7. Ceza Dairesi 2007/627 E. , 2010/1655 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : 4389 sayılı Kanuna Muhalefet HÜKÜM : Hükümlülüğüne Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 1-765 sayılı Türk Ceza Kanununun 80.maddesinde "Bir suç işlemek kararının icrası cümlesinden olarak kanunun aynı hükmünün bir kaç defa ihlal edilmesi, muhtelif zamanlarda vaki
**7. Ceza Dairesi 2007/627 E. , 2010/1655 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : 4389 sayılı Kanuna Muhalefet HÜKÜM : Hükümlülüğüne Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 1-765 sayılı Türk Ceza Kanununun 80.maddesinde "Bir suç işlemek kararının icrası cümlesinden olarak kanunun aynı hükmünün bir kaç defa ihlal edilmesi, muhtelif zamanlarda vaki olsa bile bir suç sayılır. Fakat bundan dolayı terettüp edecek ceza altıda birden yarıya kadar artırılır." hükmünün bulunduğu ve sanığın sağlık giderleri ve sağlık ödemeleri hesabından gerçek olmayan işlemlerle bankaya ait parayı zimmetine geçirdiği kabul edildiğine ve değişik zamanlarda birden çok usulsüz işlemin yapılmış bulunmasına göre sanık lehine bulunan 765 sayılı TCK'nun 80.maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeyerek eksik ceza tayini, 2-Suç tarihlerinde yürürlükte bulunan 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22/3. maddesinin son cümlesinde zararın kovuşturma yapılmadan önce tamamıyla ödenmiş olması halinde cezaların yarısı, ödeme hükümden önce gerçekleştirilmiş ise üçte bir oranında indirileceği düzenlenmiş olup; sanığın banka zararını kovuşturma evresinde hükümden önce ödediği gözetilerek cezasından üçte bir oranında indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde yarısı oranında indirim yapılması, 3-Sanık hakkında 7.7.2000 - 31.12.2001 tarihleri arasında bankaya ait 6.811.628.900 lirayı zimmete geçirdiğinden bahisle kamu davası açılmış ise de, 12.6.2002 tarihli müfettiş raporunda zimmet miktarı 15.513.748.900 lira olarak belirtilmiş olup; Dairemizin 7.7.2003 gün ve 2003/6788-5786 sayılı bozma ilamıyla sanığın değişen aşamalardaki savunmaları da nazara alınarak zimmete geçirilen para miktarı tereddüte yer bırakmayacak şekilde saptanmadan, eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi nedeniyle de karar bozulmuş ve mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildiğine göre 2000 yılına ait işlemlerin tespiti bakımından bilgisayar ve muavin defter kayıtları ve varsa başka belgelerin getirtilmesi suretiyle zimmet ve zarar miktarı saptanıp, gerektiğinde ek iddianame ile dava açtırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken anılan bozma gereği yerine getirilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, 4-01.11.2005 gün ve 25983 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 168.maddesinin A fıkrası ile "bu kanunun geçici maddelerindeki düzenlemeler hariç olmak üzere 18.6.1999 tarih ve 4389 sayılı Bankalar kanunu ile ek ve değişiklikleri" yürürlükten kaldırılmış olup, 5411 sayılı Bankacılık Kanunundaki düzenlemeler ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7.maddesi hükmü birlikte değerlendirilerek bir karar verilmesinin gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin, katılan vekilinin ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 04.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi