11. Ceza Dairesi 2002/10345 E., 2004/302 K. 11. Ceza Dairesi 2002/10345 E., 2004/302 K. - ADALET VE NESAFET KURALLARI - CEZANIN KİŞİSELLEŞTİRİLMESİ - HİZMET NEDENİYLE EMNİYETİ SUİSTİMAL - TEMEL CEZANIN BELİRLENMESİ "" Hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçundan sanıklar Bülent, Fuat, Mahmut ve Eşrefin yapılan yargılamaları sonunda: TCK.nun 510, 522 ve 59. maddeleri gereğince 4'er yıl 7'şer ay hapis cezasıyla mahkûmiyetlerine dair Elazığ Üçüncü Asliye Ceza Mahkemesinden veril…
11. Ceza Dairesi 2002/10345 E., 2004/302 K. **11. Ceza Dairesi 2002/10345 E., 2004/302 K.** **- ADALET VE NESAFET KURALLARI - CEZANIN KİŞİSELLEŞTİRİLMESİ - HİZMET NEDENİYLE EMNİYETİ SUİSTİMAL - TEMEL CEZANIN BELİRLENMESİ** **"İçtihat Metni"** Hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçundan sanıklar Bülent, Fuat, Mahmut ve Eşrefin yapılan yargılamaları sonunda: TCK.nun 510, 522 ve 59. maddeleri gereğince 4'er yıl 7'şer ay hapis cezasıyla mahkûmiyetlerine dair Elazığ Üçüncü Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 13.7.2001 gün ve 1999/539 Esas, 2001/464 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar vekilleri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının bozma isteyen 16.7.2002 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle, incelenerek gereği görüşüldü: Sanıkların jandarmadaki ifadelerinde her seferinde yaklaşık 2-3 ton kadar olmak üzere 3-5 kez şeker pancarını fabrikaya götürmeden yolda sanık Bülent'e ait petrol ofisi idare binası yanına boşalttıklarını beyan etmeleri karşısında, nakliye işinde kullanılan kamyonların tonajları, boşaltma sayısı, bir seferinde jandarma tarafından tespit edilen miktarın fazlalığı ve dosya kapsamı nazara alındığında suça konu pancar değerinin pek fahiş kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden ve TCK.nun 522. maddesinin uygulanmasında 5 yıl 6 ay yerine hesap hatası sonucu 5 yıl 10 ay hapis cezasına hükmolunması TCK.nun 59. maddesinin uygulanması sonunda hükmolunan cezanın doğru olması nedeniyle tebliğnamedeki bozma düşüncelerine iştirak olunmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar vekillerinin suçun unsurlarının oluşmadığına, mahkûmiyete yeterli delil olmadığına, TCK.nun 523. maddesinin uygulanması gerektiğine, aynı yasanın 522. madde uygulamasının yerinde olmadığına yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 1- Kanun koyucu cezanın kişiselleştirilmesinin sağlanması bakımından, hakimin her olayın özelliğine ve failin kişiliğine göre gerekçesini göstererek, iki sınır arasında temel cezayı belirlenmesine olanak sağlamıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 4.6.1996 gün ve 1/123-126 sayılı ve benzer bir çok kararında açıklandığı gibi alt ve üst sınır arasındaki cezanın belirlenmesi yetkisi kullanılırken, "adalet ve nesafet" kurallarına bağlı kalınmalı, gerekçe suçun işleniş biçimi, yasaya aykırılık derecesi, tehlikenin ağırlığı, kastın yoğunluğu, suç nedenleri, sanığın geçmişi ve sosyal durumu, fiilden sonraki davranışları gibi ölçütler içinde dosya kapsamına uygun olmalı, takdirde yanılgıya zafiyete düşülmemelidir. Somut olayda TCK.nun 29. maddesinde öngörülen nesnel ve öznel ölçütler her bir sanık açısından yeterli şekilde gösterilip açıklanmadan ve sağlanan menfaatin çok çok üzerinde çıkar sağlanması halleri de gözetilmeden sanıklar hakkında cezanın en üst oranda belirlenmesi,