başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir müftü olarak görev yapan başvurucu tarihinde şiddetli geçimsizlik nedeniyle evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı iddiası ile boşanma davası açmıştır ankara aile mahkemesi tarihli kararıyla davayı reddetmiş ise de anılan karar temyiz incelemesinde bozulmuştur bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada her iki taraftan kaynaklanan kusurlu hareketler nedeni ile evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı gerekçesiyle tarihi
başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir müftü olarak görev yapan başvurucu tarihinde şiddetli geçimsizlik nedeniyle evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı iddiası ile boşanma davası açmıştır ankara aile mahkemesi tarihli kararıyla davayı reddetmiş ise de anılan karar temyiz incelemesinde bozulmuştur bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada her iki taraftan kaynaklanan kusurlu hareketler nedeni ile evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı gerekçesiyle tarihinde boşanma davasının kabulüne hükmedilmiştir anılan karar temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiştir başvuru numarası karar tarihi başvurucu ayrıca soy bağı ilişkisi bulunan iki çocuğun kendi çocuğu olmadığı iddiasıyla tarihinde nesebin reddi davası açmıştır ankara aile mahkemesi davanın süre yönünden reddine karar vermiştir temyiz incelemesinden geçerek kesinleşen kararda tanık ve taraf beyanları ile dna testi için çıkarılan isticvap davetiyelerine davalıların cevap vermemesi gözetilerek her iki çocuğun da başvurucunun çocuğu olmadığının anlaşıldığı ancak öğrenme tarihi üzerinden bir yıllık süre geçtikten sonra dava açıldığı vurgulanmıştır başvurucu tarihinde başka biriyle evlenmiştir bu arada aile sorunlarının personel ve halk arasında duyulduğu başvurucunun yıprandığı gerekçesiyle görev yeri değiştirilmiştir aynı kurumda çalışan bir personelin şikâyet dilekçesi nedeniyle diyanet başkanlığı teftiş kurulu tarafından soruşturma yapılmıştır sonrası düzenlenen tarihli raporda başvurucunun tedavi görmesine rağmen çocuğunun olmaması üzerine eşini bir başka erkekle tanıştırarak cinsel ilişkiye girmelerini sağladığı ve bu şekilde iki çocuk sahibi olduğu ancak çocuklarının kendinden olmadığını başından beri bildiği belirtilmiştir ayrıca yılında hac başkanlığı yaptığı sırada kafilede olan bir kadın ile gönül ilişkisi yaşamaya başladığı bu bayan ile nişanlandığını çevresine açıklamasına rağmen yılında başka bir bayanla evlendiği ifade edilmiştir söz konusu fiillerin bir din görevlisine yakışmayacak memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelikte yüz kızartıcı olduğu başvurucunun tarihli resmî gazetede yayımlanan diyanet başkanlığı atama ve yer değiştirme yönetmeliğinin yönetmelik maddesi numaralı fıkrası b bendinde düzenlenen ortak nitelik şartını görevi sırasında kaybettiği belirtilerek tarihli ve sayılı devlet memurları kanununun maddesinin b bendine göre görevine son verilmesi teklif edilmiştir diyanet başkanlığı atama ve yer değiştirme kurulunun kurul tarihli kararıyla yukarıda belirtilen gerekçeye dayanılarak başvurucunun görevine son verilmiştir başvurucu anılan işlemin iptali istemiyle dava açmıştır hatay mahkemesi tarihinde davanın reddine karar vermiştir kararda din görevlisi olan ve toplumu dinî konularda aydınlatma görevi bulunan başvurucunun yürüttüğü görevin özelliği ve sorumluluğu dikkate alındığında çevresine sözleriyle ve davranışlarıyla örnek bir kişi olması gerektiği belirtilmiştir hatay mahkemesince başvurucunun eski eşinin iffetsizlik yaptığı üzerine kayıtlı çocukların başkasından olduğunu çevresine anlattığı uzun süre flört ettiği kişiyle görüşebilmek için sık sık ankaraya gidip geldiği bu kişiyle nişanlandığını birçok kişiyle paylaştığı hâlde nişanlandığını inkâr ederek bir başkası ile evlendiği kuran kursu öğreticisi bayan memur ile görüşmelerinde arasındaki ciddiyeti korumamasının yönetmelikte belirtilen özel şartı kaybettirecek nitelikte olduğu vurgulanarak dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır başvurucunun temyiz istemi danıştay dairesi tarafından tarihinde derece mahkemesinin kararının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir karşıoy görüşünde ortak nitelik vasfının kaybedildiği tespitinin her türlü şüpheden uzak somut ve kesin delillerle yapılmadığı belirtilmiştir nihai karar tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir başvurucu tarafından tarihinde bireysel başvuru yapılmıştır başvuru numarası karar tarihi iv hukuk a ulusal hukuk sayılı kanunun memurluğun sona ermesi kenar başlıklı maddesinin ilgili kısımları şu şekildedir b memurluğa alınma şartlarından her hangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan her hangi birini kaybetmesi d hallerinde memurluğu sona erer tarihli ve sayılı diyanet başkanlığının kuruluş ve görevleri hakkında kanunun personelin nitelikleri kenar başlıklı maddesi şu şekildedir başkanlık personelinde tarihli ve sayılı devlet memurları kanununda belirtilen genel şartlar yanında başkan başkan yardımcısı genel müdür rehberlik ve teftiş başkanı il ve ilçe müftüsü başkanlık vaizi ve vaizlerin en az lisans düzeyinde dinî yüksek öğrenim mezunu olması gerekir yönetim hizmetleri genel müdürü için ise dört yıllık yüksek öğrenim mezunu olması şartı aranır başkanlık personelinin sayılı kanunda ve bu kanunda yer almayan diğer nitelikleri ile atanmalarında dinî öğrenim şartı arananlara ilişkin ortak nitelikler yönetmelikle düzenlenir genel şartlar kenar başlıklı maddesinin numaralı fıkrasının a ve b bentleri şu şekildedir a sayılı devlet memurları kanununun inci maddesinin a bendindeki şartları taşımak b atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan unvanlarda itikat ibadet tavır ve hareketlerinin törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşımak b uluslararası hukuk avrupa hakları sözleşmesinin sözleşme özel ve aile hayatına saygı hakkı kenar başlıklı maddesi şöyledir herkes özel ve aile hayatına konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik kamu güvenliği ülkenin ekonomik refahı düzenin korunması suç işlenmesinin önlenmesi sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir başvuru numarası karar tarihi avrupa hakları mahkemesi içtihatlarında özel hayatın eksiksiz bir tanımı bulunmayan geniş bir kavram olduğu belirtilmektedir özel hayata saygı hakkı alt kategorisinde geçen özel hayat kavramını oldukça geniş yorumlamakta ve bu kavrama ilişkin ayrıntılı bir tanım yapmayı uygun bulmamaktadır b no bununla birlikte sözleşmenin denetim organlarının içtihatlarında bireyin kişiliğini serbestçe geliştirmesi ve gerçekleştirmesi ve kişisel bağımsızlık kavramlarının özel hayata saygı hakkının kapsamının belirlenmesinde temel alındığı anlaşılmaktadır ve b no ve ve b no krallık b no christine krallık b no özel hayata saygı hakkına kamu makamlarının keyfî bir şekilde müdahale etmelerinin önlenmesi sözleşmenin maddesi ile sağlanan güvenceler kapsamında yer almaktadır özel hayata saygı hakkı kapsamında bulunan bir menfaate devletin müdahale ettiğini tespit ettiğinde sözleşmenin maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen koşulları incelemektedir buna göre kamu makamlarının müdahalesinin yasal bir dayanağı bulunup bulunmadığı anılan fıkrada yer alan meşru amaçlara dayalı ve demokratik bir toplumda gerekli ve orantılı olup olmadığı araştırılmaktadır krallık b no de souza b no göre mesleki hayat özel hayat kavramı dışında tutulamaz özel hayat unsurları gerekçe gösterilerek mesleki hayata getirilen sınırlamalar bireyin sosyal kimliğini etkilediği ölçüde maddesi kapsamına girebilmektedir bu noktada belirtmek gerekir ki insanların büyük çoğunluğu dış dünya ile olan ilişkilerini geliştirme olanaklarını en çok mesleki hayatları çerçevesinde yürüttükleri faaliyet kapsamında elde etmektedir b no b no mesleki hayatla ilgili başvuru türlerinde özel hayat kavramını iki farklı yaklaşıma göre uygulamaktadır özel hayata ilişkin bir unsurun anlaşmazlık nedeni olup olmadığı sebebe dayalı yaklaşım itiraz edilen tedbirin sonuçları bakımından özel hayata dokunan bir meselenin olup olmadığı sonuca dayalı yaklaşım göre özel hayata ilişkin unsurların mesleğin icrası bakımından aranan nitelik ve yeterlilik koşulları bakımından gözetilmiş veya kişinin mesleği ile ilgili tasarruflara esas alınmış olduğu durumlardan kaynaklanan başvurular sebebe dayalı yaklaşım çerçevesinde özel hayata saygı hakkı kapsamında değerlendirilir b kişinin meslek hayatını etkileyen bir tedbir için öne sürülen gerekçelerin kişilerin özel hayatına ilişkin olmadığı ancak söz konusu tedbirin kişinin özel hayatına yönelik ciddi olumsuz etkilerinin bulunduğu veya bulunma ihtimalinin olduğu durumların konu edildiği başvuruların sonuca dayalı yaklaşım kapsamında sözleşmenin maddesinin kapsamına girebileceğini ifade etmiştir bu bağlamda söz konusu olumsuz etkilere ilişkin değerlendirmede kişinin yakın çevresi üzerindeki özellikle de maddi bakımdan ortaya çıkan sonuçları diğerleri ile ilişki kurma ve geliştirme olanakları ile itibarı üzerindeki olumsuzlukları dikkate almaktadır başvuru numarası karar tarihi sebebe dayalı yaklaşımın sözleşmenin maddesinin uygulanmasını gerekli kılmadığı durumlarda söz konusu tedbirin sonuçlarının özel hayatın üzerindeki etkilerine ilişkin bir inceleme yapılması gerektiğini vurgulamıştır bununla beraber söz konusu bu ayrımın ilgili tedbirin altında yatan sebepleri ve tedbirin sonuçlarını incelerken her iki yaklaşımın birlikte uygulanmasına engel teşkil etmediğini de belirtmektedir sonuca dayalı yaklaşım uyarınca inceleme yapılabilmesi için söz konusu meslekle ilgili tasarrufun özel hayat üzerinde doğurduğu etkilerin belirli önem ve ciddiyette olmasını aramakta asgari ağırlık seviyesine ulaşmış olması gerektiğini vurgulamaktadır sadece bu sonuçların çok ağır olduğu ve kişinin özel hayatını önemli derecede etkilediği durumlarda sözleşmenin maddesinin uygulanabilir olduğunu kabul etmektedir sonuca dayalı yaklaşımı uyguladığı başvurularda iddia edilen ihlallerin ağırlık ve ciddiyet derecesini değerlendirmeye yönelik kıstaslar oluşturmuştur bu kapsamda başvurucunun söz konusu tedbir öncesi ve sonrasındaki yaşamı kıyaslanarak maruz kaldığı olumsuz etki değerlendirilmektedir ayrıca sonuçların ciddiyetinin belirlenmesinde başvurucunun iddia ettiği öznel algıların somut başvuruda mevcut nesnel koşullarla birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir bunun yanı sıra yapılacak incelemenin iddia edilen tedbirin hem maddi hem de manevi etkilerini kapsaması gerekmektedir başvurucuların şikâyet ettikleri tasarrufun özel hayatları üzerindeki olumsuz sonuçlarını somut verilere dayalı olarak uygun şekilde ispatlamakla yükümlü olduklarını ifade etmektedir ayrıca başvurucular söz konusu şikâyetlerini ulusal merciler önünde de uygun şekilde dile getirmiş olmalıdırlar görevine son verilen kişinin çıkarlarıyla toplumun veya diğer bireylerin menfaatleri arasında adil bir denge kurulması gereğine dikkat çekmektedir fernandez b kararında devlete ait bir ortaokulda katolik din ve ahlak dersi öğretmeni olarak sözleşmeli şekilde çalışan başvurucunun evli olması ve kilisenin zorunlu bekârlık kuralını eleştiren hareket içinde yer alması nedeniyle öğretmenlik görevine son verilmesi konusunu sözleşmenin maddesi kapsamında incelemiştir katolik inancını öğretmenin sadece teknik anlamda öğretme yeteneğinden ibaret olmadığını kilise kurallarına bağlı olmayı da gerektirdiğini vurgulamıştır fernandez ayrıca başvurucunun katolik kilisesi doktrininin bir parçası olan bilgi ile kişisel görüşüne karşılık gelen bilgiyi birbirinden ayırmak için henüz yeterli olgunlukta olmayan öğrencileri eğittiğine dikkat çekmiştir fernandez v