8. Ceza Dairesi 2021/16639 E. , 2024/5442 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2630 E., 2019/466 K. SUÇLAR : 6136 sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir d
**8. Ceza Dairesi 2021/16639 E. , 2024/5442 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2630 E., 2019/466 K. SUÇLAR : 6136 sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 11.04.2018 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında silah ticareti yapma suçundan 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanunu'nun 12/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/1, 54/1 ve 63 ncü maddeleri gereğince cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır. 2. Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.05.2018 tarihli kararı ile sanıkların silah ticareti yapma suçundan 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 12/2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62, 52/2-4, 53/1-2-3,54/4 ve 63 üncü maddeleri gereğince 6 yıl 8 ay 25 gün hapis ve 20.000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına, hak yoksunluğuna ve müsadereye karar verilmiştir. 3. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 04.03.2019 tarihli kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar müdafiinin temyiz sebepleri; suçun sübutuna, hükmolunan cezaların orantılı bulunmadığına, suç vasfının hatalı tayin edildiğine, cezalandırmaya yeter kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Olay tarihinde sanık ...'un sürücülüğünü yaptığı, yanında sanık ...'un bulunduğu aracın polis uygulama noktasında durdurulduğu, sanık ...'un üzerinde bulunan iki adet tabancayı görevlilere teslim ettiği, araçta yapılan aramada aracın sol arka koltuk kısmının sırt dayama bölmesiyle aracın bagajı arasına gizlenmiş 1 adet tabanca, aracın ön iki koltuk arasında bulunan kol dayama bölgesinin alt kısmına gelen bölgesinin yerin kapalı bölmesindeki kapak açıldığından 2 adet tabancanın ele geçirildiği, toplamda 5 adet ruhsatsız tabanca ile bu silahlara ait şarjörün ele geçirildiği, uzmanlık raporuna göre silahların 6136 sayılı Kanun kapsamında olduğunun belirtildiği olayda isnat sanıkların silah ticareti yapma suçunu işlediklerine ilişkindir. A.İlk Derece Mahkemesinin Kabulü; Her ne kadar sanıklar üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de; sanık ...'un yakalandığı esnada alınan beyanında silahların kendisine ait olmadığını, diğer sanık ...'a ait olduğu, Patnos'ta iken onun talebi üzerine beline koyduğu, ...'un ise önce bu silahları Şırnak ilinde tanımadığı bir kişiden 5.000 TL karşılığında aldığını akabinde ise yaptığı bir iş karşılığı alacağına mahsuben bu silahları aldığını kendisine söylediğini beyan ettiği, ancak diğer sanık ...'un ise bu silahların kendilerine ait olduğunu ve Şırnak ilinde 2017 yılında yaptıkları iş karşılığında verildiğini, silahların 3 tanesinin kendisine 2 tanesinin ise diğer sanık ...'a ait olduğunu beyan ettiği, sanıkların niçin ve ne şekilde Ankara'ya gittikleri hususunu açıklayamadıkları, zira sanık ..., sanık ...'un ''Ankara'da bir iş var'' demesi üzerine Patnos'ta buluşarak yola çıktıklarını ifade ettiği, ancak diğer sanık ...'un ise Rize ilinden memleketi Bitlis'e gitmek için yola çıktığını ve ... ile Patnos'ta buluştuklarını beyan ettiği, olay sonrası sanık ...'nin cep telefonu üzerinde yapılan incelemeden Whatsapp isimli haberleşme uygulaması üzerinden farklı kişilerle silah ticareti olduğu değerlendirilen konuşmalar yaptığı, bu kişilere silah fotoğrafları gönderdiği, söz konusu silahlara fiyat biçtiği, sanığın savunmasında silahlardan birisini hediye etmek istediğini iddia ettiği, sanığın inşaat işçisi olması ve yevmiye karşılığı aldığını beyan ettiği silahı bir başka işverenine hediye etmesi sosyo-ekonomik durumuna ve hayatın olağan akışına aykırı olması hususları da birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların üzerlerine atılı suçlamadan kurtulmaya yönelik hayatın olağan akışına aykırı savunmalarına itibar edilmemiş ve silah ticareti yapma suçundan cezalandırılmalarına karar verilmiştir. B.Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü; Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanıklar müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 20.10.2009 tarihli ve 2009/1-85 Esas, 2009/242 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanıkların aşamalarda kısmen de olsa birbirlerini suçlayıcı savunmalarda bulunduklarının anlaşılması karşısında; sanıkların aralarında savunma zaafiyeti oluşturacak şekilde menfaat çatışması ortaya çıktığı saptanmıştır. Buna göre, sanıkların savunmalarının ayrı müdafiler yerine aynı müdafii tarafından yapılması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun), ''İşin reddi zorunluluğu'' başlıklı 38 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen; "Aynı işte menfaati zıt bir tarafa avukatlık etmiş veya mütalaa vermiş olursa," şeklindeki düzenlemeye ve 5271 sayılı Kanun'un 152 nci maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; "Yararları birbirine uygun olan birden fazla şüpheli veya sanığın savunması aynı müdafie verilebilir." hükmüne aykırı davranıldığı belirlenmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanıklar müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 04.03.2019 tarihli ve 2018/2630 Esas, 2019/466 Karar sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, sair yönleri incelenmeksizin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.06.2024 tarihinde karar verildi. ...