17. Hukuk Dairesi 2014/12198 E. , 2014/15291 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Rücuen tazminat istemine ilişkin davada ... 2. Asliye Hukuk ve ... 2. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R- Dava, sigorta şirketi tarafından kasko poliçesi ile teminat altına alınan aracın hasarlanması nedeniyle ödenen tazminatın davalıdan kusur…
**17. Hukuk Dairesi 2014/12198 E. , 2014/15291 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Rücuen tazminat istemine ilişkin davada ... 2. Asliye Hukuk ve ... 2. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R- Dava, sigorta şirketi tarafından kasko poliçesi ile teminat altına alınan aracın hasarlanması nedeniyle ödenen tazminatın davalıdan kusuru oranında rücuen tahsili istemine ilişkindir. Asliye Ticaret Mahkemesince; davalıların tacir olmadığı gibi, işinde ticari iş niteliğinde olmadığı gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur. Asliye Hukuk Mahkemesi ise; uyuşmazlığın hizmet kusurundan kaynaklandığı ve idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Somut olayda uyuşmazlık 6102 sayılı TTK.nin 1472 maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın haksız fiile (hasara kusuru ile) sebebiyet veren davalılardan kusuru oranında rücuen tahsili isteminden kaynaklanmaktadır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.3.1944 tarih 37 Esas 9 Karar R.G.3.7.1944 sayılı kararında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. Somut olyada, dosya kapsamına göre dava ilk olarak idari yargıda açılmış, idari yargı ile adli yargı( asliye ticaret mahkemesi) arasında yargı yolu uyuşmazlığı çıkmış ve Uyuşmazlık mahkemesinin 01.07.2013 tarih, 2013/950Esas, 2013/1119 sayılı kararı ile adli yargının görevli olduğu yönünde karar verilmiştir. Bu halde, adli yargının görevli olduğu hususu uyuşmazlık konusu değildir. Öte yandan; davacı ... olup, davalı, kendisine ait araç ile yol kenarındaki çimleri sulama işini yaparken gerekli dikkat ve özeni göstermediği için yolun kayganlaşmasına ve kaskolu aracın halk otobüsüne çarpması nedeniyle hasara uğramasına neden olduğu iddia edilen kamu tüzel kişisidir. Davacının sigortalısının ve davalısının tacir olmamasına göre, uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK.’nın 21. ve 22. maddeleri gereğince ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 06.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.