3. Ceza Dairesi 2022/10754 E. , 2023/1751 K. İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2016/193 E., 2017/151 K. SUÇ : Terör örgütü propagandası yapmak HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi ile 527…
**3. Ceza Dairesi 2022/10754 E. , 2023/1751 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2016/193 E., 2017/151 K. SUÇ : Terör örgütü propagandası yapmak HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine anılan Kanun’a eklenen 5 inci maddenin birinci fıkrasının (f) bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz edildiği, 5271 sayılı Kanun’un 260 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.11.2016 tarihli ve 2016/230 Esas, 2016/432 sayılı Kararı ile sanık hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 7 nci maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilip duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.01.2017 tarihli ve 2016/193 Esas, 2017/151 sayılı Kararı ile Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.11.2016 tarihli ve 2016/230 Esas, 2016/432 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca kaldırılarak; sanık hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan 3713 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının birinci ve ikinci cümleleri, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 4 ay 3 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 05.02.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1.Söz konusu paylaşımların birçoğunun sanık tarafından yapılmadığına, 2.Söz konusu paylaşımların haber verme sınırlarını aşmayan, eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları olduğuna, 3.Mahkûmiyet kararının bozulmasına, 4.Temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü ‘.. Tüm soruşturma evrakı kapsamından; ...'nun kendisine ait Facebook sayfasında paylaşımları herkesin görebileceği şekilde ; 19 Nisan 2014 günü saat 06:56 da "Meskan Kalekol Direnişinde Başarı Mesken Dağı'nda karakol yapımına karşı 11 ... süre nöbet direnişi zaferle sonuçlandı. Hakkari Valisi'nin geri adım atması sonucu, BDP il Örgütü eylemi şimdilik sonlandırıldı. (Hakkari)- (Çukurca) yolunun 45.inci kilometresinde bulunan Meskan Dağı'na, kalekol inşa edileceği bilgisi üzerine 6 nisan da BDP'nin çağrısı ile dağa yürüyen halk, Meskan'ın eteklerine çadır kurarak direniş başlattı. Yıllarca askerin gireceği Zap Vadisi'ndeki dağa, çatışmasızlık ortamının rahatlığıyla karakol yapıldığına dikkat çeken bölge halkı, yine eski günlere dönmemek için Meskan'da 10 ... boyunca gece gündüz nöbet tuttu. Halkın 14 Nisan 'da zirveye çıkması üzerine günlerdir kimseyi muhatap almayan Hakkari Valisi Kalkan, Colemerg belediye Eşbaşkanları ve bazı çevreler ile gerçekleştirdiği görüşmede, askerlerin bir süre sonra bölgeden çekileceğini de bildirdi. Eylemlerinin başarı ile sonuçlandığına vurgu yapan BDP il yönetimi ise, herhangi bir askeri hareketlilik halinde yeniden eylemselliğe geçeceklerinin altını çizdi. "şeklinde, paylaşımda bulunduğu; 28 Haziran 2014 günü saat 13:55 'de 07 Haziran 2014 günü Diyarbakır ili Lice ilçesinde yapımı devam eden Kalekol inşaatını yaptırmak istemeyen PKK/ KCK Terör örgütü sempatizanlarınca yapılan engelleme eylemleri esnasında çıkan olaylar sonucu ölen ve bu doğrultuda hakkında açık kaynak haberleri bulunan B.A. isimli şahsın cenazesi ile ilgili " Licede Katliam Var" başlıklı ve " Asker tarafından katledilen B.A'nın ablası, cenazeye gelen gerillaya sarıldı" metin yazısı ve konuyla ilgili fotoğraf paylaştığı; 04 Ekim 2014 günü saat 00.18 de üzerinde Ülkesini İşid'in kötülüklerin'den korumak isteyen yürekleri cesur birer melek onlar. " Kekik, reyhan ve kaçak tütün kokusu taşırdı rüzgar, Alçak damlı evlerin yüksek küçük pencerelerinden soluk ışıklar yağıyordu geceye, köpek havlamaları korkulara karışır kaygıları beslerdi, sonra dağlardan kurşun seseleri gelirdi, belirli belirsiz namlunun ucunda çırpınırdı yürekler ağıtlar yankılanırdı dağlara doğru kapılar kırılır, talan edilirdi sevdalar umutlar ve insan olan ne varsa.. Ve kan akardı derelerimizden; zilan, munzur 33 kurşun, newala qasaba ve ülkenin bütün derelerinde... O iklimde kalırdı acılar duymazdı bir Allah'ın kulu çığlığımızı ve dağlara sevdalanırdık karabasan gecelerin sabahlarında direnmek kalırdı kürde yaşamanın bir başka adı direnmekti..." yazılı PKK/KCK/YPG terör örgütü mensuplarına ait olduğu anlaşılan fotoğrafı paylaştığı 09 Ekim 2014 günü saat 06:37 de" Hizbulkontralar yine iş başında AKP hükümeti kirli işlerini yaptırmak için yine özel savaş yöntemlerini devreye koydu. İkigün içerisinde toplam 23 vatandaş yaşamını yitirdi birçok doğu kentinde bırakmıyor çatışmalar birçok kentte devam ediyor. YPG-YPJ güçleri tüm olumsuzluklara rağmen göğüs göğse çatışmalarla işite soluk aldırmıyor. İşte size güçlü Türkiye'nin sarsılmaz sokakları." yazılı fotoğrafı paylaştığı; 13 Ekim 2014 günü saat 06:57'de "Gezi ruhunun son döneme katkılarını vurgulamakta fayda var. Bir kesim kürtlerin omuz omuza mücadeleyi gurlarına yediremezken, büyük bir bölüm gezi direnişçisi, gezi ruhunun hakkını vererek alanlara indi. Mevcut mücadelenin bir parçası olduğunun farkında. Yine alanlarda bu çok renkli dayanışma karakteri güçlendiriyor ve topluma umut veriyor. Eğer bu toplum bir devrimi göğüsleyecekse tek bir kesimin eliyle bu olmayacaktır. İnsanım diyen her kesim sokaklarda devrim için saldırıları göğüslemesi topluma özgürlüğe daha da yaklaştırıacaktır. Türk halkı ve duyarlı devrimci güçler, Kardeşleri ile omuz omuza rejime karşı yürüyüşünü gerçekleştirmeli. Bu ruhun ilk kobani şehitidir. Kürt yoldaşları ile İŞİT e karşı savaştı ve kahramanca şehit düştü. Ali İsmail Kormaz, Berkin ve diğer gezi şehitlerinin anılarına bağlı kalmanın tek yolu uluslar arası emperyalizme karşı, uluslar arası dayanışmadır. İşte bu ruh kobaniye direniş iradesi vermektedir." yazılı fotoğrafı paylaştığı; 02 Kasım 2014 günü saat 07:25 de "MERSİN 1 KASIM KOBANİ GÜNÜ " başlıkla PKK/KCK Terör örgütü teröristbaşı ...'a ait fotoğrafların basıldığı bayraklarında bulunduğu fotoğrafı paylaştığı; 23 Mart 2015 günü saat 08:34 de " Kobanili Ciwan dan Arin Mirkan A selam" başlıklı fotoğraf paylaşımında bulunduğu paylaştığı fotoğrafta küçük bir kız çocuğunun elinde bulunan fotoğrafın PKK/KCK terör örgüt mensubu olduğu şüphelinin bu paylaşımı ile PKK/KCK terör örgütünün propagandası yaptığı ; 12 Nisan 2015 günü saat 07:32 de " Dün Diyadin De olanlar "başlığı ile " Arkadaşlar olayı baştan sona anlatacağım! Bugün tendürek dağında bahar şenliği ve fidan dikme etkinliği olacaktı, sabah erken saatte eski Diyadin ilçe başkanımız C.B. ve meyader temsilcimiz C.İ. hazırlıkları yapmak için tendürek dağına gitmişler saat 05:00 sularında asker bölgeye yerleştirimiş bu sırada helikopter askerleri indirirken iki sivil arkadaşımıza ateş açmış Cezmi arkadaş şehit düşmüş ve bir gerilla arkadaş onları korumak için aşağı inerken o da şehit düşmüş cenap arkadaş ise yaralı, bizde bu olay üzerine oraya gitmeye karar erdik saat 09:00 sularında diyadinin gurdika köyüne vardık ve asker önümüzü kesti yukarı çıkmamıza engellemeye çalıştılar, konuşmalarda fayda etmeyince bizlere saldırmaya başladılar. Bizde yaya olarak dağa vardık ve olay yerine vardık. İlk karşılaştığımız 8 askerin yerde yaralı olduğuydu ve eskerler bize şunları dedi; bizi devlet burada ölüme gönderdi siz olmasınız hepimiz ölürdük, mevziden çıkamıyoruz çıktığımız gibi vuruyorlar bizi kurtarın, buradan çıkar çıkmaz silahları bırakacağız diyorlardı, bizlerde yaralı askerleri alıp aşağıdaki askerlere teslim ettik ve söz verdiler biz sizin cenazenizi bırakacağız diye ama sözlerini tutmadılar cenazeyi bırakmadılar gaç bombalarıyla saldırıp bir arkadaşı yaralayıp birini gözaltına aldılar. Olay medyanın sapıttığı haberlere inanmayın o askerlerin arkadaşlarımızın elinde görüntüleri var" şeklinde paylaşımda bulunduğu ; 17 Eylül 2015 günü saat 13:18 'de "Doğuda operasyonlar devam ediyor. Şehit düşmüş gerillaların mezarları etkisiz hale geçiriliyor. Oooooo bu hiç aklıma gelmemişti. Şehit gerillalardan bile korkan bir Kahraman Türk Ordusu..." şeklinde paylaşımda bulunduğu 24 Eylül 2015 günü saat 11:13 de "Arkadaşlar şu yaşadığımız yakın tarihi bir gözden geçirin. Şu bitti bitiyor safsatalarını da kaç defa dinleyeceksiniz. Hatta kaçıncı kez buna inanacaksınız. Bitti bitiyor dedikleri PKK ortadoğu da dört farklı parçada çok yoğun bir mücadele yürütülürken büyümeye de devam ediyor. Lütfen çocuk olmayın. Biten bir şey varsa o da Tayyip..." şeklinde paylaşımda bulunduğu 01 Eylül 2015 ... ve saat 09:16 da "Tayyip iki bin civarında Gerillanın öldürüldüğünü halka yutturmaya çalışırken bir taraftan da Gerilla için yapılmış anıt mezarlarına uçak, helikopter ve tank ile saldırıyor. Şehit gerillaların cenazelerini bir kere daha öldürmüş gibi göstererek envanterini genişletiyor. Batı da halk hakikaten PKK'NIN bittiğini düşünüyor. abi bu kafayı merak ediyorum. Adam uçakla mezarlığa saldırıyor. Yuh kardan ulaşım çok zor demek ki..." şeklinde paylaşımda bulunduğu . 08 Ekim 2015 günü " işit ten ne farkı var bu ordunun biri bana izah etsin. Bismil de öldürülen dört gencin kafaları kesilmiş." şeklinde paylaşımda bulunduğu 10 Ekim 2015 günü saat 10:40 da " Kim terör örgütü? Ne zaman halk bir araya gelse, en demokratik haklarını savunmaya çalışsa tam ortasında bombalar patlıyor. Barış mitinginde bomba patlatarak kitleyi, muhalefeti sindirmeye çalışıp, muhalefetin siyaset yapmasına müsaade etmeyen bir devlet terörü karşısında kendini savunmak ne zamandır. Hangi hukuk içerisinde terör ilan edilebilir. Devlet terörüne karşısında iradesini mücadeleden yana kullanmayanalar ve bizlere saldıran zihniyete bir kere daha soruyorum. Siyaset yollarına bombalar döşeyen bir devlet ile susarak nasıl mücadele edebilirsin. Bu saldırı Barış talebine ve PKK nin tek taraflı ateşkes çağrısına karşı verilmiş bir cevaptır. " şeklinde paylaşımda bulunduğu 13 Ekim 2015 günü saat 08:13 de " ... taraflı ateşkeş kararımız uygulanacak, ŞEHİTLERİMİZİN ANISI GEREĞİ EYLEMSİZLİĞİ BOZMAYACAĞIZ Tam da eylemsizliğin ilan edileceği ..., böylesine hunharca eşine ender rastalnır bir şahvetle barış isteyen insanların canına kıyılmıştır. Elbette ki bu saldırılar karşılıksız kalmayacaktır ama bunların birincil amacının eylemsizlik süresini bozmak olduğu görülmemiştir. Nasıl ki suruç'ta katliam yapıp, ardından 24 Temmuz günü topyekun savaşı başlatılırsa , şimdi de bu katliamla eylemsizlik süresini bozmak istiyorlar. Bu değerli ve güzel insanların kanlarını dökerek bizlere ulaştırdığı vasiyeti doğru okumak durumundayız. Biz onların vasiyetinin gereği olan eylemsizlik süresini tereddüde düşmeden yürüterek onlara cevap olmak zorundayız. Bu anlamda eylemsizlik sürecini bozmayacağız. Bu tutum, onların anısını yaşatmak ve bu katliamın hesabını daha kapsamılı bir biçimde sorabilmek için gerekli olan bir tutumdur, " şeklinde paylaşımda bulunduğu 13 Kasım 2015 günü saat 09:42 'de yapmış olduğu yazılı ve görsel paylaşım " Silvan canı pahasına Özgür ve Eşit yaşamak istiyor. Türkiye'de devrim bir maraton ise ilk yüz metresini en hızlı Deniz Koştu, son kırk yılını kürt halkı omuzladı en çok Türk halkı sessiz kaldı"şeklinde paylaşımda bulunduğu 09 Ocak 2016 günü saat 07:56'da " Şırnak'ta 04 Ocak gecesi öldürülen iki gencin cenazesi günlerdir polis saldırısı ve engellemesi sebebiyle vuruldukları yerden alınamıyor. Polis cenazelerin bulunduğu alanı sürekli ateş altında tutarak, kar yağışının tutarak, kar yağışının devam ettiği kentte 2 gencin bedeni kar altında kaldı"şeklinde paylaşımda bulunduğu 15 Ocak 2016 günü saat 09:05'de "Kürt katliamına ortak olmak istemeyen 23 Asker istifa etti. " şeklinde paylaşımda bulunduğu 08 Şubat 2016 günü saat 08:25'de yapmış olduğu yazılı ve görsel paylaşım " Kürt sorununu, Kürtleri yok ederek çözmeye çalışan Türk Hükümeti gerçeği"şeklinde paylaşımda bulunduğu 08 Şubat 2016 günü saat 12:25'de "12 gündür ağır ağır, işkence edilen ve dün devlet eliyle yakılarak katledilen vahşet bodrumunda ki Kürt siyasetçiler, gözü dönmüş, kana susamış faşist guruhun sunak taşına yatırıldılar." şeklinde paylaşımda bulunduğu 19 Şubat 2016 günü saat 18:55'de " BASINA VE KAMUYUNA ANKARA'DA FAŞİST TC DEVLETİNİN KALBİNE VURDUK 17 Şubat 16 günü akşam saat 18:30'da Ankara Merasim sokakta faşist ordusunun konvoyuna yönelik TAK olarak gerçekleştirdiğimiz fedai intikam eyleminde yüzlerce faşist Türk subayı öldürülmüştür. Eylem Tak kuvvetlerimize bağlı ÖLÜMSÜZLER TABURU SAVAŞÇISI, kürk halkının yiğit evladı .. (..) Yoldaş tarafından patlayıcı yüklü aracın patlatılması suretiyle gerçekleştirilmiştir. Bu eylem cizre 'de bodrumlarda hunharca katledilen savunmasız, yaralı sivil insanlarımızın intikamı için yapılmıştır. Tüm herkes şunu bilsin ki bunun sorumlusu yaralı insanlarımızın yakılması talimatını verenlerdir. Savaşta hiçbir kural tanımayan, halkımızın yaşadığı şehirleri yerle bir eden faşist Erdoğan - AKP çetesi bu ateşin kendilerini yakacağı da bilmelidir. TAK olarak daha önceden ilan ettik; Kürt halkına yönelecek her türlü saldırının hesabını soracağız. Kürk halkına yaşatan her acının intikamını misliyle alacağız. Bu ... Erdoğan ve onun çetesi, yaptığımız eylemi çarpıtarak farklı yansıtmaya çalışmaktadır. Kürk halkının her direnişinin terörize ederek yeni katliamlara zemin yaratma çabası ve yalanı bir kez daha ortaya çıkmıştır. İlk andan bu yana eylemi farklı gruplara mal ederek, Kürk halkının büyük bedeller ödeyerek elde ettiği kazanımlara karşı DAİŞ eliyle elde edemeyeceği, uluslar arası güçleri manüple ederek elde etmeye çalışmaktadır. Bu güne kadar yaptığımız tüm eylemlerin sorumluluğunu üstlendik. Kürk halkının savaş örgütü TAK, sahip olduğu savaş kapasitesiyle her türlü eylemi kendi öz gücüyle yapacak güçtedir. İNTİKAM, evinde sokak ortasında katledilen yiğit Kürt anaları için! İNTİKAM, daha anne karnındayken katledilen masum kürt bebekleri için! İNTİKAM, BODRUM DA HUNHARCA KATLEDİLİP YAKILAN ONURLU TÜM Kürt insanlığı için! ZİNAR YOLDAŞ ÖLÜMSÜZDÜR! YAŞASIN BAŞKAN APO! YAŞASIN TAK! "şeklinde paylaşımlarda bulunduğu ; 01 Mart 2016 günü saat 08:04'de " çocuklar öldürüleceğinin farkında ama biz insanlıktan çıktığımız henüz fark etmedik.. Sur dan gelen son measj çocuklar bakır tellerle isimlerini yazıp boyuna asmış..! yanarak ölürlerse tanınsınlar diye.."şeklinde paylaşımda bulunduğu; şüphelinin yukarıda belirtilen paylaşımları kendisine ait herkese açık Facebook sayfasından yapmak suretiyle, PKK/KCK terör örgütünün propagandasını yapmak suçunu işlediği iddia edilmiştir. Sanık savunmasında;Ben paylaşımlarımı barış için yaptım, terör örgütü PKK ya propoganda amaçlı yapmadım. Ben bunları yaparken de amacım devletin yanlışlarını göstermekti şeklinde atılı suçu kısmen ikrar ettiği, böylelikle 01.05.2016 tarihli Facebook çözüm tutanağında ayrıntıları tespit edildiği üzere sanığın 2014 yılından çözüm tutanağının yapıldığı 2016 Mayıs ayına kadar çok fazla sayıda PKK/KCK terör örgütünün propagandası yapan paylaşımlarda bulunduğu paylaşım yapılan süre ve paylaşımların içeriği ve sanığın iki yıl boyunca aynı şekilde terör örgütleri lehine paylaşımlarda bulunması, paylaşımların içeriğinde açıkça devletin teröristlere karşı yaptığı operasyonları katillik olarak gösterilerek teröristlerin ise kahraman olarak ilan edilmesi, yine paylaşımlarda geçen Ankara garı saldırısını yapan teröristin resimlerinin paylaşılarak ANKARA'DA FAŞİST TC DEVLETİNİN KALBİNE VURDUK 17 Şubat 16 günü akşam saat 18:30 da Ankara Merasim sokakta faşist ordusunun konvoyuna yönelik TAK olarak gerçekleştirdiğimiz fedai intikam eyleminde yüzlerce faşist Türk subayı öldürülmüştür içeriğinin geçtiği yine aynı ve benzer paylaşımlarda bu saldırı sonucu yüzlerce masum vatandaşımızın terör saldırısı ile öldürülmesine rağmen sanığın yaptığı paylaşımda İNTİKAM, daha anne karnındayken katledilen masum kürt bebekleri için! İNTİKAM, BODRUM DA HUNHARCA KATLEDİLİP YAKILAN ONURLU TÜM Kürt insanlığı için! ZİNAR YOLDAŞ ÖLÜMSÜZDÜR! YAŞASIN BAŞKAN APO! YAŞASIN TAK! "şeklinde paylaşımlarda bulunduğu Bu paylaşımların içeriğine bakıldığında sanığın terör örgütü propagandasını çok yoğun bir kast ile neredeyse bir örgüt üyesi gibi yaptığı, sanığın geçmişindede terör örgütü PKK üyeliği suçundan Erzurum DGM'nin 1997/536 esas nolu dosyasından mahkumiyetinin bulunması bu dosya içeriğinde sanığın 5-10 yıl boyunca dağlarda asker ve polisimizle terör örgütü PKK saflarında çatışmalara katıldığı, yine sanığın Taşucu Meslek Yüksek Okulundaki öğrencilerden terör örgütü PKK sempati duyan öğrencileri organize ederek karşı gurup öğrencilerle çatıştırdığı yönünde bilgiler bulunması, dosyada mevcut mahkumiyet ilamları, arama ve el koyma kararları, sorgu zaptı ve tüm dosya kapsamından sanık ...'nun üzerine atılı "terör örgütü propagandası yapmak" suçunu işlediği sabit olduğundan 3713 sayılı Yasa'nın 7/2 nci maddesi gereğince cezalandırılmasına kısa kararda açıklanan nedenlerle teştiden cezalandırılarak sanık hakkında TCK 62 nci maddesinin uygulanmamasına karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.’ B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü ‘Sanık ...'nun kendisine ait herkese açık facebook sosyal paylaşım sitesine ait sayfasında; Silifke Cumhuriyet Başsavcılığının 20.05.2016 tarihli iddianamesinde ayrıntıları belirtilen tekrardan kaçınma amacıyla yeniden yazılmayan 19 Nisan 2014, 28 Haziran 2014, 04 Ekim 2014, 09 Ekim 2014, 13 Ekim 2014, 02 Kasım 2014, 23 Mart 2015, 12 Nisan 2015, 17 Eylül 2015, 24 Eylül 2015, 01 Eylül 2015, 08 Ekim 2015, 10 Ekim 2015, 13 Ekim 2015, 13 Kasım 2015, 09 Ocak 2016, 15 Ocak 2016, 08 Şubat 2016, 19 Şubat 2016, 01 Mart 2016, 02 Mart 2016 tarihli paylaşımları yaptığı, sanığın ikrarı ve soruşturma evrakı içinde bulunan 01.05.2016 tarihli facebook inceleme tespit ve çözüm tutanağı ile tüm dosya kapsamıyla sabittir. Dairemizin bu kabulünden sonra terör örgütü propagandası suçu hakkında kısaca bilgi vermek gerekirse; 3713 sayılı Terör Mücadele Kanunun 7/2 nci maddesinde düzenlenen Terör Örgütü Propagandası suçunun oluşabilmesi için herşeyden önce propaganda kabul edilecek bir söz ya da davranışın varlığı gerekip, bir eylemin propaganda olarak kabul edilebilmesi için terör örgütü ile ilgili öğreti, düşünce veya inancı başkalarına tanıtmak, benimsetmek veya yaymak amacıyla yapılmış olması şarttır. Bu koşulu taşımayan söz ve davranışlar propaganda olarak nitelendirilemez. Eylemin TMK 7/2 nci maddesi kapsamında kabul edilebilmesi için terör örgütünün cebir şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek şekilde, veya terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini övecek şekilde, veya terör örgütünün cebir şiddet veya tehdit içeren yöntemlerine başvurmayı teşvik edecek şekilde yapılması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla işlenen fiil terör örgütü ile ilgili olmakla birlikte bu örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerine ilişkin değilse, işlenen fiil terör örgütü ile ilgili bu örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemleri ile ilişkin olmakla bu yöntemleri bir başkasına tanıtmak, benimsetmek ve yaymak amacıyla işlenmiyorsa, işlenen fiilin konusu terör örgütü ile ilgili bu örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemleri ile ilişkin olmakla birlikte bu yöntemleri meşru gösterecek, övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek nitelikte değil ise TMK 7/2 nci maddesinde düzenlenen terör örgütü propagandası suçunun işlenmesi söz konusu olmaz. Sanığın yapmış olduğu; 19 Nisan 2014 tarihli "meskan kalekol direnişinde başarı" başlıklı paylaşımı, 28 Haziran 2014 tarihli Baki Akdeniz isimli şahsın cenazesiyle ilgili "katliam var..." başlığı ile devam eden paylaşımı, 09 Ekim 2014 tarihli "Hizbulkontralar yine iş başında AKP hükümeti kirli işlerini yaptırmak için yine özel savaş yöntemlerini devreye koydu..." başlığı ile devam eden yazılı fotoğraf paylaşımı, 13 Ekim 2014 tarihli "gezi ruhunun son döneme katkılarını vurgulamakta fayda var..." başlığı ile devam eden paylaşımı, 02 Kasım 2014 ve 23 Mart 2015 tarihli fotoğraf paylaşımlarının, 12 Nisan 2015 tarihli "Dün Diyadin'de olanlar..." başlığı ile devam eden paylaşımı, 08 Ekim 2015 tarihli "Işıt'ten ne farkı var..." başlığı ile devam eden paylaşımı, 13 Ekim 2015 tarihli "... taraflı ateşkes kararımız uygulanacak..." başlığı ile devam eden paylaşımı, 09 Ocak 2016 tarihli "Şırnak'ta 04 Ocak gecesinde öldürülen iki gencin cenazesi..." başlığı ile devam eden paylaşımı, 15 Ocak 2016 tarihli "Kürt katliamına ortak olmak istemen 23 asker istifa etti..." şeklindeki paylaşımı, 08 Şubat 2016 tarihli "Kürt sorununu kürtleri yok ederek çözmeye çalışan Türk Hükümeti gerçeği" yazılı ve görsel paylaşımı ile aynı tarihli "12 gündür ağır ağır işkence edilen ve dün Devlet eliyle yakılarak katledilen vahçet bodrumundaki kürt siyasetçiler, gözü dönmüş, kana susamış, faşist grubun sunaktaşına yatırıldılar." şeklindeki paylaşımı, 01 Mart 2016 tarihli "çocuklar öldürüleceğinin farkında ama..." başlığı ile devam eden paylaşımı, 02 Mart 2016 tarihli "Diyarbakır ablukaya kaldırmak için yürüyor" şeklindeki paylaşımların açık bir şekilde PKK/KCK terör örgütü ile ilgili olduğu her türlü tartışmadan uzak olsa da, anılan paylaşımların içeriği itibariyle bir kısmının 3713 Sayılı Yasanın 7/2 nci maddesindeki terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerine ilişkin olmadığı, bir kısmının ise terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemleriyle ilişkin olmasına rağmen bu yöntemleri meşru gösterecek, övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek nitelikte bulunmadığı ve bu nedenle terör örgütü propagandasının suçun unsurlarının bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Ancak; Sanık tarafından yapıldığı sabit görülen; 04 Ekim 2014 tarihli üzerinde "Ülkesini İşid'in kötülüklerin'den korumak isteyen yürekleri cesur birer melek onlar... Kekik, reyhan ve kaçak tütün kokusu taşırdı rüzgar,... Ve kan akardı derelerimizden; zilan, munzur 33 kurşun, newala qasaba ve ülkenin bütün derelerinde... O iklimde kalırdı acılar duymazdı bir Allah'ın kulu çığlığımızı ve dağlara sevdalanırdık karabasan gecelerin sabahlarında direnmek kalırdı kürde yaşamanın bir başka adı direnmekti..." yazılı PKK/KCK/YPG terör örgütü mensuplarına ait olduğu anlaşılan fotoğrafa ilişkin, 17 Eylül 2015 günlü "Doğuda operasyonlar devam ediyor. Şehit düşmüş gerillaların mezarları etkisiz hale geçiriliyor. Oooooo bu hiç aklıma gelmemişti. Şehit gerillalardan bile korkan bir Kahraman Türk Ordusu..." şeklindeki, 24 Eylül 2015 tarihli " Arkadaşlar şu yaşadığımız yakın tarihi bir gözden geçirin. Şu bitti bitiyor safsatalarını da kaç defa dinleyeceksiniz. Hatta kaçıncı kez buna inanacaksınız. Bitti bitiyor dedikleri PKK ortadoğu da dört farklı parçada çok yoğun bir mücadele yürütülürken büyümeye de devam ediyor. Lütfen çocuk olmayın. Biten bir şey varsa o da Tayyip..." şeklindeki, 01 Eylül 2015 tarihli "Tayyip iki bin civarında Gerillanın öldürüldüğünü halka yutturmaya çalışırken bir taraftan da Gerilla için yapılmış anıt mezarlarına uçak, helikopter ve tank ile saldırıyor. Şehit gerillaların cenazelerini bir kere daha öldürmüş gibi göstererek envanterini genişletiyor. Batı da halk hakikaten PKK'NIN bittiğini düşünüyor. abi bu kafayı merak ediyorum. Adam uçakla mezarlığa saldırıyor. Yuh kardan ulaşım çok zor demek ki..." şeklindeki, 10 Ekim 2015 günlü "Kim terör örgütü? Ne zaman halk bir araya gelse, en demokratik haklarını savunmaya çalışsa tam ortasında bombalar patlıyor. Barış mitinginde bomba patlatarak kitleyi, muhalefeti sindirmeye çalışıp, muhalefetin siyaset yapmasına müsaade etmeyen bir devlet terörü karşısında kendini savunmak ne zamandır. Hangi hukuk içerisinde terör ilan edilebilir. Devlet terörüne karşısında iradesini mücadeleden yana kullanmayanalar ve bizlere saldıran zihniyete bir kere daha soruyorum. Siyaset yolarına bombalar döşeyen bir devlet ile susarak nasıl mücadele edebilirsin. Bu saldırı Barış talebine ve PKK nin tek taraflı ateşkes çağrısına karşı verilmiş bir cevaptır. " şeklindeki, 13 Kasım 2015 tarihli yapmış olduğu yazılı ve görsel paylaşım "Silvan canı pahasına Özgür ve Eşit yaşamak istiyor. Türkiye'de devrim bir maraton ise ilk yüz metresini en hızlı Deniz Koştu, son kırk yılını kürt halkı omuzladı en çok Türk halkı sessiz kaldı" şeklindeki yorumla birlikte güvenlik güçlerine ait Toma'nın terör örgütü mensuplarınca yakılmasına ait görüntülere ilişkin, 19 Şubat 2016 günü saat 18:55'de "BASINA VE KAMUYUNA ANKARA'DA FAŞİST T.C. DEVLETİNİN KALBİNE VURDUK 17 Şubat 16 günü akşam saat 18:30 da Ankara Merasim sokakta faşist ordusunun konvoyuna yönelik TAK olarak gerçekleştirdiğimiz fedai intikam eyleminde yüzlerce faşist Türk subayı öldürülmüştür. Eylem TAK kuvvetlerimize bağlı ÖLÜMSÜZLER TABURU SAVAŞÇISI, kürk halkının yiğit evladı Z...( ...) Yoldaş tarafından patlayıcı yüklü aracın patlatılması suretiyle gerçekleştirilmiştir. Bu eylem cizre 'de bodrumlarda hunharca katledilen savunmasız, yaralı sivil insanlarımızın intikamı için yapılmıştır. Tüm herkes şunu bilsin ki bunun sorumlusu yaralı insanlarımızın yakılması talimatını verenlerdir. Savaşta hiçbir kural tanımayan, halkımızın yaşadığı şehirleri yerle bir eden faşist Erdoğan - AKP çetesi bu ateşin kendilerini yakacağı da bilmelidir. TAK olarak daha önceden ilan ettik; Kürt halkına yönelecek her türlü saldırının hesabını soracağız. Kürk halkına yaşatan her acının intikamını misliyle alacağız. Kürk halkının düşmanları! Kürk halkına düşmanlığın bir bedeli vardır yaptığımız her saldırını hesabı mutlaka sorulacaktır. Hiçbir yerde hiçbir zaman güvende değilsiniz, nasıl ki savunmasız halkımızın evlerini başlarına yıktıysanız bizde karargahlarımızı başımıza yıkacağız. Başta faşist T.C.-AKP devleti ve tüm binlerce katıyla söz yaşayacaksınız. Halkımıza en büyük acıları yaşatan ve tarihin her döneminde saray kapılarında onurunu ve şerefini satarak yaşamaya çalışan hani işbirlikçiler; TAK'ın tarihsel adaletinden kaçamayacaksınız. Kürk halkının dostları! Her zamankinden daha büyük bir cesaretle faşizme karşı ayağa kalkın Erdoğan ın faşist diktatörlüğünü yenmek için her zamankinden daha güçlüyüz. TAK savaşçıları her yerde düşmanın kalbine korku salmaya devam edeceklerdi. Kürk halkı! Binlerce yıldır bu coğrafyada ortak ve eşit yaşam arayışlarına verilen cevap hep katliam ve soykırım olmuştur. Ülkemize toplu mezarlara dönüştürdüler. Artık özgürlüğün ve bağımsızlığın şafağındayız. Bu senin hakkındır. Ayağa kalk ve korkma! senin binlerce ... ve Zinarın var. Özgürlüğün ve bağımsızlığın için kendilerini feda etmeye hazırlar. Bu onurlu yolda yürümek isteyen kürt gençliği; direniş saflarında yerini al. Tüm insanlığa! Bugün kürdistanda halkımızın tarihnin gelmiş geçmiş en barbar ve ahlaksız faşist diktatörlüğünün vahşi saldırısı altındadır.......Bu güne kadar yaptığımız tüm eylemlerin sorumluluğunu üstlendik. Kürk halkının savaş örgütü TAK, sahip olduğu savaş kapasitesiyle her türlü eylemi kendi öz gücüyle yapacak güçtedir. İNTİKAM, evinde sokak ortasında katledilen yiğit Kürt anaları için! İNTİKAM, daha anne karnındayken katledilen masum kürt bebekleri için! İNTİKAM, BODRUM DA HUNHARCA KATLEDİLİP YAKILAN ONURLU TÜM Kürt insanlığı için! ZİNAR YOLDAŞ ÖLÜMSÜZDÜR! YAŞASIN BAŞKAN APO! YAŞASIN TAK! "şeklindeki ve; 02 Mart 2016 tarihli "Bitirdik deyip, TV kanallarında operasyon sonuçlarını okuyanlar şimdi Sur'a baksın. Sizi bitirmeden, bu halkın bitmeye niyeti yok.."şeklinde paylaşımlarda bulunduğu, Söz konusu paylaşımların şiddete çağıran, şiddeti tahrik ve teşvik edici silahlı direnişe ve isyana davet şeklinde, insanda saldırgan duygular oluşturan müzahir kitleler üzerinde nefret yaratarak şiddetin doğmasına uygun bir ortam hazırlayacak nitelikte bulunduğu, belirtilen paylaşımlarda açıkça PKK/KCK terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerinin meşru gösterildiği ve övüldüğü sabit olup, paylaşımların yapıldığı tarihler itibariyle PKK/KCK terör örgütünün yurt içinde gerçekleştirdiği eylemlerin yoğunluğu ve sanığın konumu nazara alındığında sanığın eylemlerin özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı dairemizce sabit görülmüştür. Her ne kadar sanık yaptığı paylaşımların tamamıyla alıntı olduğunu, kendisine ait hiçbir yorum katmadığını ve gündem olsun diye söz konusu paylaşımları yaptığını savunmuş ise de, suça konu paylaşımların alıntı olması sanığın cezai sorumluluğunu ortadan kaldıran bir neden değildir. Bu nedenle sanığın savunmalarına itibar edilmesi mümkün değildir. Bu durum karşısında sanığın herkese açık facebook sayfasında zincirleme olarak terör örgütü propagandası yaptığı sabit olup; yerel mahkemece mahkumiyet hükmü kurulması yerindedir. Ancak sanık hakkında PKK/KCK terör örgütünün propagandasını yapma eylemi nedeniyle mahkumiyet hükmü kurulurken 3713 sayılı Yasanın 7/2 nci maddesi 1. cümlesi ile ceza tayin edilirken temel cezanın 1 yıl - 5 yıl arası hapis cezası olmasına rağmen sanığın eylemlerinin benzer eylemlere nazaran yoğun bir ağırlık teşkil etmemesi, propaganda suçunu oluşturan paylaşımların sayısı ve yayıldığı zaman dilimi nazara alındığında dosya kapsamıyla bağdaşmayacak orantısız ağırlıkta teşdit kullanılması, yine sanığın eylemlerinin herkese açık Facebook sosyal paylaşım sitesi vasıtasıyla gerçekleştirmesine rağmen cezasının 3713 sayılı Yasa'nın 7/2 nci maddesi 2 nci cümlesi uyarınca arttırılmaması ve sanığın aynı kasıt altında eylemi birden fazla kez gerçekleştirdiği halde aleyhine TCK'nın 43 üncü maddesindeki zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması da yasal değildir. Bu hususların düzeltilmesi amacıyla dairemizce CMK.nun 280/1-c. maddesi uyarınca duruşma açılmış ve yapılan yargılama sonunda sanığa ek savunma hakkı da tanınarak ve CMK.nun 283/1 inci maddesi de gözetilmek suretiyle CMK'nın 280/2 nci maddesi uyarınca Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 03.11.2016 tarih, 2016/230 Esas ve 2016/432 sayılı Kararı kaldırılarak sanığın 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunun 7/2 nci maddesi 1 inci cümlesi, 7/2 nci maddesi 2 nci cümlesi ile TCK'nın 43/1, 62, 53 üncü maddeleri uyarınca aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulması yoluna gidilmiştir.’ IV. GEREKÇE Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, başkalarının erişimine açık olan Facebook sayfasından 04.10.2014, 01.09.2015, 17.09.2015, 24.09.2015, 10.10.2015, 13.11.2015, 19.02.2016 ve 02.03.2016 tarihlerinde paylaşmış olduğu kabulde yer verilen söz konusu paylaşımların PKK/KCK silahlı terör örgütünün cebir, şiddet ve tehdit içeren yöntemlerini öven, meşru gösteren ve bu yöntemlere başvurmayı teşvik eden paylaşımlar niteliğinde olduğu belirlenen, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında; 1. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı belirlenerek, sanık ve müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdükleri temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemiştir. 2. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği 1/6 oranında indirim oranı uygulanırken “1 yıl 16 ay 3 ...” hapis cezası yerine “2 yıl 4 ay 3 ...” hapis cezasına hükmolunmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi dışında başkaca hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.01.2017 tarihli ve 2016/193 Esas, 2017/151 Karar sayılı sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereği hükmün beşinci fıkrasından “2 YIL 4 AY 3 ...” ibarelerinin çıkartılarak yerine “1 YIL 16 AY 3 ...” ibarelerinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Silifke Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.03.2023 tarihinde karar verildi.