4. Hukuk Dairesi 2014/8270 E. , 2014/10246 K. "" MAHKEMESİ : Urla Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 27/12/2012 NUMARASI : 2010/500-2012/598 Davacı Ş. D...vekili Avukat Sadık Akkaş tarafından, davalı A.. Ç.. aleyhine 11/10/2010 gününde verilen dilekçe ile haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 27/12/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilme…
**4. Hukuk Dairesi 2014/8270 E. , 2014/10246 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Urla Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 27/12/2012 NUMARASI : 2010/500-2012/598 Davacı Ş. D...vekili Avukat Sadık Akkaş tarafından, davalı A.. Ç.. aleyhine 11/10/2010 gününde verilen dilekçe ile haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 27/12/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız şikayet nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. Davacı, davalının hizmetinde 20 yıl kadar çalıştığını, hizmetlerine karşılık kendisine 189.375,00 TL bedelli bono verdiğini, hizmetlerinden çok memnun olan davalının yaptığı vasiyetname ile malvarlığını iki kızı ile kendisi arasında eşit olarak paylaştırdığını, kızlarının bu durumdan rahatsız olup davalıya ait birlikte oturdukları konutu tapuda üzerine alarak kendisini kapı dışarı ettiklerini, senedi takibe koymak zorunda kaldığını, davalının senet bedelini bankadan çekerek kendisine vermesine rağmen dava açarak suç duyurusunda bulunduğunu belirterek haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Davalı, davacının kendi iradesi dışında elinden senet aldıktan sonra aralarında imzalamış oldukları ölünceye kadar bakma akdi sözleşmesindeki yükümlülüklerini yerine getirmeden kendisini terk ettiğini ve bakımını yarım bıraktığını, senet incelendiğinde ödeme günü ve keşide günlerindeki yazıların farklı elden çıktığı ve farklı kalemle yazıldığının çok açık bir şekilde göründüğünü, ölünceye kadar bakma şartıyla Ankara Çankaya'da bulunan taşınmazın 6/32 hissesini davacıya devrettiğini, davalının bakımıyla ilgili hiç bir alacağının bulunmadığını bu nedenle aldığı senedin bakım karşılığı değil, hile ile alınmış olduğunun anlaşıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davacının kişilik haklarının haksız şikayet nedeniyle saldırıya uğradığı kabul edilerek, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Şikayet hakkı, diğer bir deyimle hak arama özgürlüğü; Anayasa’nın 36. maddesinde; “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir” şeklinde yer almıştır. Hak arama özgürlüğü bu şekilde güvence altına alınmış olup; kişiler, gerek yargı mercileri önünde gerekse yetkili kurum ve kuruluşlara başvurmak suretiyle kendilerine zarar verenlere karşı haklarının korunmasını, yasal işlem yapılmasını ve cezalandırılmalarını isteme hak ve yetkilerine sahiptir.