı plan kararının, üst ölçekli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında öngörülen kentsel gelişme alanı kullanım kararı ile çelişmediği ve planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırı olmadığı, parsellerin seyrek yoğun gelişme konut alanı olarak belirlenmesinin parsellerin konumsal özellikleri ve çevre kullanımlar ile ilişkisi temelinde planlama ilkelerine, şehircilik esaslarına ve üst ölçekli plan kararlarına uygun olduğu yönünde görüş bildirilmiş olup bilirkişilerce planlama alanında zeytinlik alanlarının planlamaya konu edilerek yapılaşmaya açıldığına dair bir tespitte de bulunulmamıştır. Bu durumda, dava konusu planın ve plan açıklama raporunun bütününe yönelik iddialarla iptal isteminde bulunulmuş ise de davacıların temel itirazı dava konusu imar planında taşınmazlara seyrek yoğun ketsel gelişme alanı kullanım kararı getirilmesi olup bu itiraz konusu ve taleple bağlantılı olmayacak biçimde imar planı ve plan açıklama raporunun bütününün iptalini istemede davacıların hak ve menfaatini etkilemediği anlaşıldığından, davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerekmekte olup, Mahkeme kararının davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmının kaldırılarak dava konusu 1/25000 ölçekli İzmir Batı Bölgesi Nazım İmar Planı ve plan açıklama raporunun davacıların parselleri dışında kalan bölümün iptaline ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, 2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemin kısmen iptali, kısmen de davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin Mahkeme kararına karşı davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmının kaldırılarak, dava konusu işlemin iptaline dair … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı sayılı kararının, Mahkeme kararının kaldırılmasına ve anılan kısım yönünden dava konusu işlemin iptaline dair kısmının BOZULMASINA, diğer kısmının ONANMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 14/02/2024 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.