4. Hukuk Dairesi 2010/1153 E. , 2010/4007 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ...'a velayeten ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 24/12/1999 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 14/09/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili, duruşmasız olarak da davalılar vekili taraflarından süresi içinde isten…
**4. Hukuk Dairesi 2010/1153 E. , 2010/4007 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ...'a velayeten ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 24/12/1999 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 14/09/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili, duruşmasız olarak da davalılar vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 06/04/2010 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine taraflardan kimsenin gelmediği görüldü, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacılardan ... ile ...’un diğer temyiz itirazına gelince; dava, depremde yıkılan binada bulunan desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur. Davacıların zarara uğramasına yol açan binada depremin şiddeti nedeniyle belirli bir oranda hasar meydana gelmesinin kaçınılmaz olduğu değerlendirilerek, belirlenen tazminattan Borçlar Yasası'nın 43. maddesi gereğince uygun bir tutarda indirim yapılması sadece bina ve eşya zararına ilişkindir. Aynı kuralın destekten yoksun kalma tazminatlarında da uygulanmasına yasal olanak bulunmamaktadır. Depremin şiddetine verilen kusur oranındaki zarardan da davalıların sorumlu tutulması gerekir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, saptanan destekten yoksun kalma tazminatlarından, deprem şiddetine verilen kusur oranında indirim yapılmış olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. 3-Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince; a)Asıl davada, davacılar ... ile ...’un yıkılan bina bedeline ilişkin bir istemleri bulunmadığı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 74. maddesinde yer alan yargıcın tarafların iddia ve savunmaları ile bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceğine ilişkin düzenlemeye aykırı olarak, bina değerinin de davalılardan alınmasına karar verilmiş olması doğru olmadığından karar bu nedenle de bozulmalıdır. b)Olay tarihi gözetildiğinde davacılardan ... ile ... yararına takdir edilen manevi tazminat tutarları fazladır. adı geçen davacılar yararına daha alt düzeyde manevi tazminat taktir edilmek üzere karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davacılardan ... ile ... yararına; (3/a ve b)) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davalılar yararına BOZULMASINA; tarafların öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 06/04/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.