T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/3 Esas KARAR NO: 2025/1126 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 28/09/2023 NUMARASI: 2020/332 E. - 2023/195 K. DAVANIN KONUSU: Tanıma Ve Tenfiz KARAR TARİHİ: 25/09/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri ge…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/3 Esas KARAR NO: 2025/1126 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 28/09/2023 NUMARASI: 2020/332 E. - 2023/195 K. DAVANIN KONUSU: Tanıma Ve Tenfiz KARAR TARİHİ: 25/09/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; ABD de mukim davacı şirket ile davalılar arasındaki sözleşmeler kapsamında, lakin davalılardan ... adına Türkiye'de tescilli müvekkili şirketin Türkiye’de hak sahibi olduğu markalarla ilgili olarak çıkan ihtilafın çözümü amacı ile davacının MEKSİKA Milletlerarası Ticaret Odası Milletlerarası Tahkim Divanı’na başvurduğunu, başvurunun ... Esas numarası ile kaydedildiğini, tahkim kuralları uyarınca, tarafların katılımları ile yapılan yargılama sonucunda 13 Haziran 2019 günü nihai karar verildiğini, Hakem Kararının taraflara tebliğ edilerek usule uygun şekilde kesinleştiğini ve bağlayıcılık kazandığını, kesinleşen Tahkim Kararının Türkiye’de infazının sağlanması bakımından işbu kararın tanıma ve tenfiz edilmesinin gerekli olduğunu belirterek, MEKSİKA Milletlerarası Ticaret Odası Milletlerarası Tahkim Divanı tarafından atanan Hakem tarafından tesis olunan Esas:... numaralı, 13 Haziran 2019 tarihli kesinleşmiş kararın tanınmasına ve tenfizine, kararın kesinleşmesine müteakip kararın tanınıp tenfiz olduğu hususunun Yabancı Hakem kararının altına yazılarak mühürlenip imzalanmasına, her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; hakem kararının markaların mülkiyetinin davacı şirkete devrini içerdiği, MÖHUK ve Newyork Sözleşmesi uyarınca kararın tenfizinin mümkün olmadığını, bu konuda tek yetkilinin Türk Patent ve Marka kurumu ile Türk Mahkemeleri olduğunu, görevli mahkemelerin de Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri olduğunu, bu konuda yapılan yabancı tahkim anlaşmasının geçersiz olduğunu, müvekkilinin tahkim şartının yer aldığı lisans sözleşmesinde taraf olmadığını, davacı tarafın kesin süre içinde dava dilekçesinde hakem kararının kesinleştiğine, bağlayıcılık kazandığına ve icra kabiliyeti kazandığına dair onaylı tercümesini ve tahkim sözleşmesinin onaylı tercümesini dosyaya sunmadığını, bu konuda yeniden süre verilmesine muvafakat etmediklerini, müvekkili açısından usuli kazanılmış hak doğduğunu, Hakem kararına karşı Meksika Devletinde iptal davası açıldığını, hakem kararının bağlayıcı olmadığını, davacı şirketin Meksika menşeili olduğu, Meksikalı hakemin Türk kamu düzeninden olan emredici ve buyurucu kuralları yok saydığını, kararın Türk kamu düzenine ve adil yargılanma ilkesine, doğrudan uygulanması gereken emredici hukuk kurallarına aykırı olduğunu belirterek, davalı aleyhine haksız ve açıkça hukuka aykırı olan tanıma ve tenfiz davasının reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEME KARARI:İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 28/09/2023 tarihli 2020/332 E. - 2023/195 K. sayılı kararıyla; "... İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; dava hakem kararının tanınması ve tenfizi talebinden ibaret olup davacı vekili tarafından davacı ile davalılar arasında yapılmış olan Meksika Milletlerarası Ticaret Odası Milletler Arası Tahkim Divanı tarafından atanan hakem tarafından tesis olunan esas: ... numaralı 13/06/2019 tarihli kararın tanınması ve tenfizine ilişkin olup yargılama esnasında davalılardan ... Limited Şirketinin resmi olarak tasfiye edildiği, bunun üzerine davacı vekilinin davalı şirket yönünden ihya talebinde bulunması için süre verildiği, davalı tarafından bu davalı yönünden ihya talebinde bulunulmadığı anlaşıldığından yargılamanın uzamaması adına davalı ... Ltd yönünden davanın tefrik edilerek ayrı bir esasa kayıt edildiği, iş bu davaya sadece davalı ... Tic. Aş yönünden devam edildiği, buna göre esas yönünden yapılan incelemede davamıza konu tanınması ve tenfizi istenen hakem kararının ingilizce ve türkçe çevirileri dosya içerisine celp edilip incelendiğinde taraflar arasında düzenlenmiş olan 08/10/2007 tarihli mutabakat anlaşmasının 6. Maddesi gereği sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklara Milletlerarası Ticaret Odası Tahkim Kurallarına göre bir veya daha fazla hakem atanacağı ve Meksika yasalarına tabi olacağının belirtildiği, bunun üzerine taraflarca başvurulan Milletlerarası Ticaret Odası, Milletlerarası Tahkim Divanı tarafında tek hakem olarak Montserrat Manzano'nun atandığı, bu hakem tarafından ... numarası ile 29/09/2020 tarihinde sonuç olarak davalılar adına tescilli ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... numaralı tescilli markalar ile başvurusu yapılan ... ve ... numaralı markaların sahibi olarak davacı şirketin tanınmasına ve buna ilişkin devir haklarının davalılarca davacıya devredilmesi yine işbu markalar ile ilgili olarak davalılarca markanın kullanımından kaçınılmasına ve davacı tarafından tescil edilmiş veya davacı yetkilileri çalışanları ve iltisatlı kişiler adına tescil edilmiş kişilere yönelik olarak marka ve benzeri her türlü kullanımdan kaçınılmasına ve tahkim giderlerinin davalılara yükletilmesi yönünde karar verildiği, buna göre de yabancı hakem kararlarının tanınmasına ilişkin 5718 sayılı MÖHUK'nun 60,61,62 ve 63. Maddelerinde düzenlenmiş olup davacının tenfiz talebinin 60 ve 61. Maddeler kapsamında usul ve yasaya uygun olduğu, MÖHUK 62. Maddesi kapsamında yapılan incelemede ise iş bu madde ile tenfiz kararının hangi hallerde red edileceği hususu belirtilmiş mahkememizce taraflar arasındaki 01/10/2005 tarihli lisans sözleşmesi 08/10/2007 tarihli mutabakat anlaşması ve 2010 tarihli lisans anlaşması incelendiğinde bu sözleşmelerin tamamında sözleşmelerden kaynaklı uyuşmazlıkların Meksika yasalarına tabi olacağı ve Milletlerarası Ticaret Odası Tahkim Kurallarına göre atanacak hakem tarafından çözüleceğinin kabul edilerek imza altına alındığı bu yönüyle hakem kararının taraflar arasındaki sözleşme kapsamında sözleşme maddelerine uygun olarak tarafların ortak iradeleri ile kabul edip başvurduğu bu suretle taraflar arasında bağlayıcı olduğu, yine hakem kararı incelendiğinde uyuşmazlığın genel ahlaka ve kamu düzenine aykırı olmadığı, ayrıca MÖHUK 62.1.d,e,f,g ve h maddelerine aykırı bir durum tespit olunmadığı, mahkememizce sadece hakem kararına konu olan uyuşmazlığın tahkim yolu ile çözümünün mümkün olup olmadığı hususunda tereddüt oluştuğu bu yönde yapılan değerlendirmede ise bahse konu ... esas numaralı karar ile davalı ... AŞ adına TPMK nezdinde kayıtlı markaların davacıya devrine karar verilmiş bu nedenle mahkememizce iş bu markalar celp edilip incelendiğinde markalardan ... sayılı markanın süresi içerisinde yenilenmediğinden hükümden düştüğü, diğer markaların ise tamamının davalı ... AŞ adına tescilli olup markaların tamamının esas unsurunun VOİT ibaresi olduğu ve birçok sınıfta tescilli olduğu, davalı ... AŞ nin bu markalar üzerinde Sınai Mülkiyet Hakkı Sahibi olduğu, 6769 sayılı SMK uyarınca bir ibare veya işaretin marka olarak tescil edilmesi, devri, yenilenmesi hükümden düşmesi veya iptal edilmesi hususlarına tek yetkili kurumun TPMK olarak belirtildiği, TPMK nezdinde verilmiş olan kararlar aleyhine de Türk Mahkemelerine başvurulabileceğinin çeşitli mahkemelerde hüküm altına alındığı, buna göre de bir markanın başka bir kişiye veya kuruma devrinin ancak TPMK nezdinde yapılabileceği marka hakkının bir mülkiyet hakkı olup mülkiyet hakkına ilişkin uyuşmazlıklarında tahkime elverişli olamayacağı zira HMK 408. Maddesinde taşınmaz mallar üzerindeki ayni hakların veya iki tarafın iradelerine tabi olmayan işlerin tahkime elverişli olmayacağı belirtilmiş her ne kadar HMK ve SMK da marka veya diğer Sınai Mülkiyet Haklarına ilişkin Hakem Kararlarının tenfizine ilişkin açık bir düzenleme yok ise de netice itibariyle Fikri Sınai Mülkiyet hakkı tanıyan marka tescilinin de ayni hak niteliğinde olduğu, taşınmazlar yönünden tanınan ayrıcalığın mülkiyet hakkı içermesi sebebiyle markalar yönünden de sağlanması gerektiği bu sebeple mahkememizde oluşan kanaat sebebiyle herhangi bir markanın hükümsüzlüğü devri veya iptali gibi hususlarının Sınai Mülkiyet Hakkı içermesi ve tek yetkili kurumun TPMK ve Türk Mahkemeleri olması sebebiyle tahkime elverişli olmadığı taraflar arasında anlaşma olsa dahi hakem kararıyla markaların devri veya hükümsüzlüğü vs. Hususlarında Mülkiyet Hakkını içerecek şekilde karar verilemeyeceği, yönünde kanaat oluştuğundan davacının davaya konu ... esas numaralı 13/06/2019 tarihli hakem kararının tenfizi ve tanınması talebinin reddine" karar verildiği görülmüştür. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan sözleşmede Meksika hukukunun uygulanacağının ve uyuşmazlıkların tahkim ile çözümleneceğinin kabul edildiğini, Müvekkilinin "..." markalarının gerçek hak sahibi olduğunu, uyuşmazlığın davalının bunu bilmesine rağmen markaları devretmemesinden kaynaklandığını,08 Ekim 2017 tarihli "Mutabakat Metni" ile bu hususun açıkça kabul edildiğini,Taraflar arasında imzalanan 01/10/2010 tarihli Lisans Anlaşması'nda da açıkça markaların müvekkiline ait olduğunun yazıldığını,Davalının "..." markalarını davacıya devredeceğini sözleşmede açıkça kabul ettiğini,Müvekkilinin 28/06/2017 tarihinde markaları devretmesi için bildirimde bulunduğunu, davalının marka devir bedeli konusunda mutabakat sağlanamadığından 2.000.000,00 USD karşılığında devredeceğini belirterek devirden kaçındığını,Tahkim kararının markaların hükümsüzlüğü ya da iptali sonucunu doğuracak bir karar olmadığını, davalının müvekkiline ait ve Türkiye'de tescilli ve devir edileceği vaat edilen markaları müvekkiline devrine ilişkin olduğunu,Mahkemece sunulan sözleşmelerin eksik incelendiğini ya da hiç incelenmediğini, doktriner görüşlere itibar edildiğini, hakem kararının tanınmasına veya tenfizine engel bir durumun bulunmadığını,"VOİT" markalarının mülkiyetinin ihtilaflı olmadığını, bu markaların müvekkiline ait olduğunun davalı tarafça kabul edildiğini,HMK'nın 408. maddesi uyarınca tahkimin tarafların iradesine tabi uyuşmazlıklarda geçerli olduğunu, Marka devrinin kurucu işlem olduğunu, şekil eksikliği yoksa TPMK'nın bu devri marka siciline işlememek yolunda bir yetkisi bulunmadığını, hakkın tescilinin ayni hak olarak değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu,Davalının kötüniyetli olduğunu,Tüm bunlar karşısında, davalının müvekkiline ait olduğunu kabul ettiği ve lakin açık yazılı taahhüdüne rağmen devretmekten imtina ettiği "..." markalarını devir etmemesi karşısında Meksika'da verilmiş olan tahkim kararının sonuçlarından kurtulmak üzere vaki doktrin dayanaklı savunmalarına itibar edilerek verilen hükmün açıkça hukuka aykırı olduğunu belirterek, arz ve izah olunan hususlar dahilinde, İstanbul Anadolu 2.FSHHM' nin kararı, usule, yasaya ve dosya münderecatına aykırı olmakla, istinaf taleplerinin kabulüne, kararın ortadan kaldırılarak haklı davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Şirket vekili katılma yoluyla sunduğu istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrarla, katılma yolu ile istinaf başvurularının kabulü ile İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 28.09.2023 tarihli, 2020/332 E. Ve 2023/195 K. Sayılı "davacının davasının reddine” ilişkin kararının onanması ile gerekçeli kararın "...buna göre de yabancı hakem kararlarının tanınmasına ilişkin 5718 sayılı MÖHUK'nun 60,61,62 ve 63. maddelerinde düzenlenmiş olup davacının tenfiz talebinin 60 ve 61. maddeler kapsamında usul ve yasaya uygun olduğu, MÖHUK 62. maddesi kapsamında yapılan incelemede ise iş bu madde ile tenfiz kararının hangi hallerde red edileceği hususu belirtilmiş, mahkememizce taraflar arasındaki 01/10/2005 tarihli lisans sözleşmesi 08/10/2007 tarihli mutabakat anlaşması ve 2010 tarihli lisans anlaşması incelendiğinde bu sözleşmelerin tamamında sözleşmelerden kaynaklı uyuşmazlıkların Meksika yasalarına tabi olacağı ve Milletlerarası Ticaret Odası Tahkim Kurallarına göre atanacak hakem tarafından çözüleceğinin kabul edilerek imza altına alındığı, bu yönüyle hakem kararının taraflar arasındaki sözleşme kapsamında sözleşme maddelerine uygun olarak tarafların ortak iradeleri ile kabul edip başvurduğu, bu suretle taraflar arasında bağlayıcı olduğu, yine hakem kararı incelendiğinde uyuşmazlığın genel ahlaka ve kamu düzenine aykırı olmadığı, ayrıca MÖHUK 62.1.d,e,f.g ve h maddelerine aykırı bir durum tespit olunmadığı..." şeklindeki kısımlarının karşı taraf yararına usuli kazanılmış hak doğmasını önlemek için düzeltilerek onanmasına, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dosyaya yeminli tercümesi sunulan MEKSİKA Milletlerarası Ticaret Odası Milletlerarası Tahkim Divanı tarafından atanan Hakem tarafından tesis olunan Esas:... numaralı, 13 Haziran 2019 tarihli Hakem Kararı incelendiğinde; davacının başvurusu üzerine davalı ... Dış Ticaret Anonim Şirketi ve ... (UK) International Limited aleyhine verilen kararda "...1. Hakem, Tarafların bu yargılamada sundukları şikayet ve itirazları dinlemeye yetkilidir. ...'in ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ... ..., ... ve ... nnumaralı ticari markaların ve ... ve... numaralı bekleyen ticari marka başvurularının sahibi (zilyedi) olduğunun tanınması ve resmen kabul edilmesine.3. Davalıların ..., ..., ..., ..., .... ..., ..., ..., ..., .... ..., ... ve ... numaralı ticari markaların ve ... ve ... numaralı bekleyen ticari marka başvurularının haklarının temlikinin noter huzurunda onaylatmasına. Bu yükümlülük, Kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerinde verince getirilecektir.4. Davalıların ... ve ... numaralı ticari markaların ve ... ve ... numaralı bekleyen ticari marka başvurularının haklarının temlikinin noter huzurunda onaylatmasına. Bu yükümlülük, Kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerinde verine getirilecektir.5. Davalıların, Tahkim İsteğinin yapılığı tarihte Davacının bilgisi dahilinde olmayan, ancak ... ya da ...’in adın olan "...” ticari marka tescillerine karıştırılması ihtimali olan benzer tüm ticari marka tescilleri ya da bekleyen başvuruların haklarının Noter huzurunda temliken onaylanmasına. Bu yükümlülük, Kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerinde yerine getirilecektir.6. Davalıların. ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., .... ..., ... ve ... numaralı ticari markalara ve ... ve ...bekleyen ticari marka başvurularına ya da bunların herhangi bir varyasyonuna ilişkin her türlü ticari marka, patent, sınai tasarım ve/ veya başvuru ya da tescillerin yanı sıra ... yetkilileri, çalışanları, vekilleri, alt kuruluşları, bağlı kuruluşları ve/veya ... ile iltisaklı kişi ya da kuruluşlar adına tescil edilmiş ya da başvurusu yapılmış ya da yapılacak ticari markalara karıştırılma ihtimali olan benzer her türlü çalışma ya da ticari markayı kullanmaktan kaçınmasına. Bu yükümlülük, Kararın tebliğinden itibaren yerine getirilecektir. ...'in 2010 Tarihli Lisans Anlaşmasına ilişkin tüm Telif Ücreti Raporlarını. 1 Ekim 2010 ile 31 Aralık 2010 arasındaki birinci Üç Aylık Sözleşme Dönemine karşılık gelenden başlayarak 30 Eylül 2016 tarihinde sonra sona eren son Üç Aylık Sözleşme Dönemine karşılık gelen raporları ...'a vermesine. Bu raporlar bu Anlaşmanın 4. Maddesi. c) fıkrasının hüküm ve şartlarını karşılayacak ve Kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerinde yerme getirilecektir.8. Davalıların, Kuralların 38. Maddesi uyarınca 95.071,73 ABD Doları tutarında tahkim masraflarını ...'a, Kararın bildirimini takip eden 50 takvim günü içinde ödemesine.482. Bu Kararda açıkça dile getirilmeyen Hakemin yetkisine ve/veya davanın esasına ilişkin tüm şikayet, talep ve/veya itirazlar işbu Kararda ifade edilen mülahazalarla reddedilmiş olarak anlaşılacaktır." şeklinde karar verildiği tespit edilmiştir.Dosya arasında bulunan Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları incelendiğinde; ..., ..., ..., ... tescil numaralı "..." esas unsurlu markaların davalı adına tescilli oldukları, yine davalı adına tescilli ... numaralı "..." esas unsurlu markanın ise müddet olduğu tespit edilmiştir. G E R E K Ç E: Dava, davalı adına TPMK’da tescilli bir kısım markalarla ilgili Meksika’da verilen hakem kararının tenfizi davasıdır.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı her iki taraf vekili de istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalı vekili yalnızca mahkeme kararının bir kısım gerekçesinin karadan çıkartılması talebiyle istinaf talebinde bulunmuş olup, istinaf nedenlerine göre yapılan incelemede; taraflar arasında imzalanan 08 Ekim 2007 tarihli mutabakat sözleşmesinin 6. maddesinde tahkim şartına yer verildiği, tahkimin..., Meksika’da ve İspanyolca yapılacağının her iki tarafça kabul edildiği, marka kullanım hakkı ve mülkiyetinin tarafların üzerlerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri haklar olduğu, ticari şirket olan her iki taraf arasında yapılan tahkim sözleşmesinin hukuken geçerli ve tarafları bağlayıcı olduğu, hakem kararı incelendiğinde genel ahlaka aykırı bir husus bulunmadığı, uygulanması gereken Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkındaki 10 Haziran 1958 tarihli Newyork Sözleşmesi’ne ve MÖHUK’un 62.1.d,e,f.g ve h maddelerine aykırı bir durum tespit olunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekilinin istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede; hakem kararı ile davalının TPMK nezdinde tescilli "..." esas unsurlu bir kısım markalarını davacıya devretmesine karar verilmiştir. Dava konusu uyuşmazlığın, yabancı tahkim kararının, sınai mülkiyet haklarına ilişkin ülkesellik ilkesi gözetildiğinde, Türk kamu düzenine açıkça aykırı olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkındaki 10 Haziran 1958 tarihli Newyork Sözleşmesi’nin 5/2-a maddesi uyarınca yabancı tahkim kararının, tenfizinin talep edildiği ülkenin hukukuna göre tahkim yoluyla çözümüne imkan tanınan bir uyuşmazlığa ilişkin olması, yine MÖHUK’un 62/1-c maddesi uyarınca yabancı tahkim kararının, Türk kanunlarına göre tahkim yoluyla çözümü mümkün olan bir uyuşmazlığa ilişkin olması gerekir.Fikri mülkiyet haklarında ülkesellik ilkesi, bu haklar ile bulundukları ülke arasında oluşan bağı ifade etmektedir. Ülkesellik ilkesi gereğince her ülke maddi ve şekli (tescil gibi) koşulları yerine getirmek kaydıyla fikri mülkiyet haklarını kendi ülkesinin sınırları içerisinde korumaktadır.Sınai Mülkiyet Kanunu uyarınca marka tescili ve marka tescil kayıtlarının silinmesi yetkisi TPMK’na, marka hükümsüzlüğü ve iptali konusunda karar verme yetkisi ise Türk Mahkemelerine ait olup, TPMK’da davalı adına tescilli markaların davacıya devri konusunda verilen yabancı hakem kararının Türkiye’de tenfizi mümkün değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince aynı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi yerinde olup, davacı vekilinin istinaf talebinin de reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekili ile davalı ... Şirket vekilinin yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Davacı yandan alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Davalı ... Tic. AŞ'den alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5-İstinaf yargılama giderleri olarak;a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 20,00 TL (posta-teb-müz) masrafının 1/2 oranında 10,00 TL'sinin davalı ... Tic. AŞ den alınarak, davacıya verilmesine,b)Davalı ... Tic. AŞ. avansından kullanıldığı anlaşılan; 210,00 TL (posta-teb-müz) masrafının 1/2 oranında 105,00 TL'sinin davacıdan alınarak, davalı ... Tic. AŞ'ye verilmesine,6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 25/09/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.