8. Hukuk Dairesi 2021/12856 E. , 2024/2994 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/412 E., 2019/605 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabu…
**8. Hukuk Dairesi 2021/12856 E. , 2024/2994 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/412 E., 2019/605 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Erdemli ilçesi ... Köyü çalışma alanında 2008 yılında yapılan kadastro sırasında, 102 ada 220 parsel sayılı 6.650,22 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, zeytinlik ve harnupluk niteliği ile davalılar adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... dava dilekçesinde; Erdemli ilçesi ... Köyü 102 ada 220 parsel sayılı taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşlık, kayalık ve çalılık nitelikli yerlerden olduğunu, zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile taşınmazın adına tescilini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kabulüne dair önceki karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince; " yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmak için yeterli olmadığı, taşınmazın kadastro sırasında Mayıs 1951 tarihli ve 22 sayılı tapu kaydının uygulanması ile tespit ve tescil edildiği halde, dayanak tapu kaydının getirtilip usulüne uygun olarak uygulanmadığı ve taşınmazı kapsayıp kapsamadığının belirlenmediği ve zilyetlik yönünden inceleme yapılmadığı açıklanarak, belirtilen usulde yapılacak araştırma sonucunda taşınmazın dayanılan tapu kaydı kapsamında kaldığının belirlenmesi halinde davanın reddine, aksi halde davanın kabulüne karar verilmesi " gereğine değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; " dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ve uygulanan tapu kaydı sınırları ve mîktarı kapsamında kaldığı " gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyulmasına rağmen, bozma ilamının gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın miktar itibariyle kadastro çalışmalarında uygulanan Mayıs 1951 tarihli ve 22 sayılı tapu kapsamında kaldığı kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, aynı tapu kaydına istinaden tespit edilen ve Erdemli Kadastro Mahkemesi' nin 2006/46 Esas sayılı dava dosyasında dava konusu olan 102 ada 173, 175 ve 217 parsel sayılı taşınmazların yapılan hesaplamada dikkate alınmaması doğru olmamıştır. Hal böyle olunca; İlk Mahkemesince, dava konusu taşınmazın miktar itibariyle, kadastro çalışmalarında uygulanan tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığının tespiti için, aynı tapu kaydına istinaden tespit edilen 102 ada 173, 175 ve 217 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerine yapılan itiraza ilişkin Erdemli Kadastro Mahkemesinin 2006/46 Esas sayılı dava dosyasının bekletici mesele yapılması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu husus göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; Davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.