1. Hukuk Dairesi 2013/21168 E. , 2014/11601 K. "" .... Taraflar arasında görülen davada; Davacı, ıslah ettiği dava dilekçesinde, 410 ada 7 parsel sayılı taşınmazda davalı ile birlikte müşterek malik olduklarını, dava konusu taşınmazın tamamını davalı tarafından yıllardır kullanıldığını, kendilerinin kullanımına izin vermediğini ileri sürüp, ecrimisil istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddianın sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişt…
**1. Hukuk Dairesi 2013/21168 E. , 2014/11601 K.** **"İçtihat Metni"** .... Taraflar arasında görülen davada; Davacı, ıslah ettiği dava dilekçesinde, 410 ada 7 parsel sayılı taşınmazda davalı ile birlikte müşterek malik olduklarını, dava konusu taşınmazın tamamını davalı tarafından yıllardır kullanıldığını, kendilerinin kullanımına izin vermediğini ileri sürüp, ecrimisil istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddianın sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, davanın belirsiz alacak davası olduğu ve bu itibarla ıslah tarihi itibariyle de zamanaşımı süresinin dolmadığı gözetilerek karar verilmesi doğru olduğuna göre; davalının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 1.102.79.-TL. bakiye onama harcının temyiz edenden alınmasına, 11.06.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (Muhalif) -KARŞI OY- Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'ndan farklı olarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda dava çeşitleri 105. ila 113. maddelerinde düzenlenmiş, eda davası (m. 105), tespit davası (m.106) ile belirsiz alacak ve tespit davası (m.107), inşai dava (m.108), kısmi dava (m.109) ayrı ayrı maddelerde gösterilerek farklılıkları belirtilmiştir. ./.. -2- Belirsiz alacak davası özellikle, zararın baştan belirlenemediği, ancak bir incelemeden sonra tam olarak tespiti mümkün olan tazminat istemlerinde söz konusu olabilir. Belirsiz alacak davası açılması halinde alacaklı tüm miktarı belirtmese dahi, davanın başında hukuki ilişkiyi somut olarak belirtmek ve tespit edebildiği ölçüde asgari miktarı göstermesi gerekir (m. 107). Kısmi dava da, 6100 sayılı HMK’nin 109. maddesinde tanımlanmıştır. Maddenin birinci fıkrasına göre “Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir”. İkinci fıkrasına göre ise “Talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz”. Bu çerçevede doktrinde de talep konusu taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirlenebilir ise kısmi dava açılamayacağı açıkça belirtilmiştir (...). Diğer taraftan Kanunun 119. maddesinde, dava dilekçesinde bulunması gereken hususlar sayılmış ve açık bir şekilde talep sonucunun da bulunacağı belirtilmiştir. Maddenin ikinci fıkrasında ise talep sonucunun açık olmaması halinde hakimin davacıya talebini açıkça belirlemesi için bir haftalık süre vermesi gerektiği düzenlenmiştir.