Başvuru, önleyici tedbir kararının kaldırılması nedeniyle maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, önleyici tedbir kararının kaldırılması nedeniyle maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu ve eşi arasındaki 15/1/2019 tarihli boşanma davası başvuru tarihi itibarıyla devam etmektedir. Başvurucu; aleyhine tedbir istediği eşinin ve oğlunun kendisine kötü davranış, şiddet ve tehdit eylemlerinde bulundukları iddiasıyla 27/2/2019 tarihinde 8/3/2012 tarihli ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında tedbir talebinde bulunmuştur. Mahkeme, 6284 sayılı Kanun'un maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca üç ay süreyle geçerli olmak üzere önleyici tedbir uygulanmasına 28/2/2019 tarihinde karar vermiştir. Bu kararın süresi sona erdikten sonra 29/5/2019 tarihli kararla tedbir süresi üç ay uzatılmıştır. Anılan tedbir kararının süresi dolunca ise 29/8/2019 ve 1/11/2019 tarihlerinde tedbirlerin süresinin ikişer ay uzatılmasına karar verilmiştir. Öte yandan başvurucu lehine 1/11/2019 tarihinde verilen tedbirin uzatılmasına ilişkin karar itiraz üzerine 25/11/2019 tarihinde kesin olarak kaldırılmıştır. Akabinde başvurucu 16/12/2019 tarihinde 6284 sayılı Kanun gereğince yeniden tedbir talebinde bulunmuştur. Bu talep üzerine 16/12/2019 tarihinde üç ay süreyle tedbir kararı verilmiştir. Bu karara başvurucunun eşi itiraz etmiştir. İtiraz dilekçesinde özetle anlaşmalı boşanma teklifi kabul edilmeyince ilk tedbir talebinde bulunduğunu, başvurucunun şiddet iddiasının gerçeği yansıtmadığını, hiçbir delille desteklenmediğini, verilen tedbirlere yönelik itirazlarının gerekçesiz şekilde reddedildiğini, bu nedenle Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunduğunu belirtmiştir. Bununla birlikte eşiyle uzun süredir yüz yüze görüşmediklerini, ancak ihtiyaç duyduğunda boşanma aşamasında olduğu eşine mesajlar gönderdiğini ve onu telefonla aradığını, şiddet tehdidi altında olan bir kişinin eşinden yardım istemesinin ve onu aramasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu iddialara ilişkin delillerini sunduğunu vurgulamıştır. Son olarak tedbir kararı bulunmadığı tarih aralığında eşiyle arasında herhangi bir şiddet olayı yaşamadığına ve kendisinin kötü niyetli olarak tedbir talep etme yoluna başvurduğuna işaret etmiştir. Başvurucunun eşinin itirazı üzerine İstanbul Anadolu Aile Mahkemesince (Mahkeme) tedbirlerin kaldırılmasına 9/1/2020 tarihinde karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde; taraflar arasındaki diğer tedbir dosyalarının da ele alındığı belirtilerek tehlikelilik hâlinin varlığı durumunda herhangi bir belge veya bilgi aranmadan 6284 sayılı Kanun kapsamında tedbir kararı verildiği ancak somut olayda tehlikelilik hâlinin devam etmediği, bu hâlin ortadan kalktığı durumlarda 6284 sayılı Kanun'la verilebilecek tedbirlerin yaşam boyu sürdürülmesinin kanunun amacına da aykırı olacağı belirtilmiştir. Bunun yanında itiraza konu talep dilekçesinde 27/2/2019 tarihli dilekçede yer alan aynı olaya dayanıldığı, başka bir olayın belirtilmediği, ileri sürülen olayın gerçekleştiği kesin olarak kabul edilse dahi eylemin üzerinden geçen süre içinde tehlikeliliğin devam ettiğinin anlaşılamadığı, buna dair iddiada bulunulmadığı vurgulanmıştır. Anılan kararda ayrıca tedbirlerin ihlal edilmediği, ihlale dayalı bir iddia ileri sürülmediği, sunulan arama kaydı ve mesaj içerikleri de dikkate alınarak verilen tedbirlerin kaldırılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Kararda itiraz yolu açık gösterildiğinden başvurucu karara karşı itiraz yoluna başvurmuştur. Mahkeme, verilen kararın kesin olduğunu ve sehven itiraz yolunun açık bırakıldığını belirterek itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair kararı 31/1/2020 tarihinde kesin olarak vermiştir. Başvurucu, nihai kararı 12/2/2020 tarihinde öğrendikten sonra 13/3/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.