Başvuru, özel hayat kapsamında kalan eylemi gerekçe gösterilerek başvurucunun naklen atanması nedeniyle özel hayata saygı hakkının; atama işleminin iptali istemiyle açılan davanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, özel hayat kapsamında kalan eylemi gerekçe gösterilerek başvurucunun naklen atanması nedeniyle özel hayata saygı hakkının; atama işleminin iptali istemiyle açılan davanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 20/7/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) ile erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Ankara Millî Eğitim Müdürlüğünde ilköğretim müfettişi olarak çalışan başvurucu hakkında birtakım isnatlar nedeniyle disiplin soruşturması başlatılmıştır. Bu kapsamda "bir siyasi partinin kongresine katıldığı, devamlı alkol aldığı için görevine sık sık geç geldiği, bazen grup çalışmalarına katılmadığı, başkanlıkça düzenlenen genel kurul toplantıları ve seminer çalışmalarının sonuna gelerek imza attığı, teftiş için gittiği kurumun telefonlarını özel işleri için kullandığı, eşinin dostunun işlerini takip ettiği, teftiş için gittiği kurumların müdür odasında veya müfettişler için ayrılan odada saz temin ettirerek çaldığı ve şarkı söylediği, öğretmen teftişi için öğretmenin en az iki saat dersini izlemesi gerektiği halde izlemeden dersin ortasında derse girip öğretmenin kimliğini alıp çıktığı ve daha sonra yüksek puanlar vererek durumu kurtarmaya çalıştığı" şeklinde iddialar ileri sürülmüştür. Bunun yanında "teftiş için gittiği kurumlarda Atatürk, devlet, askerler ve polisler aleyhinde veya siyasi içerikli konuşmalar yaptığı, bayan idarecilere Barış Annelerine destek olmaları yönünde baskı yaptığı, inceleme ve soruşturma raporlarını bir başkasına yazdırdığı, ifadeleri başkalarına aldırdığı, öğretmen teftiş formlarını başkalarına doldurttuğu, yemek için gittiği lokantalarda müfettişin itibarını düşürecek şekilde küçük pazarlıklar peşinde olduğu ve yersiz tartışmalara girerek eğitim camiasını küçük düşürdüğü, teftiş bölgesi Ş. S. Lisesinde görev yapan S. isimli dul bir bayan öğretmenle sık sık bir araya geldiği, hoş olmayan davranış ve ilişki içinde olduğu, sık sık gruptan ayrılarak bu bayanla içki içmeye gittikleri" şeklinde başvurucu aleyhinde başkaca isnatlarda bulunulduğu da anlaşılmaktadır. Başvurucunun meslek ve özel yaşantısına ilişkin ileri sürülen iddialarla ilgili olarak Millî Eğitim Bakanlığı başmüfettişlerince 26/4/2004 tarihli soruşturma raporu hazırlanmıştır. Anılan rapor doğrultusunda başvurucunun kınama cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Başvuruya konu 3/9/2004 tarihli işlem ile de başvurucunun Erzurum İl Millî Eğitim Müdürlüğüne ilköğretim müfettişi olarak atanmasına karar verilmiştir. Bunun üzerine başvurucu, atamasının yapıldığı yeni görevine başlamak üzere Ankara İl Millî Eğitim Müdürlüğü ilköğretim müfettişliği görevinden 27/9/2004 tarihinde ayrılmıştır. Diğer yandan başvurucu, kınama cezasına itiraz etmesine rağmen itirazının reddedildiğini ancak yasal mevzuat gereği kınama cezasına karşı dava açamadığını belirtmiştir. Başvurucu, atama işleminin iptali istemli 20/9/2004 tarihinde dava açmıştır. Ankara İdare Mahkemesi (Mahkeme) 18/10/2005 tarihinde davanın reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesi şöyledir: "Bu durumda, hakkında yapılan disiplin soruşturması sonucu ileri sürülen iddiaların bir kısmının sübut bulması üzerine kınama cezası ile tecziye edilen davacı hakkında tesis edilen atamanın, soruşturma raporu doğrultusunda oğlunun özür durumu da dikkate alınarak tesis edildiği gözönünde bulundurulduğunda anılan Kanun ve Yönetmelik uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir." Başvurucunun yürütmeyi durdurma talepli olarak temyiz istemi üzerine Danıştay İkinci Dairesinin (Daire) 27/11/2006 tarihli kararı ile dava konusu işlemin yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmiştir. Bu karar sonrasında başvurucunun yeniden Ankara İl Millî Eğitim Müdürlüğü emrine ilköğretim müfettişi olarak atamasının yapıldığı ve anılan göreve 24/1/2007 tarihinde başladığı anlaşılmaktadır. Temyiz incelemesi sonucu karar Dairenin 9/3/2007 tarihli kararıyla bozulmuştur. Karar gerekçesinde; başvurucuya isnat edilen eylemlerin birçoğunun sübuta ermediği gibi sübuta erdiği ileri sürülen eylemlerle ilgili olarak alınan tanık ifadelerinden de bu iddiaların gerçekleşmediği, görevini gereği gibi yapamadığı ve başarısız olduğuna ilişkin yeterli bir saptama bulunmadığı, ayrıca disiplin yönünden aldığı kınama cezasının görev yerinin değiştirilmesini gerektirir nitelikte olmadığı görüldüğünden dava konusu işlemde sebep ve maksat unsurları yönünden hukuka uyarlık görülmediği açıklanmıştır. Davalı Millî Eğitim Bakanlığının karar düzeltme talebi Dairenin 14/11/2007 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Dairenin bozma kararı üzerine Mahkeme 24/1/2008 tarihli karar ile bozma kararına uymayarak davanın reddi yönündeki ilk kararında direnmiştir. Başvurucunun temyizi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun (Kurul) 11/3/2013 tarihli kararı ile kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu, ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı gerekçesiyle direnme kararının oyçokluğuyla onanmasına hükmedilmiştir. Altı üye karara muhalif kalmıştır. Muhalif üyeler karşıoy görüşlerinde, Dairenin bozma kararında belirtilen gerekçeyi tekrar etmişlerdir. Başvurucunun karar düzeltme talebi de Kurulun 9/2/2015 tarihli kararıyla oyçokluğuyla reddedilmiştir.Nihai karar22/6/2015 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edilmiştir. Başvurucu tarafından 20/7/2015 tarihinde bireysel başvuru yapılmıştır. Başvuru konusu olaya ilişkin 26/4/2004 tarihli soruşturma raporunun Anayasa Mahkemesine gönderilmesi istenmiş ancak Millî Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından ilgili soruşturma raporu gönderilmemiştir. Ankara İdare Mahkemesince gönderilen dosya evrakı içinde de söz konusu soruşturma raporunun bulunmadığı anlaşılmıştır. A. Ulusal Hukuk 23/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Memurların kurumlarca görevlerinin ve yerlerinin değiştirilmesi" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şu şekildedir:"Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler. ..." 657 sayılı Kanun'un "Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısımları şöyledir:"Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: ...B - Kınama : Memura, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir.Kınama cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak,...d) Hizmet dışında Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak,..." 13/8/1999 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan 23785 sayılı mülga Millî Eğitim Bakanlığı İlköğretim Müfettişleri Başkanlıkları Yönetmeliği'nin "Hizmetin gereği olarak yapılacak yer değiştirme" kenar başlıklı maddesinin (b) bendi şöyledir:"Başkan, başkan yardımcıları, müfettişler ve müfettiş yardımcılarından, haklarında yapılan soruşturma sonucu görev yerlerinin değiştirilmesi kamu veya kendi yararı bakımından gerekli veya uygun görülenler ile iki kez üst üste olumsuz sicil alanların görev yerleri, bulunduğu il ve bölge hizmetini tamamlayıp tamamlamadıklarına bakılmaksızın aynı hizmet bölgesine ya da görev yapmadıkları başka hizmet bölgesine dahil bir il olacak biçimde Bakanlıkça değiştirilir."B. Uluslararası Hukuk İlgili uluslararası hukuk için bkz. Namet Sevinç (B. No: 2015/9155, 10/1/2019, §§ 16-24) ve Sevilay Sümer (B. No: 2016/7091, 18/7/2019, §§ 40-46) başvuruları hakkında verilen kararlar.