Başvurucu, uzun bir süre tutuklu bulundurulduğunu ve hakkında verilen kararın adil olmadığını ileri sürerek Anayasa’nın 19. ve 36. maddelerinin ihlal edildiğini iddia etmiş ve tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Başvurucu, uzun bir süre tutuklu bulundurulduğunu ve hakkında verilen kararın adil olmadığını ileri sürerek Anayasa’nın ve maddelerinin ihlal edildiğini iddia etmiş ve tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Başvuru, 14/8/2013 tarihinde Antalya Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca, 31/12/2013 tarihinde kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu hakkında Dinar Cumhuriyet Başsavcılığınca; yağma, ruhsatsız silah ve mermileri taşımak, tehdit, hakaret, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlamalarıyla 2007/1482 Soruşturma ve 2008/601 Esas numaralı iddianame hazırlanmıştır. Başvurucu, cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve yağma suçlarından 9/9/2009 tarihinde Dinar Ağır Ceza Mahkemesince tutuklanmıştır. Başvurucunun, 06/02/2013 tarihinde yapılan duruşmada, Dinar Ağır Ceza Mahkemesince çıkartılan 9/9/2009 tarih ve 2008/77 Esas sayılı tutuklama müzekkeresinden tahliyesine karar verilmiştir. Dinar Ağır Ceza Mahkemesinin 24/5/2013 tarih ve E.2013/1, K.2013/57 sayılı kararı ile başvurucunun “ayrı ayrı birden fazla kişi ile birlikte cebir ve tehditle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri sabit görülmekle sanıkların mağdurlara karşı gerçekleştirdiği iddia olunan, tehdit, mala zarar verme ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları TCK’nun maddesi gereğince mala zarar verme suçuna ilişkin eylemlerin hürriyetten yoksun kılma suçunun cebir yönü ile, tehdit suçunun ise tehdit yönüyle hürriyetten yoksun kılma suçunun ağırlaştırıcı sebebi olduğundan sanıkların eylemleri mağdurlara karşı ayrı ayrı tek fiil kabul edilerek eylemlerine uyan TCK’nun 109/ maddesi gereğince suçun işleniş şekli, suçun birden fazla nitelikli halinin gerçekleşmesi, işlenmesindeki özellikler ve ortaya çıkan zararın ve tehlikenin büyüklüğü dikkate alınarak” neticeten 4 kez 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu nedeni ile verilen hapis cezalarının süresi dikkate alınarak hakkında hükmen tutuklamaya esas yakalama emri düzenlenmesine karar verilmiştir. Başvurucu, hakkında hükmen tutuklamaya esas yakalama emrine itiraz etmiş ve itiraz Isparta Ağır Ceza Mahkemesinin 24/6/2013 tarih ve 2013/901 Değişik İş sayılı kararı ile reddedilmiştir. Başvurucu ret kararını 17/7/2013 tarihinde öğrendiğini beyan etmiştir. UYAP sistemi üzerinden edinilen bilgiye göre başvurucu hakkındaki dava temyiz aşamasında derdesttir.B. İlgili Hukuk 26/9/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun maddesi şöyledir:“Biri diğerinin unsurunu veya ağırlaştırıcı nedenini oluşturması dolayısıyla tek fiil sayılan suça bileşik suç denir. Bu tür suçlarda içtima hükümleri uygulanmaz.” 5237 sayılı Kanun’un maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:“Kişi, fiili işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullanırsa, iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.”