5. Ceza Dairesi 2012/8965 E. , 2013/9492 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet HÜKÜM : ...'nın zimmet suçundan, ...'nun değişen suç vasfına nazaran hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetlerine Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; Sanıklara tayin olunan sonuç ceza itibarıyla müdafiilerin duruşmalı temyiz taleplerinin CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddiyle incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gere…
**5. Ceza Dairesi 2012/8965 E. , 2013/9492 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet HÜKÜM : ...'nın zimmet suçundan, ...'nun değişen suç vasfına nazaran hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetlerine Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; Sanıklara tayin olunan sonuç ceza itibarıyla müdafiilerin duruşmalı temyiz taleplerinin CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddiyle incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: ... Belediyesinde zabıta memuru olarak görev yapan ...'nun, 2007 yılından itibaren otogarda zabıta amirliği görevini yürüttüğü, ...'nın ise oto santral garajında işçi olarak çalıştığı, ancak şifai olarak tahsildarlık görevi ile görevlendirildiği, 2007-2008 yılları arasında Belediye gelirlerinden garaj hizmetlerince tahsilatı yapılan katlı otopark alanı önünden giriş çıkış yapan minibüslerden alınması gereken ücretler üzerinde 01/01/2007 ile 31/03/2008 tarihleri arasındaki dönemin yapılan incelemesinde bazı aylarda tahsilat yapılmadığı, yapılan tahsilatlarda da eksiklikler bulunduğu, 2007 yılı içerisinde çevre köyler ve beldelere giden minibüslerden 12 aylık toplam 222.300,00 TL yerine 89.120,00 TL eksiği ile 133.180,00 TL tahsilat yapıldığı, 2008 yılında 31/03/2008 tarihine kadar toplam (üç aylık) 69.925,00 TL yerine 39.580,00 TL eksiği ile 26.345,00 TL tahsilat yapıldığı, sanıkların bu şekilde toplam 128.700,00 TL'yi makbuz kesmeden minibüscülerden tahsil edip kayıtlara işlemeyerek mal edinmek suretiyle iştirak halinde zimmet suçunu işledikleri iddiası ile kamu davası açılmış; Mahkemece sanık ...'nın Belediye adına tahsildar olarak görev yaptığı dönem içinde 2007 yılında tahsil edilen ve garaj amirliği geliri olarak Belediye hesabına girmesi gereken 89.120,00 TL'nin Belediye hesaplarına intikal ettirilmediği, tahsil edilen ancak hesaba aktarılmayan paranın sanık ...'nın zimmetinde kaldığı; sanık ...'nun garaj amiri olarak görevlendirildiği 2008 yılı içinde tahsil edilen ve Belediye hesabına geçmeyen 39.580,00 TL'nin ise bu sanığın üzerinde kaldığı, ancak Belediye Zabıta Personeli Yönetmeliğinin zabıta memurlarına zabıta hizmetleri dışında görev yüklenemeyeceğine ilişkin açık hükmü nedeniyle eyleminin teselsül edecek biçimde hizmet sebebiyle güveni kötüye kullanmak suçunu oluşturduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de; ... Belediyesi Mali Hizmetler Müdürlüğünün 10/06/2009 tarih ve 2783 sayılı yazısı ile ... Belediyesi zabıta komiseri ...’nun 19/11/2007 tarihinden itibaren garaj hizmetleri amiri olarak görevlendirildiği, tam yetkili olarak tüm sevk ve idareyi sürdürdüğü, belediye adına para tahsil ettiği, öncesinde de fiilen aynı görevi yaptığı; işçi kadrosunda görev yapan ...’nın ise, memur olan tahsildarların izin dönemlerinde ve iş yoğunluğu yaşanılan zamanlarda yazılı görevlendirme olmaksızın belediye namına para tahsil ettiği, 2006 yılında tutanakla makbuz teslim edildiği ancak 2007 yılında kayıtlı bir teslimat bulunmadığının bildirilmesi karşısında, ilgili belediyeden oto santral garajında suç tarihlerinde tahsildar ünvanı ile görev yapan kamu görevlisi bulunup bulunmadığı, var ise izinli ve raporlu oldukları dönemlerin sorulup belirlenmesi, ..., ..., ..., ..., ... ve ... Kooperatiflerinin defterleri incelenerek garaj amirliğine yatırdıkları para miktarlarının tespit edilmesi, gerekirse bu hatlarda çalışan kooperatif şoförlerinin tanık olarak dinlenip belediye garaj hizmetlerine suç tarihlerinde borçları olup olmadığının sorulması, sonucuna göre zimmet miktarının ve hangi sanığın üzerinde ne miktarda para kaldığının kesin olarak saptanması, Belediye Zabıta Yönetmeliğinin 42. maddesi hükmü karşısında sanık ... yönünden para tahsili bakımından yasal tevdiden söz etmenin olanaklı olmadığı, bu itibarla zimmet suçunun asli faili olamayacağında kuşku bulunmamakla birlikte bu sanığın denetim ve muhafaza yükümlülüğü bulunması, bizzat elden alıp sanık ...’a verdiği tahsilatlar için kooperatif başkanlarına makbuzlarını kestirip teslim etmemesi nazara alındığında sanık ...’un eylemlerinden haberdar olduğu anlaşılmakla; TCK'nın 251/1. maddesi uyarınca zimmetin işlenmesine kasten göz yuman veya TCK’nın 40. maddesi delaletiyle azmettiren ya da yardım eden olarak sorumlu tutulup tutulamayacağı hususları da tartışılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdir edilmesi yerine eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; Sanık ...'nın tahsilat bedellerini makbuz düzenlemeyip kayıtlara intikal ettirmeyerek toplam 89.120,00 TL'yi mal edindiği, bu şekilde zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla gerçekleştirdiği eylemlerinin tanık beyanlarının alınması suretiyle saptandığı ve nitelikli zimmet suçunu oluşturacağının gözetilmemesi, 5237 sayılı TCK'nın 53/5. maddesi uygulanırken, aynı maddenin 1. fıkrasındaki hangi hak ve yetkinin kötüye kullanıldığının ve yasaklandığının gösterilmemesi suretiyle infazda tereddüde neden olunması, Sanık ... hakkında sonuç hapis cezasının 1 yıl 23 ay 12 gün yerine 2 yıl 11 ay 23 gün şeklinde fazla tayin edilmiş olması, Kanuna aykırı, katılan vekili ve sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.