8. Hukuk Dairesi 2015/23138 E. , 2018/13136 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Aidiyetinin Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün ... ve ... vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacılar, ... tarafından yapılan kamulaştırma işlemine konu olan 482 ve 483 parsel sayı
**8. Hukuk Dairesi 2015/23138 E. , 2018/13136 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Aidiyetinin Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün ... ve ... vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacılar, ... tarafından yapılan kamulaştırma işlemine konu olan 482 ve 483 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde bulunan ev, iki adet ahır, su havuzu ve çeşitli miktardaki meyve ağacının murisleri ... tarafından meydana getirildiğini ileri sürerek, muris ... varislerine ait olduğunun tespitine ve tapuya şerh edilmesine karar verilmesini istemişlerdir. Davalılardan ..., ..., Eşe Mantar ve ... yargılama oturumunda davaya konu muhdesatlar hakkında hak talep etmediklerini beyan etmişler, ..., ..., ..., Ismahan Çelik, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... 24.02.2012 havale tarihli dilekçe ile davaya konu iki katlı ev, iki hayvan ahırı, su havuzu, 90 adet çeşitli cinsteki ağaçlardan hak talep etmediklerini açıklamışlar ancak Cemile Kurt ve ... dışındakiler daha sonra verdikleri dilekçelerinde davayı kısmen kabul ettiklerini, su havuzu ve ağaçlarda davalılar murisi ... Uysal'ın da katkısı olduğunu, davalı ... da su havuzu ve ağaçlarda muris ... Uysal'ın da katkısı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuşlar, diğer bir kısım davalılar savunmada bulunmamışlardır. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile dava konusu 482 ve 483 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde bulunan 16.09.2014 havale tarihli bilirkişi raporunda adet ve cinsleri belirtilen ağaçlar ile aynı raporda nitelikleri belirtilen su havuzu ve ahırın mülkiyetinin davacılara ait olduğunun tespitine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılar ..., ... ile ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2) Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Davalı ... vekili 24.02.2015 havale tarihli temyiz dilekçesi ile hükmü temyiz etmiş ise de, 24.03.2015 havale tarihli dilekçesi ile, Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü'nün 12.3.2015 tarih ve 4441 sayılı temyizden vazgeçilmesi uygundur onayı ile temyiz taleplerinden vazgeçtiklerini bildirdiğinden, davalı ... vekilinin vaki vazgeçme nedeniyle temyiz isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davalılar ... ve ...'ın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dava, muhdesatın aidiyetinin tespiti isteğine ilişkindir. Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK 684/1 m). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK 718 m). 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, sahibine arazi mülkiyetinden ayrı, bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Muhdesat sahibinin hakkı, sadece şahsi bir haktır (TMK 722, 724, 729 m.ler). Taşınmaz üzerindeki bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın mülkiyetinin arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez. Ne var ki; çoğun içinde azda vardır kuralı gereğince, muhdesatın mülkiyetinin aidiyetinin tespiti isteğinin, muhdesatı meydana getirenin tespitini de kapsadığı kabul edilmelidir. Muhdesatın mülkiyetinin aidiyeti isteğiyle açılan bu tür davalarda, güncel hukuki yararın mevcut olması ve iddianın kanıtlanması durumunda muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğinin/ait olduğunun tespitine karar verilmesi gerekir. Somut olayda; dosyanın içeriğine, toplanan delillere göre dava konusu muhdesatların davacılar murisi ... tarafından meydana getirildiği sabit olmuştur. Mahkemece muhdesatların ... mirasçıları olan davacılara ait olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken, muhdesatların mülkiyetlerinin davacılara aidiyetine karar verilmesi doğru değildir. Ne var ki bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, hüküm fıkrası (1) nolu bentteki "... mülkiyetinin davacılara ait olduğunun tespitine ..." ibaresinden "mülkiyetinin" kelimesi hükümden çıkartılmak suretiyle sair yönleri doğru bulunan Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun geçici 3. maddesi yollaması ile HMK'nun 304. maddesi (1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası) gereğince DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA, (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davalı ... vekilinin temyiz isteğinin REDDİNE, taraflarca HUMK.nun 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 2588 sayılı Kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca ...'den harç alınmasına mahal olmadığına ve 250,95 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 753,25 TL'nin temyiz eden davalı ... ve ...'dan alınmasına, 24.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.