T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/1106 KARAR NO: 2025/2240 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 18/01/2023 NUMARASI : 2016/848 Esas - 2023/57 Karar KARAR TARİHİ: 18/01/2023 DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyet…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/1106 KARAR NO: 2025/2240 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 18/01/2023 NUMARASI : 2016/848 Esas - 2023/57 Karar KARAR TARİHİ: 18/01/2023 DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06/04/2016 tarihinde müvekkillerinin babası ve eşi olan ... ... idaresindeki ... plakalı araç ile davalı ... ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç arasında meydana gelen kazada ... ...'nın vefat ettiğini, olayda ... ...'nın kusuru olmadığını, davacılar ... ... için 1.000,00 TL, ... ... için 1.000,00 TI. destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketleri açısından dava tarihinden itibaren yasal faizi ile diğer davalılar açısından kaza tarihi olan 06.04.2016 tarihinden itibaren yasal faizi ille tahsili yine ... ... için 20.000,00 TL, ... ... için 40.000,00 'TL manevi tazminatın, ... ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın 06.04.2016 tarihinden itibaren yaşsal faizi ile tahsilini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; 06.04.2016 tarihli kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı araçta müvekkili şirketin 21.08.2015/2016 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plaka sayılı araç müvekkili şirket nezdinde Trafik Sigorta Poliçesi ile 12.12.2015/2016 tarihleri arasında sigortalı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili mahkemede ve kanuni süreler dahilinde açılmadığını, dava konusu kazanın meydana geldiği yer müvekkili idarenin görev ve sorumluluğunda olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... plakalı aracın sahibi olduğunu, KTK anlamında müvekkilinin işleten konumunda olduğunu, hatır için diğer davalı ... ...'a teslim edildiğini, aracının sigortalı olup sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin kusursuz olduğunu, müteveffanın kullandığı aracın engelli aracı olduğunu, kesin ölüm sebebinin belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Maddi tazminat taleplerine ilişkin dava yönünden; davacılar tarafından davalı ... Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın ayrı ayrı esastan reddine, davacılar tarafından davalı ... Sigorta A.Ş. aleyhine açılan davanın ayrı ayrı esastan reddine, davacı ... ... tarafından davalılar ... Sigorta A.Ş., ... ... ve ... ... aleyhine açılan davanın ayrı ayrı esastan reddine, davacı ... ... tarafından davalılar ... Sigorta A.Ş., ... ... ve ... ... aleyhine açılan davanın kabulü ile; dava konusu 06/04/2016 tarihinde meydana gelen kazada davacıların murisi ... ...'nın vefatı sebebiyle davacı ... ... lehine 365.259,27-TL destekten yoksun kalma maddi tazminatı takdiri ile takdir edilen maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihi olan 24/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılar ... ... ve ... ... yönünden kaza tarihi olan 06/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Sigorta A.Ş., ... ... ve ... ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ... ...'ya verilmesine, (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun 309.151,57 TL ile sınırlı olmasına), davacı ... ... tarafından davalılar ... Sigorta A.Ş., ... ... ve ... ... aleyhine açılan davanın kabulü ile; dava konusu 06/04/2016 tarihinde meydana gelen kazada davacıların murisi ... ...'nın vefatı sebebiyle davacı ... ... lehine 1.002,41-TL destekten yoksun kalma maddi tazminatı takdiri ile takdir edilen maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihi olan 24/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılar ... ... ve ... ... yönünden kaza tarihi olan 06/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Sigorta A.Ş., ... ... ve ... ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ... ...'ya verilmesine, (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun 848,43-TL ile sınırlı olmasına), Manevi tazminat taleplerine ilişkin dava yönünden; davacılar tarafından davalı ... Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın ayrı ayrı esastan reddine, davacı ... ... tarafından davalılar ... ... ve ... ... aleyhine açılan davanın kabulü ile; dava konusu 06/04/2016 tarihinde meydana gelen kazada davacıların murisi ... ...'nın vefatı sebebiyle davacı ... ... lehine 80.000,00-TL manevi tazminat takdiri ile takdir edilen manevi tazminatın 40.000,00-TLsinin kaza tarihi olan 06/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ...'ten tahsili ile, 40.000,00-TLsinin kaza tarihi olan 06/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ...'dan tahsili ile davacı ... ...'ya verilmesine, davacı ... ... tarafından davalılar ... ... ve ... ... aleyhine açılan davanın kabulü ile; dava konusu 06/04/2016 tarihinde meydana gelen kazada davacıların murisi ... ...'nın vefatı sebebiyle davacı ... ... lehine 40.000,00-TL manevi tazminat takdiri ile takdir edilen manevi tazminatın 20.000,00-TLsinin kaza tarihi olan 06/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ...'ten tahsili ile, 20.000,00-TLsinin kaza tarihi olan 06/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ...'dan tahsili ile davacı ... ...'ya verilmesine, davacı ... ... tarafından davalılar ... ... ve ... ... aleyhine açılan davanın kabulü ile; dava konusu 06/04/2016 tarihinde meydana gelen kazada davacıların murisi ... ...'nın vefatı sebebiyle davacı ... ... lehine 40.000,00-TL manevi tazminat takdiri ile takdir edilen manevi tazminatın 20.000,00-TLsinin kaza tarihi olan 06/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ...'ten tahsili ile 20.000,00-TL'sinin kaza tarihi olan 06/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ...'dan tahsili ile davacı ... ...'ya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ile davalı ... ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Ancak davalılar ... ... ve ... ... vekilinin 12/04/2023 tarihli istinaf talebinden vazgeçtiğini bildiren dilekçeyi mahkemesine vermesi üzerine mahkemece 05/05/2023 tarihli ek karar ile istinaf başvurusunun feragat sebebiyle reddine karar verilerek davalılar vekiline tebliğ edilmiş ancak ek karar istinaf edilmediğinden davalılar ... ... ve ... ... vekilinin istinaf talebi incelenmemiştir.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müteveffa ... ..., dava konusu kazanın meydana gelmesinde tamamen kusursuz olmasına rağmen %40 oranında kusur atfedilmiş olması usule ve somut olayın gerçeklerine aykırı olduğunu, davalı ... ...'ın kazanın meydana gelmesinde tam ve asli kusurlu olduğunu, 01.09.2020 Tarihli Raporda da belirtildiği üzere kazanın gerçekleştiği kavşakta "... KAVŞAK" ve "YOL ..." levhalarının davalı sürücünün seyir halinde olduğu istikamet üzerinde olduğu ancak müteveffa ... ...' nın söz konusu kavşağa giriş yapmadan evvel otomobilin seyrettiği 1740 nolu sokağın kavşak girişinde de aynı trafik levhalarının bulunması gerektiği halde bulunmadığı tespit edilmiş olup ... Genel Müdürlüğüne hiçbir kusur atfedilmemiş olması somut olayın gerçeklerine aykırı olduğunu, müvekkili ... ...'nın, müteveffanın ölüm tarihinde 32 yaşında, ... ...'nın ise 25 yaşında olması hali destekten yoksun kalınan yaş süresinin üzerinde olması nedeniyle, hesaplamalara dahil edilmemeleri hukuka aykırı olduğunu, müteveffanın eşi ... ...'nın kazanın meydana gelmesinden bu yana hala dahi evlenmemiş olması ve gelecekte de çocuklarının yeteri erişkinliğe gelmiş olması nedeniyle de evlenme niyetinde bulunmuyor olması nedeniyle tazminat hesabında %1 oranında yeniden evlenme ihtimali bulunduğu kabulü ile indirim yapılmış olması usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda müteveffa ... ...'nın gelirinin %40 oranının desteğin kendisine ait olduğu, diğer %40'ın eşine ve kalan%20 oranının ise oğlu ...'un desteği olduğu yönünde destek payları hesaplanmışsa da; bu hesaplamada desteğin kendisine bırakılan payın gerçeğinden fazla olması ve aynı zamanda paylarında dağılımında bekar kızı olan ... ...'nın dikkate alınmamış olmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda müteveffa ... ...'nın 30.07.2020 yasal emeklilik başlangıç tarihinden müteveffanın bakiye ömür sınırı olan 06.04.2033 tarihine kadar işleyecek pasif dönem gelirinin hesabının asgari ücret üzerinden hesap yapılmış olmasının hatalı olduğunu, pasif devre hesabında da asgari ücrete uygulanacak kat sayı ve AGİ dahil edilerek hesaplama yapılması gerekirken bu hususlar göz ardı edilerek yalnızca ve AGİ'siz asgari ücret üzerinden pasif devre hesabı yapılmış olması usul ve yasaya aykırı olduğunu, sürücünün tam kusurlu olarak kazada ölümü sebebiyle meydana gelen zarar, ölenin değil 3. kişi konumundaki desteğini kaybedenlerin zararı olduğuna dair Yargıtay Hukuk Genel Kurul Kararı gereği tazminat talep hakları mevcut olduğunu, bilirkişi raporunda hesaplanan DYK alacakları yönünden herhangi bir faiz hesabı yapılmadığını, davalı sigorta şirketlerine ayrı ayrı 29.04.2016 tarihinde başvurulduğu, 8 iş günü sonunda taleplerin karşılanmadığı ve bu sürenin sonunun 12.05.2016 tarihinden itibaren TL cinsinden mevduata uygulanan en yüksek faizin hesaplanması gerektiğini, davalı sigorta şirketlerinin teminat sınırı dışında kalan bakiye tutar yönünden ise kaza tarihi olan 06.04.2016 tarihinden itibaren TL cinsinden mevduata uygulanan en yüksek faiz ile beraber davalılardan alınarak müvekkillere verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan ek hesap raporunda kök rapordan farklı olarak davacılardan ... ... için kök rapordan sonra öğrenci belgesi sunulduğundan bahisle 25 yaşına kadar destekten yoksun kalma tazminatı hesaplaması yapılmış yine ek hesap raporunda davacı tarafın sunmuş olduğu müteveffaya ait ücret bordroları çerçevesinde 61-65 yaş arası için asgari ücretin 7.20 katı üzerinden hesaplama yapılmış olup süresinde sunulmayan deliller çerçevesinde adil yargılanma ve usuli kazanılmış hakları ihlal edilerek hüküm kurulmasına açıkça itiraz ettiklerini, kusur durumuna ilişkin mevcut çelişkiler giderilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulmasını kabul etmediklerini, hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda sigortalı araç sürücüsünün her ne kadar ... Trafik Kanunu ve ilgili mevzuatı ihlal ettiğinden bahisle hüküm kurulmuşsa da fiili durum ile kanundaki ifadelerin tam olarak örtüşmemesinden dolayı izafe edilen kusur oranının yanlış hesaplandığını, ATK kusur raporunda KGM de kusurlu olduğu belirtildiğini, dosyada mevcut çelişkilerin giderilmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Heyeti’ne tevdine karar verilmesi gerektiğini, müteveffa ... ...’nın kendi can güvenliği açısından gerekli tedbirleri alıp almadığının, emniyet kemeri takmış olup olmadığının tespiti gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olduğunu, davacının zararının tespitinde TRH-2010 Mortalite Tablosu ve %1,8 teknik faiz oranı esas alınması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda müteveffa ... ...'nın gelirinin %100 tutar üzerinden davacıya ve diğer hak sahiplerine paylaştırılması hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda sağ kalan eşin yeniden evlenme ihtimali hesaplanan tazminattan indirildiği belirtilmiş olsa da herhangi bir indirim yapılmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 06.04.2016 günü, saat 17:45 sıralarında davalı sürücü ... ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile ... Fabrika çıkış yolu olarak bilinen 1740 nolu sokağı takiben gelerek kavşak alanına giriş yapan sürücü ... ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobilin sol yan kısımlarına çarpması sonucu meydana gelen kazada davacılar murisi ... ...'nın vefat ettiği, davacıların bu vefat nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır.Kaza nedeniyle davalı sürücünün yargılandığı ceza mahkemesinde davalı taraf tali kusurlu olduğu kabul edilerek mahkumiyet kararı verildiği ve hakkında HAGB uygulandığı ancak davacılar- katılanlar vekilinin bu karara itirazı üzerine Ağır Ceza mahkemesince; "...olayla ilgili ATK Trafik İhtisas Dairesinin 30/01/2018 tarihli raporunda müteveffa ... ... nın asli kusurlu, sanık sürücü ... ... ın tali kusurlu olduğunun belirtildiği, aynı olayla ilgili Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/848 esas sayılı dava dosyasında alınan bilirkişi raporunda müteveffa ... ... nın %30 sanık sürücü ... ... ın %70 kusurlu olduğunun belirtildiği, mahkemesince raporlar arasında çelişki nedeniyle ATK Genel Kurulundan rapor alınmasına karar verildiği, ATK Trafik İhtisas Dairesinin Trafik İhtisas Dairesi bakımından yasada genel kurul oluşumu yer almadığından genişletilmiş uzmanlar komisyonunda dosyanın ele alındığı belirtilerek 23/03/2020 tarihli raporunda sanık sürücü ... ... ın asli kusurlu, müteveffa sürücü ... ...'nın da asli kusurlu olduğu yönünde rapor verildiği anlaşılmıştır. ... mahkemesince ilk oluşturulan gerekçe dikkate alınarak kusur raporlarına ilişkin yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğundan; " gerekçesiyle HAGB kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Dairemizce ceza dosya akıbeti hakkında yazılan yazıya verilen cevapta yine müteveffa asli kusurlu kabul edilerek davalı-sanık hakkında HAGB uygulanmış ve karar itiraz üzerine kesinleştiği görülmüştür.Mahkemece alınan 01/09/2020 tarihli ATK kusur raporunda da HAGB kararının kaldırılmasına karar verilen kararda sözü edilen; ATK Trafik İhtisas Dairesinin Trafik İhtisas Dairesi bakımından yasada genel kurul oluşumu yer almadığından genişletilmiş uzmanlar komisyonunda dosyanın ele alındığı belirtilerek 23/03/2020 tarihli raporundaki gibi kusur belirlenmiş sayısal olarak; Davalı sürücü ... ...’ın %40 oranında kusurlu olduğu, müteveffa sürücü ... ...’nın %40 oranında kusurlu olduğu, kavşakta gerekli ve yeterli işaretlemenin yapılmamış olmasının olayın oluşu üzerinde %20 oranında etken olduğu tespit edilmiştir.Yine mahkemece daha önce tek bilirkişiden alınan kusur raporunda; ... plaka sayılı otomobil sürücüsü davalı ... ... bu olayın oluşumunda %70 oranında asli kusurlu olduğu, ... plaka sayılı otomobil sürücüsü maktul ... ... bu olayın oluşumunda %30 oranında tali kusurlu olduğu, davalı ... Genel Müdürlüğünün ve yolun bakım ve onarımdan sorumlu İstanbul Büyükşehir Belediyesinin bu olayın oluşumunda atfa kabil bir kusuru olmadığı tespit edilmiştir.İlk Derece Mahkemesince alınan kusur raporlarının birbirleri ile ve ceza yargılamasında alınan kusur raporları arasında çelişki oluştuğundan çelişkinin giderilmesi için alınan İTÜ Trafik Kürsüsünden oluşturan bilirkişi heyetinin 15/03/2022 tarihli kusur raporunda; ... plakalı araç sürücüsü ... ...'ın %60 oranında asli kusurlu, ... plaka sayılı araç sürücü ... ...'nın %40 oranında tali kusurlu olduğu, başka kusur atfedilecek bir merci olmadığı tespit edilmiştir. Alınan tüm kusur raporları arasındaki çelişkileri gideren dosya kapsamı ile olayın oluşuna uygun olduğu anlaşılmakla mahkemece bu kusur raporunun hükme esas alınmış olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Yine kazada vefat edenin emniyet kemeri takılı olmadığı diğer koruyucu önlemleri alıp almadığı ispatlanamadığından müterafik kusura ilişkin istinaf talebi de yerinde görülmemiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiği yönündeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E.- 2024/5474 K., 2023/12136 E. - 2024/5730 K., 2022/11212 E. - 2024/8084 K. sayılı kararları). Kaza tarihinde ve ZMMS poliçesinin düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan KTK ve Genel Şartlara göre destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı dışında kalan hallerden sayılmıştır. Bu nedenle dava çift taraflı olarak gerçekleşmiş olup destek ...'ın kullandığı ... plakalı aracın ZMSS sigortacası olan davalı ... Sigorta A.Ş., r destek şahsının kusuruna denk gelen tazminattan sorumlu olmayacağından mahkemece davalı ... Sigorta A.Ş aleyhine açılan destekten yoksun kalma maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiş olmasında usul yasaya aykırılık bulunmamaktadır.Yerleşik yargıtay uygulamasına göre, yüksek öğrenim görme durumu bulunmayan halde, kız çocuklarının 22 yaşına kadar, erkek çocuklarının 18 yaşına kadar; yüksek öğrenim gören ya da görme ihtimali bulunan çocukların ise 25 yaşına kadar destek alacağı dikkate alınarak destek tazminatı hesaplanması gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta davacı ...'un müteveffanın ölüm tarihinde 32 yaşında, ... ...'nın ise öğrenci olup zaten 24 yaş 11 aylık 1 gün olduğundan yaklaşık 1 aylık hesaplanan tazminata (25 yaşından sonra destekten yoksun kalınan yaş süresinin üzerinde olması nedeniyle, hesaplamalara dahil edilmemiş) hükmedilmiş olmasında; Destek ölüm tarihinde pasif dönemde ise de çalışmaya devam ettiği ücret bordrolarından anlaşılmakla çalışması dikkate alınarak hesaplama yapılmış olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.İlk Derece Mahkemesinin hükme esas aldığı 01/06/2022 tarihli ek aktüer bilirkişi raporunda desteğin kaza tarihindeki yaşına göre muhtemel yaşam süresinin, davacıların kaza tarihinde yaşlarına göre destek süreleri belirlenerek, TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre ve prograsif rant tekniği uygulanarak düzenlendiği, destek, eş, reşit olan çocuklar, anne ve baba daha önce ölümü nedeniyle pay verilmeden sağ kalan eşin evlenme ihtimali de değerlendirilerek yerleşik yargıtay içtihatlarında benimsenen yöntem ve ilkelere göre tazminat hesaplaması yapılmış olmasında ve İlk Derece Mahkemesince de bu rapora göre karar verilmesinde ve davalı Sigorta Şirketi yönünden temerrüte düştüğü dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davacılar vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ile davalı ... ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacılar vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ile davalı ... ... ve ... vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-a)Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 239,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 375,70 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, b)Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 25.019,33 TL harçtan peşin alınan 5.295,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 19.724,33 TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile Hazineye irat kaydına, c)Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 10.929,60 TL harçtan peşin alınan 2.733,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.196,60 TL harcın davalı ... ... tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/12/2025