T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1042 - 2025/1302 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1042 KARAR NO : 2025/1302 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/06/2024 NUMARASI : 2022/810 Esas 2024/486 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 23/10/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 23/10/2025 Mahalli mahkemesince verile…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1042 - 2025/1302 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1042 KARAR NO : 2025/1302 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/06/2024 NUMARASI : 2022/810 Esas 2024/486 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 23/10/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 23/10/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 09.02.2022 tarihinde, dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile ... boya önünde park halindeyken sola dönmek isterken, Elbiz Caddesi üzerinden şehir merkezine doğru seyir halindeyken sola dönmek isterken müvekkiline ait ... plakalı araca çarpması sonucu müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, kaza sebebiyle geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını ve aynı zamanda bakıcı ihtiyacı olduğunu, tüm bilgi ve belgelerle ... Sigorta Şirketine başvuru yapıldığını, sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek, kalıcı iş göremezlik bedeli olarak 100,00 TL, geçici iş göremezlik bedeli olarak 100,00 TL, bakıcı gideri tazminatı olarak 100,00 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte sigorta şirketinden tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; huzurda görülmekte olan uyuşmazlık öncesinde müvekkil şirkete yapılan başvurunun, başvuru sahibinin kazadan kaynaklanan kalıcı maluliyeti bulunmadığı sebebiyle reddedildiğini, başvuran tarafından müvekkil şirkete sunulan tüm evrakların medikal firma tarafından incelendiğini, başvuranın kazadan kaynaklanan kalıcı bir maluliyetinin bulunmadığının tespit edildiğini, başvurucunun maluliyet oranının ve kusur durumunun Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesi tarafından tespitinin gerektiğini, tazminat hesabının ise aktüer hesaplama konusunda uzman ve hazine listesinde yer alan bir aktüer tarafından yapılması gerektiğini bildirerek, davacının kaza sebebiyle engellilik durumu bulunmadığından davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davacının maluliyet raporunun Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümünden alındığı, 06/11/2023 tarihli .../*********** sayılı raporda davacının, 09/02/2022 tarihli yaralanmaları dikkate alınarak, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik esas alınmak kaydıyla bedensel özür oranı hesaplandığında, kişinin bedensel engel oranının %9 olduğu, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği kapsamında yapılan hesaplamada, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği esas alınmak suretiyle yapılan hesaplamada %11,2 oranında vücut genel çalışma gücünden kaybettiği, 12 ay süre ile iş göremezlik halinde kalacağı, 4 ay geçici bakıcı ihtiyacının olacağının belirtildiği, kusur raporunda, ... plakalı motosikletin davacı sürücüsü ...'nun, meydana gelen olayda %100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, ... plakalı, davalı şirkete sigortalı otomobilin dava dışı sürücüsü ...'ın ise, olayda kusursuz olduğunun belirtildiği, sunulan kusur raporu, ceza dosyasında alınan trafik bilirkişi raporu ve kaza tespit tutanağı arasındaki çelişkileri gidermek ve tarafların kusur oranlarının tespiti için Ankara ATK Trafik İhtisas Kurulundan rapor alındığı, 17/08/2023 tarih ve 6626 sayılı raporda, sürücü ...'ın %85 oranında, davacı sürücü ...'nun ise %15 oranında kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, Ankara ATK Trafik İhtisas Kurulunca hazırlanan rapor, mahkemece alınan kusur raporu, ceza dosyasında alınan trafik bilirkişi raporu ve kaza tespit tutanağı arasındaki çelişkileri gidermek ve tarafların kusur oranlarının tespiti için Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulundan rapor alındığı, 17/01/2024 tarih ve 10719 sayılı raporda, sürücü ...'ın %85 oranında, davacı sürücü ...'nun ise %15 oranında kusurlu olduğunun mütalaa edildiği gerekçesiyle; "1-Davanın KABULÜ ile; davacının sürekli iş göremezlikten kaynaklanan 500.000,00 TL, geçici iş göremezlikten kaynaklanan 46.731,30 TL ve geçici bakıcı giderinden kaynaklanan 17.013,60 TL toplamı 563.744,90 TL'den ibaret maddi tazminatının 11/11/2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Sigorta Şirketi vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi tarafından belirlenen %9 maluliyet oranının hatalı olduğunu, dava öncesi başvuru aşamasında şirkete iletilen maluliyet raporunda, davacının kalıcı maluliyetinin söz konusu olmadığına ilişkin rapor verilmişken, bu raporun nasıl % 9 maluliyet olarak değiştiğinin açıklanması gerektiğini, geçirdiği trafik kazasında, üç nondeplase kot fraktürünün mevcut olduğunu, nondeplase kot fraktürleri, yer değiştirmediğinden interkostal sinirlerde sıkışmaya sebep olması ve nöropatik ağrılara yol açması, tıbbi olarak beklenen bir durum olmadığını, sistem muayeneleri doğal olarak ölçüldüğüne göre akciğer fonksiyonları etkilenmediğinden kalıcı maluliyet oluşturacak bir araz ortaya çıkmadığını, geçici iş göremezlik, sağlık ve tedavi giderleri SGK’nın sorumlu olduğunu, trafik sigorta şirketlerinin ise sorumlu olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde; istinafa konu işbu kararda her ne kadar talepleri kabul edilerek davalı ... Sigorta Şirketi'nin teminat limiti doğrultusunda 500.000,000-TL sürekli işgöremezlik tazminatına, 17.013,60-TL bakıcı giderine ve 46.731,30-TL geçici işgöremezlik tazminatına hükmedilmişse de, daha sonrasında teminat limitinin üzerinde kalan kısım için sorumlu diğer kişilere başvurduklarında herhangi bir hak kaybına uğramamak adına, 27.05.2024 tarihli dava değeri artırım dilekçemizdeki beyanlarını tekrarladıklarını, ilerde sigorta limitini aşan kısım için araç sürücüsü ve işletenine veyahut başkaca sorumlulara karşı açılacak olan davada asgari ücret değişikliği sebebiyle yapılacak olan bakiye maddi tazminat hesaplamasında miktarı değişecek maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını, Yerel Mahkeme nezdinde tanzim edilen bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olan limiti aşan tazminat miktarının araç işleten ve sürücüsü veyahut başkaca sorumlular bakımından kazanılmış hak olmadığını ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak kararı istinaf ettiklerini, müvekkilin maluliyetine sebebiyet veren kazanın ... plakalı araç sürücüsünün tam kusuruyla meydana geldiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme neticesinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Maluliyete ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesinde, somut olayda, hükme esas alınan Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda; “... oğlu, 08/05/2004 doğumlu ...'nun dosyasının incelenmesi, tarafımızca yapılan değerlendirmesi sonucunda; 09/02/2022 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı hastada meydana gelen frontal fraktür, orbita fraktürü, nazal fraktür, subdural kanama, subaraknoid kanama dikkate alınarak; 1) 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik” ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel engel oranı hesaplandığında; a) Burun deviasyonu için: Kulak-Burun-Boğaz — D-Yüz — “Sınıf 1: Yüzdeki anormallik daha çok cilt yapısındaki bozukluklar dış görünümle sınırlı — Edinsel nedenlerle fiziksel görünümü bozan burun eğriliği” maddesine göre %2 olduğu, b) Kaza nedeniyle meydana gelen kafa travması sonrası subdural kanama, subaraknoid kanama, beyin ödemi tanıları, hastanede yatışı sırasında nöbet geçirmesi, hastane sürecinde ve sonrasında antiepileptik tedavi ile müdahale edilmesi nedeniyle; i) Sinir Sistemi — Epilepsi — “7- Nöbeti olmayan ancak nöbet geçirme riski olan” maddesine göre %5 olduğu, c) Sol gözde travma nedeniyle meydana gelen görme kaybı için: i) Görme Sistemi — Kayseri Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesine ait Göz Hastalıkları Uzmanı imzalı 07/06/2023 tarihli rapora göre hastanın görme keskinliğinin sağ gözde tam; sol gözde 0,6 olduğu dikkate alındığında; (1) İşlevsel Keskinlik Puanı — 97,6 (2) İşlevsel Görme Puanı — 97,6 (3) Görme Sistemi Yetersizlik Oranı (GSYO) - 2 (4) Görme sistemi engel oranının %2 olduğu, d) Balthazard formülü uygulanarak hesaplandığında 9 (%5, %2 ve %2) olduğu, e) 09/02/2022 tarihli trafik kazasına bağlı kişinin toplam vücut engel oranının “%9(yüzde dokuz)olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu,”denilmiş olup, davacının kafa travmasına bağlı beyin kanaması nedeniyle epilepsi geçirme riski kapsamında sürekli iş göremezlik oranının %5 olduğu tespit edilmiştir. Hükme esas alınan rapor her ne kadar kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmış ise de, bu rahatsızlığın aynı oranda ömür boyu sürüp sürmeyeceği tespit edilmediği gibi raporu düzenleyen heyette Nöroloji Uzmanının da bulunmadığı görülmüştür. Diğer taraftan, dosyada mübrez Kayseri Şehir Hastanesi tarafından düzenlenen 22/09/2022 tarihli raporda ise, kişinin engel oranının % 0 olarak belirtildiği, raporlar arasında çelişki bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece davacının kazadaki yaralanmasına ilişkin olup da dosya kapsamında yer almayan tüm tedavi belgelerinin toplanması, daha sonra kaza ile illiyet bağı kuracak şekilde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik ve ekindeki cetvellere göre, bizzat muayene edilmek suretiyle kazadan sonra oluştuğu belirtilen epilepsi geçirme riski nedeniyle tedavi görüp görmediği araştırılıp, Yönetmelikte “Uygun ve yeterli tedavi altında” ibaresi mevcut olup bu tanı üzerinden engel oranı tayini yapılabilmesi için başvuranın Nöroloji birimine sevki sağlanarak, ayrıntılı Nörolojik muayenesinin yaptırılması, epilepsi açısından güncel muayene bulguları içerir konsültasyon muayenesi veya durum bildirir rapor alınması, başvuranın taburculuk sonrası döneme ait Medula ilaç dökümleri, ilaç raporlarının ve poliklinik kontrol muayene notlarının rapora eklenmesi gerektiğinin gözetilmesi, belirtilen rahatsızlığın ömür boyu sürüp sürmeyeceği ve aynı oranda kalıp kalmayacağı, sürekli değilse ne kadar süre devam edeceğinin tespiti için gerekçeli, denetime elverişli Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınıp sonucuna göre, karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi doğru görülmemiş kararın bu sebeple kaldırılması gerekmiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 06.05.2025 tarih ve 2025/4011 Esas, 2025/7173 Karar sayılı ilamı). Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, kararın uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, yukarıda açıklanan hususlardaki değerlendirmeler yapılarak, davanın esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 28/06/2024 tarihli, 2022/810 Esas - 2024/846 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Kaldırma sebebine göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının isteği halinde yatıran tarafa iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 5-İİK'nın 36. maddesi gereğince, icranın geri bırakılması kararına istinaden Ankara 5. Genel İcra Dairesinin 2024/48310 Esas sayılı dosyasına depo edilen 1.120.000,00 TL bedelli teminat mektubunun YATIRAN TARAFA İADESİNE, 6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 23/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.