9. Ceza Dairesi 2024/1289 E. , 2024/3402 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2268 E., 2023/2074 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci …
**9. Ceza Dairesi 2024/1289 E. , 2024/3402 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2268 E., 2023/2074 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi ve üçüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca açılan kamu davalarının birleştirme kararı verilerek yapılan yargılaması sonucunda, Bakırköy 23. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2023 tarihli ve 2022/125 Esas, 2023/181 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 18 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen hükmün sanık müdafii, o yer Cumhuriyet savcısı, katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 31.10.2023 tarihli ve 2023/2268 Esas, 2023/2074 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Mağdurenin aşamalardaki beyanlarına itibar edilip bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğine, bu nedenle sanığın sabit olan eyleminin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu oluşturduğuna, bu suçtan üst sınırdan ve indirimsiz olarak cezalandırılması ve kurum lehine vekalet ücreti tayin edilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair somut herhangi bir delil bulunmadığına, suçun sübut bulmadığına, mağdure beyanlarında çelişkiler olduğuna, adli görüşmeci tutanağı içeriğinden mağdurenin psikolojik açıdan sorunlar yaşıyor olabileceğine ve bu sorunları dış dünyaya farklı şekilde yansıtabileceğinin anlaşıldığına, takdiri indirim maddesinin uygulanması gerektiğine ve şüpheden sanık yararlanır evrensel ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Suç tarihinin gerekçeli karar başlığında ''2016-2017 yılları ile 2021 yılı kış ayları arası'' yerine ''20.01.2022'' olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 31.10.2023 tarihli ve 2023/2268 Esas, 2023/2074 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.04.2024 tarihinde karar verildi.