Başvurucu, 17/4/2008 tarihinde sulama suyu nedeniyle çıkan tartışma üzerine beş kardeşinin öldürülmesi ile sonuçlanan olayda, sanıklar C. K. , F. K. ve B. K. ’nin asli fail olarak cezalandırılmaları yerine, Mahkemece delillerin değerlendirilmesinde ve hukuki nitelendirmede hata yapılarak C. K. hakkında “suçluyu kayırma” suçundan uygulama yapılması ve F. K. le B. K. ’nin de beraatlarına karar verilmiş olması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Başvurucu, 17/4/2008 tarihinde sulama suyu nedeniyle çıkan tartışma üzerine beş kardeşinin öldürülmesi ile sonuçlanan olayda, sanıklar K., F. K. ve B. K.’nin asli fail olarak cezalandırılmaları yerine, Mahkemece delillerin değerlendirilmesinde ve hukuki nitelendirmede hata yapılarak K. hakkında “suçluyu kayırma” suçundan uygulama yapılması ve F. K. ile B. K.’nin de beraatlarına karar verilmiş olması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvuru, 7/2/2013 tarihinde Gaziantep Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca, 27/6/2013 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru dilekçesindeki ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, 17/4/2008 tarihinde meydana gelen olay sonucunda öldürülen beş kişinin kardeşidir. Olay tarihinde sulama suyu nedeniyle çıkan tartışma üzerine, sanıklar R. K. ile Ferhan K.’nin silahla ateş açması sonucunda başvurucunun beş kardeşi yaşamını yitirmiştir. Aynı gün Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılarak, yakalanan şüphelilerden bir kısmı tutuklanmıştır. Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 10/7/2008 tarih ve 2008/221 ve 11/7/2008 tarih ve 2008/222 sayılı iddianamelerle sekiz sanık hakkında “kasten öldürme” ve “kasten öldürmeye iştirak” suçlarından kamu davası açılmıştır. Nevşehir Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda sanıklardan R. K. ile Ferhan K., 5237 sayılı Kanun’un maddesi uyarınca birden fazla kişiyi kasten öldürme sucundan cezalandırılırken, sanık K.’nin “suçluyu kayırma” suçundan aynı Kanun’un maddesinin (1) numaralı fıkrası gereğince 3 yıl hapis cezası ile mahkûmiyetine ve sanıklar F. K. ile B. K.’nin de “müsnet suçlardan cezalandırılmalarına yeterli her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediği” gerekçesiyle beraatlarına karar verilmiştir. Mahkemenin gerekçesi özetle şöyledir: “Dava dosyası içerisinde bulunan sanıkların savunmaları, katılanlar ve tanıkların beyanları, sanıklara ait nüfus ve sabıka arşiv bilgi formları, ekspertiz raporları, bilirkişi raporu, genel adli muayene ve otopsi tutanağı, Nevşehir Devlet hastanesinin sanık Ferhan'ın yaşına ilişkin raporu, iletişim tespit tutanakları ile diğer tutanak ve belgeler ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;Sanıklar R. K., Ferhan K. ve O. S. K.’nin kardeş olup sanık İ. H. K.’nin çocukları olduğu, diğer sanıklar F. K. ve Y. K.'nin de sanık İ. H. K.’nin kardeşleri oldukları, sanıklar K. ve B. K.'nin ise diğer sanıklarla akrabalık ilişkilerinin bulunmadığı, maktullerin kardeş oldukları, olayda yaralanan katılan Cengiz K.'nin ise maktullerin amca çocukları olduğu, sanıklar İ. H. K., O. S. K. ve Y. K. hakkında açılan kamu davasının tefrik edildiği, sanıklar ve maktuller arasında sulama suyu meselesi yüzünden husumet bulunduğu, maktuller ve katılan Cengiz K.’nin olay tarihi olan 17/4/2008 tarihinde saat 15:00 sıralarında Şanlıurfa ili Merkez Düger Köyü Emeli Mezrasında tarlalarını sulamak maksadıyla sulama birliğine ait su kulübesinde bulunan vanalardan kendilerine tahsis edilen vanaları kullanmak istedikleri, söz konusu vanalara boruları takarak tarlalarını sulamaya başladıkları, bu sırada sanık R. K.’nin siyah bir jeeple gelerek maktullere ‘neden suyu tarlanıza çevirdiniz’ diye sorduğu, maktullerin de suyun kendilerine ait olduğunu söylemeleri üzerine sanığın ‘birazdan sizinle görüşürüz’ diyerek geldiği jeepe binip olay yerinden ayrıldığı, aradan yaklaşık 10-15 dakika geçtikten sonra sanıklardan F. K. haricindeki diğer sanıkların bir jeep, sanık K.’ye ait olup kendisinin kullandığı otomobil ve bir motosiklet ile olay yerine geldikleri, sanıklar R. K.’nin uzun namlulu silah, sanık Ferhan K.'nin ise tabanca ile maktullere ve katılan Cengiz K.’ya hiçbir şey söylemeksizin ateş ettikleri, olay sırasında beş maktullün aldıkları ateşli silah yaraları nedeniyle öldükleri, katılan Cengiz K.’nin ise ayağından ve göğsünden hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı, … sanıkların olay yerinde bulunan boş kovanlardan toplayabildiklerini topladıktan sonra geldikleri araçlarla olay yerinden uzaklaştıkları, olayın bu şekilde oluşu mahkememizce kabul edilerek,Sanıklar R. K. ve Ferhan K.'nin eylemlerine uyan fikir ve eylem birliği içerisinde her bir maktule karşı insan öldürmek suçundan 5 kez cezalandırılmalarına… Her ne kadar sanık B. K. hakkında sanıklar tarafından maktullerin öldürülmesine yardımcı olmak suçundan… cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de, sanık B. K.’nin olay yerine giderken sanıklar tarafından söz konusu eylemin gerçekleştirileceğini bildiğine ve olay yerinde sanıklardan herhangi birisinin eylemine yardımcı olduğuna dair savunmasının aksine cezalandırılmasına yeterli her türlü kuşkudan uzak kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden sanığın müsnet suçlardan ayrı ayrı beraatına karar vermek gerekmiştir.Her ne kadar sanık K. hakkında sanıklar tarafından maktullerin öldürülmesine yardımcı olmak suçundan… cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de, sanık K.’nin olay günü sanık İ. H. K.’nin evine sanık tarafından satın alınan kuzulara bakmaya geldiği, bilahare sanık İ. H. K.’ye gelen telefon üzerine, sanığın ricası üzerine sanığı arabası ile bırakmak için olay yerine geldiği, olay yerine giderken sanıklar tarafından söz konusu eylemin gerçekleştirileceğini bildiğine ve olay yerinde sanıklardan herhangi birisinin eylemine yardımcı olduğuna dair savunmasının aksine cezalandırılmasına yeterli her türlü kuşkudan uzak kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediği, sanık K.’nin olay sonrasında suç işleyen sanık Ferhan K.'yi olay yerinden arabası ile kaçırdığı ve saklanmasına yardımcı olduğu anlaşılmakla eylemine uyan suçluyu kayırma suçundan TCK'nın 283/1 maddesi uyarınca cezalandırılması cihetine gidilmiştir.Her ne kadar sanık F. K.'nin diğer sanıkların eylemlerine yardım ettiğinden bahisle cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de, olay sırasında yaralanan katılan Cengiz K.’nin alınan ilk beyanlarında sanık F. K.’nin olay yerinde olduğuna dair herhangi beyanının bulunmaması dikkate alınarak, sanık F. K.’nin savunmalarının aksine sanığın olay yerinde bulunduğuna ve müsnet suçlardan cezalandırılmasına yeterli her türlü kuşkudan uzak kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden sanığın üzerine atılı müsnet suçlardan ayrı ayrı beraatına karar vermek gerekmiştir.” Başvurucu ve sanıklar tarafından kararın temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Ceza Dairesinin 14/11/2012 tarih, E.2012/3525, K.2012/8245 sayılı ilamıyla sanıklar K., F. K. ve B. K. hakkındaki hüküm onanmış olup, bu karar başvurucu tarafından 23/1/2013 tarihinde öğrenilmiştir. Başvurucu, 7/2/2013 tarihli dilekçesi ile 30 gün içinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 26/9/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Kasten öldürme” kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir: “Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.” 5237 sayılı Kanun’un “Suçluyu kayırma” kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir: “Suç işleyen bir kişiye araştırma, yakalanma, tutuklanma veya hükmün infazından kurtulması için imkân sağlayan kimse, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”