8. Ceza Dairesi 2018/7450 E. , 2019/2591 K. "" Hakaret suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 30.03.2017 tarihli ve 2016/85679 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Bursa 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 23.05.2017 tarihli ve 2017/2632 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak; Dosya kapsamına göre, şüpheli hakkında, sözlerinin müşteki…
**8. Ceza Dairesi 2018/7450 E. , 2019/2591 K.** **"İçtihat Metni"** Hakaret suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 30.03.2017 tarihli ve 2016/85679 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Bursa 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 23.05.2017 tarihli ve 2017/2632 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak; Dosya kapsamına göre, şüpheli hakkında, sözlerinin müştekiye yönelik olduğuna ilişkin kanıt bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet Savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet Savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, ...'in müşkeki ... hakkında yazdığı yazının altına ''ağzın bal yesin arkadaşım, bende uğraşıyorum onlarla, bunlar hırsız, bunlara fırsat vermemek lazım, Şafak gazetesinde benle pazarlık yapıyor şerefsiz, bunlar birgün hesap verecek inşallah" şeklindeki ifadeler karşısında, şüpheli hakkında kamu davası açmaya yeterli delil bulunduğu, delillerin takdir ve değerlendirme yetkisinin mahkemeye ait olduğu cihetle, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 15.11.2017 gün ve 2017/8074 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 22.11.2017 gün ve KYB/2017-65443 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize tevdii kılınmakla incelendi. TÜRK MİLLETİ ADINA Gereği görüşülüp düşünüldü: