Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/411 E. , 2024/2953 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/411 Karar No : 2024/2953 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1- ... Liman İşletmeleri Anonim Şirketi 2- ... Lojistik Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Kocaeli İli, …
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/411 E. , 2024/2953 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/411 Karar No : 2024/2953 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1- ... Liman İşletmeleri Anonim Şirketi 2- ... Lojistik Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Kocaeli İli, Dilovası İlçesi, ... Mahallesi kıyı kenar çizgisinin deniz tarafında kalan alanda Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığınca yapılması planlanan "Fuar, Panayır ve Festival Amaçlı Dolgu Alanı" projesi ile ilgili olarak Kocaeli Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; uyuşmazlığın çözümü amacıyla iki çevre mühendisi, bir şehir plancısından oluşan bilirkişi heyetiyle yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun değerlendirilmesinden; proje inşaatı sırasında oluşacak toz, araç emisyonları ve gürültü düzeyleri ile ilgili gerekli hesaplamaların doğru ve bilimsel olarak yapıldığı, hesaplanan değerlerin limit değerlerin altında kaldığı, kirlilik düzeylerinin en aza indirilmesi için alınması gerekli önlemlerin yeterli olduğu, katı ve tehlikeli atık miktarları ve yönetimi ile ilgili olarak Proje Tanıtım Dosyasında (PTD) belirtilen açıklamaların yeterli ve uygun olduğu görülmüş ise de, dolgu çalışması kapsamında atık su oluşması durumunda, bu su denize sızacağından deniz canlıları açısından kirlilik oluşturacağı, bu nedenle toz önleme amaçlı kullanılacak olan atık suyun yönetimine ilişkin olarak yapılan açıklamaların bilimsel olarak yetersiz kaldığı, seçilecek olan dolgu malzemesinin kirletici içermeyeceği ve parçalanmayan malzemeden seçileceği ifade edilmiş olsa da, seçilecek malzemenin türü ve fizikokimyasal özelliklerinin PTD'de yer almadığı, kullanılacak dolgu malzemesi ile ilgili özelliklerin daha detaylı olarak verilmesinin gerektiği, PTD'de deniz ekosistemine yönelik olarak yapılacak çalışmalar ve alınacak önlemlere ilişkin açıklamaların bilimsel açıdan eksik ve yetersiz bulunduğu, sağlık ve çevre açısından değerlendirildiğinde, limana çok yakın bir rekreasyon alanı planlanmasının uygun olmadığı, eğer mevcut durumda kirlenme sağlığı etkileyecek boyutta değilse, bu durumun ölçüm ve analizlerle ortaya konulması gerektiği, mevcut durumda çevre kirliliği açısından limanda gerekli önlemlerin alınıp alınmadığının çevresel kirliliğin boyutları kapsamında PTD'de belirtilmediği, bu bakımdan ÇED raporu hazırlanarak, belirtilen hususlarla birlikte muhtemel tüm etkilerin ele alınması gerekli görüldüğünden, dava konusu "ÇED Gerekli Değildir" kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, bilirkişi raporunda yer alan PTD'de dolgu yapılacak madde ile ilgili değerlendirme yapılmadığı yönündeki tespit bakımından, PTD'de, projede kullanılması planlanan dolgu malzemesinin bölgedeki malzeme ocaklarından karşılanacağı, dolgu malzemesinin, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan (AYGM) Kıyı Yapıları Planlama ve Tasarım Teknik Esaslarına uygun malzeme seçileceğinin belirtildiği, bilirkişi raporunda deniz ekosistemine yönelik çalışmaların yetersiz olduğu ifade edilmiş ise de, ÇED Yönetmeliğinin Ek-4'te yer alan formata uygun hazırlanan PTD ile ilgili eksik bir başlığın tespit edilmediği, kaldı ki, proje ve etki alanının 05/11/2021 tarih ve 31650 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 04/11/2021 tarih 4758 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile “Marmara Denizi ve Adalar Özel Çevre Koruma Bölgesi” içinde kalması nedeniyle PTD'de "Proje Etkileri ve Ekosistem Değerlendirme Raporu"nun Bakanlığın belirlemiş olduğu formata uygun olarak hazırlatılarak, Bakanlıktan uygun görüş alınacağının taahhüt edildiği belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacılar tarafından, bilirkişi raporunda ve bu rapora dayanılarak verilen Mahkeme kararında, özellikle sağlık ve çevre açısından yapılan değerlendirmeler ile projenin çok yakınında bulunan limanlar nedeniyle mevcut durumun ölçülmesi, mevcut durumda sağlık açısından olumsuz bir durum olup olmadığının ortaya konulması gerekirken, bu hususta PTD'de herhangi bir bilgi bulunmamasının ciddi bir eksiklik olarak ortaya konulduğu, nitekim PTD'de yer verilen "Trafik Yönetim Planı"nda projeye ve yerine özgü tek bir cümlenin bulunmadığı, mevcut durumda, insanların proje sahasına gidebilecekleri bir yolun olmadığı, PTD'de "Özel Çevre Koruma Bölgesi" ilan edilen yerle ilgili tamamlanmış bir "Ekosistem Değerlendirme Raporu"nun bulunmadığı gibi, kümülatif etki değerlendirmesinin de yapılmadığı, 1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunu'nun 273. maddesi gereği, birinci sınıf gayri sıhhi müesseselerin belli bir mesafe yakınında insan faaliyetlerinin mümkün olmadığı, bu çerçevede, dava konusu karara esas alanın, iki liman arasında (batısında Belde Limanı ile 160 m. doğusunda ise kimyasal tankların, yakıt tanklarının ve tehlikeli maddelerin tahmil/tahliye edildiği ve tank silolarının bulunduğu Poliport Limanı) alan olduğu hususunun mutlaka değerlendirilmesi gerektiği, nitekim bilirkişi raporunda da sağlık ve çevre açısından değerlendirildiğinde, limana çok yakın bir rekreasyon alanının planlanmasının uygun olmadığının ortaya konulduğu, sonuç olarak dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 09/05/2024 tarihinde esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi. (X) GEREKÇEDE KARŞI OY : Dava; Kocaeli İli, Dilovası İlçesi, ... Mahallesi kıyı kenar çizgisinin deniz tarafında kalan alanda Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığınca yapılması planlanan "Fuar, Panayır ve Festival Amaçlı Dolgu Alanı" projesi ile ilgili olarak Kocaeli Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce verilen ... tarih ve ... sayılı "ÇED Gerekli Değildir" kararının istemiyle açılmıştır. Uyuşmazlıkta, her ne kadar İdare Mahkemesince; toz önleme amaçlı kullanılacak olan atık suyun yönetimine ilişkin olarak yapılan açıklamaların bilimsel olarak yetersiz kaldığı, PTD'de deniz ekosistemine yönelik olarak yapılacak çalışmalar ve alınacak önlemlere ilişkin açıklamaların bilimsel açıdan eksik ve yetersiz bulunduğu, sağlık ve çevre açısından değerlendirildiğinde, limana çok yakın bir rekreasyon alanı planlanmasının uygun olmadığı, mevcut durumda çevre kirliliği açısından limanda gerekli önlemlerin alınıp alınmadığının çevresel kirliliğin boyutları kapsamında PTD'de belirtilmediği gerekçeleriyle de işlemin iptaline karar verilmiş ise de, PTD'de atık yönetimiyle ilgili gerekli taahhütlerin verildiği, diğer taraftan, özel çevre koruma bölgesinde kalan proje alanıyla ilgili ekosistem değerlendirme raporunun hazırlatılacağının da taahhüt edildiği anlaşılmakla birlikte, PTD'de seçilecek olan dolgu malzemesinin kirletici içermeyeceği ve parçalanmayan malzemeden seçileceği ifade edilmiş olsa da, seçilecek malzemenin türü ve fizikokimyasal özelliklerinin PTD'de yer almadığı, kullanılacak dolgu malzemesi ile ilgili özelliklerin daha detaylı olarak verilmesinin gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, dava konusu projenin özellikle bir dolgu projesi olduğu dikkate alındığında, kullanılacak dolgu malzemesinin özelliklerine yer verilmeyen PTD'ye dayalı olarak verilen ÇED Gerekli Değildir kararında hukuka uyarlık bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının bu gerekçe ile onanması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.