12. Ceza Dairesi 2016/5894 E. , 2016/13163 K. "" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan sanık ...'nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89/1, 62 ve 52/2-4. maddeleri uyarınca 2.500,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Yasanın 53/6. maddesi gereği 4 ay süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına dair Ankara Batı 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/11/2015 tarihli ve 2015/294 esas, 2015/725 sayılı kararını kapsa…
**12. Ceza Dairesi 2016/5894 E. , 2016/13163 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan sanık ...'nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89/1, 62 ve 52/2-4. maddeleri uyarınca 2.500,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Yasanın 53/6. maddesi gereği 4 ay süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına dair Ankara Batı 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/11/2015 tarihli ve 2015/294 esas, 2015/725 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Anayasa Mahkemesinin 26/02/2015 tarihli ve 2013/6217 başvuru sayılı kararında "Kanuni düzenlemeler ve içtihat karşısında başvurucu lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi, ilgili yasal mevzuatın lafız ve amacına açıkça aykırı olup, başvurucunun Anayasanın 36. maddesinde güvence altına alınan hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir." şeklinde açıklama ve para cezasının miktarı itibarıyla kesin nitelikte olup başkaca kanun yolunun da öngörülmemesi karşısında, 1136 Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi gereğince, kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine vekalet ücreti tayin olunması gerektiği şeklindeki hükümler gereğince, sanığın mahkumiyetine karar verilmiş olması karşısında, vekili bulunan katılan lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Hükümleri gereğince vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet bulunmadığı, gerekçeleriyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararların bozulması Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 03.04.2016 gün ve 94660652-105-06-1994-2016 sayılı yazılı istemlerine müsteniden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 18.04.2016 gün ve 2016/140200 sayılı tebliğnamesi ile ihbar ve talep edilmekle; Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık ...'nun taksirle yaralama suçundan dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89/1, 62 ve 52/2-4. maddeleri uyarınca 2.500,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, sanığın aynı Yasanın 53/6. maddesi gereği 4 ay süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiş olması nedeniyle temyiz edilebilir olduğu, yerel mahkemece sanık müdafiinin temyiz talebinin hatalı şekilde, netice ceza miktarı itibariyle kesin olduğu gerekçesiyle reddedildiği, ayrıca hükmün temyiz edilebilir olduğu hususu gözetilmeksizin yokluğunda verilen hükmün, katılan ... vekiline tebliğ edilmediği nazara alındığında, verilen kararın usulen kesinleşmediği ve kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağı anlaşılmakla,