T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO:2025/1372 KARAR NO:2026/321 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:22/04/2025 NUMARASI:2025/91 Esas - 2025/275 Karar DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:12/02/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucund…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO:2025/1372 KARAR NO:2026/321 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:22/04/2025 NUMARASI:2025/91 Esas - 2025/275 Karar DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:12/02/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde ... poliçesi ile sigortalı bulunan davalıya ait ... plakalı aracın kusurlu eylemleri neticesinde 09/05/2019 tarihinde ... plakalı araca çarpması sonucunda aracın hasar gördüğünü, olaydan sonra polis memurları tarafından kaza tespit tutanağı düzenlendiğini, hasar ihbarından sonra müvekkili tarafından eksper tayin edildiğini, eksper raporundan sonra dava dışı sürücüye 16.443,06 TL tutarında tazminat ödemesi yapıldığını, kaza esnasında sürücü ...'ın ehliyetsiz araç kullanarak şerit ihlalinde bulunduğunu, müvekkilinin rücu hakkının doğduğunu, ödenen miktarın rücuen tahsili için davalı aleyhine takip başlatıldığını, davalının ödeme emrine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, müvekkiline ait aracın sürücüsünün asli kusurlu olmadığını, müvekkili şirket aracını kullanan şahsın ehliyet almaya hak kazanmış olması nedeniyle ehliyetsiz olduğundan bahsedilemeyeceğini, talep edilen miktarın fahiş olduğunu, davacının rücu hakkı olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacının davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile; davalının İstanbul 26. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 16.364,73-TL asıl alacak ve takip öncesi işlemiş (avans) 2.315,72 TL faiz olmak üzere toplam 18.680,45 TL üzerinden devamına,asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar avans faizi işletilmesine, davacının fazlaya dair isteminin reddine, davacının davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi isteminin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından kaldırma kararı sonrasında tesis edilen kararı ile gerekçesiz şekilde önceki kararından farklı olarak avans faizine hükmedildiğini, mahkemenin ilk kararında da isabetli bir şekilde tespit edildiği üzere, davacı tarafça huzurda görülen dava öncesinde ikame edilen ihtarname ile yasal faiz talep edilmiş olup, mezkur seçim sonrasında ticari avans faizine hükmedilmesi hukuka aykırı olduğunu,Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararında dava konusu olayın ticari iş olduğu ve avans faizi uygulanması gerektiği belirtilmişse de, faize dair seçimlik bir hakkın yenilik doğuran bir seçimlik hak olduğu ve kullanılmak sona erdiği sabit olgusu göz ardı edildiğini, bu kapsamda kaldırma kararına atıfla tesis edilen mahkeme kararının kanuna aykırı olduğu izahtan vareste olduğunu, mahkeme tarafından dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporunda yer verilen hatalı değerlendirmeler göz ardı edilmek suretiyle karar verildiğini, her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi kararında onarım faturası ile kazanın uyumu da denetlenerek raporun gerekçeli, ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu ileri sürülmüşse de yine gerek yargılama aşamasında gerekse istinaf başvurusu kapsamında ileri sürülen itirazlarının incelenmediğini, denetime elverişsiz ve gerekçesiz kanaatlerle hüküm tesis edildiğini,müvekkil şirket aracını sevk ve idare eden sürücünün sürücü belgesi bulunmaması, kazanın meydana geliş biçimi itibari ile önem arz etmediği gibi ehliyet kazanmaya hak kazanmış olduğu hususu da gözetilmediğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Davalıya ait ...plakalı araç davacı sigorta şirketi 25.09.2018/2019 tarihli ... poliçesi ile sigortalıdır. Trafik sigortalı ... plakalı araç ile ... plakalı araç arasında 09/05/2019 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında ... plakalı araçta maddi hasar oluşmuş, bu hasar bedelini ödeyen davacı sigortalı araç sürücüsünün ehliyetsiz olması nedeniyle eldeki davayı açmıştır.Mahkemece ilk verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 25/11/2024 tarih, 2022/729 Esas ve 2024/1972 Karar sayılı kararı ile " ... 09/05/2019 tarihli maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağının "Sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracı ile ...caddesi üzerinden ... caddesine dönüş yapmak istediğinde aracının sol ön köşe kısımları ile ... caddesi üzerinden seyir halindeki ... plakalı aracın sol ön köşe kısımlarına çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, bu kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'ın 2918 sayılı KTK'nun 84/g (şeride tecavüz etme), ... plakalı araç sürücüsü ...'in 2918 sayılı KTK'nun 52/1-a (araçların hızını kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken ... yapım ve onarım alanlarına girerken azaltmamak) kusurunu ihlal ettiği kanaatine varıldığı" şeklinde düzenlendiği, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın sürücü belgesinin "yok" olarak belirtildiği görülmüştür.Somut olayda kaza tarihinde sigortalı araç sürücüsü olan ...'ın sürücü belgesinin bulunmadığı, ... adına kaza tarihinden sonra 13/05/2019 tarihinde sürücü belgesi tahsis edildiği dosya kapsamından anlaşılmakta olup bu husus çekişmesizdir. Kaza tarihine göre sigortalı araç sürücüsünün ehliyetsiz olması nedeniyle rücu koşulu oluştuğundan sonradan ehliyet alınması rücu hakkını ortadan kaldırmayacaktır. ...Somut olayda davacı sigorta şirketi, karşı aracın onarım ve tamir masrafları için 3. kişiye yaptığı ödemenin, sigortalı araç sürücüsünün ehliyetnameye sahip olmaması nedeniyle rücuen tahsilini talep etmiş olmasına, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan kusur-hasar bilirkişi raporunda kaza tespit tutanağı, kaza mahalli, araçların çarpma noktası değerlendirilerek, kaza görüntüleri de izlenerek ehliyetsiz olan sigortalı araç sürücüsü ...'ın, 2918 sayılı KTK'nın 36, 53/b-3, 57/a, 57/b-1, 57/b-5 84/h ile Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 157/a-8 maddesinde belirtilen kurallara uymaması nedeniyle asli ve %75 oranında kusurlu olduğunun tespit edilmiş olmasına göre (kaza tespit tutanağında da aynı kuralları ihlalden kusurlu olduğu) kusura; Hasara uğrayan ... (...) plakalı aracın fotoğrafları, çarpma noktasına göre hasarlı parçaları (hasarının ön sol köşe kısımlarından olduğu, çarpışmanın şiddeti ile aracın savrulduğu ve hava yastıklarının açılmış olduğu, şase ve mekanik kısımlarından da hasarının olduğu görüldüğü) açıklanarak onarımı yapan firma tarafından düzenlenen fatura incelenerek ve kaza ile uyumu da denetlenerek, aracın hasarlı parçaları dikkate alınarak konusunda uzman bilirkişi tarafından ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli olarak hazırlandığı anlaşıldığına hasara ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. İlk Derece Mahkemesince rücu edilecek maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Davacı tarafından talep edilen alacak likit (muayyen, belirli) olmayıp, gerçek zararın ve varsa miktarının tespitinin saptanması, yargılama ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasını gerektirmektedir. Bu nedenle, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Ödeme emrinde ve dava dilekçesinde avans faizi talep edilmiştir.Kazaya sebebiyet veren... plakalı aracın maliki olan davalı sigortalı tacirdir. Dava, ticari şirketler arasındaki iş ve işleme dayalı olarak açıldığından TTK'nın 3. maddesi uyarınca ticari iş niteliği taşımasına göre ticari işlerde uygulanması gereken avans faiz uygulanması gerektiğinden hükmedilen tazminat miktarı üzerinden davalının temerrüt tarihi ile takip tarihi arasında işlemiş faizin, avans faiz olarak hesaplanması için bilirkişi raporu alınması gerekirken HMK’nın 26. maddesine ve talebe aykırı biçimde yasal faize hükmedilmesi eksik incelemeye dayalı olmuştur."gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.Davalı vekilinin kusur, onarım faturaları ve ehliyetsizliğin kazanın meydana gelmesinde etkili olup olmadığına ilişkin istinafları dairemizin 25/11/2024 tarih, 2022/729 Esas ve 2024/1972 Karar sayılı kararı ile değerlendirildiğinden aynı konularda yeniden bir değerlendirme yapılmamıştır.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; İlk derece mahkemesince dairemiz kararı doğrultusunda; kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın maliki olan davalı sigortalının tacir olduğu, dava, ticari şirketler arasındaki iş ve işleme dayalı olarak açıldığından TTK'nın 3. maddesi uyarınca ticari iş niteliği taşımasına göre ticari işlerde uygulanması gereken avans faiz uygulanmasında usul ve yasaya aykırılık yoktur.Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 1.276,06 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 660,66 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.12/02/2026