12. Ceza Dairesi 2020/4895 E. , 2023/3420 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/591 E., 2016/270 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yü…
**12. Ceza Dairesi 2020/4895 E. , 2023/3420 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/591 E., 2016/270 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Aksaray 3. Asliye Ceza Mahkemesinin,19.04.2016 tarihli ve2015/591 E., 2016/270 K. sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrasının atfıyla birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ile dördüncü fıkraları ile 63 üncü maddesi uyarınca 24.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 16.09.2020 tarihli ve 2016/277460 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği; 1.Kusur tespitine, maktulün de kusurlu olduğuna, 2.Sadece ters yöne girmekle bilinçli taksirin varlığının kabul edilemeyeceğine, 3.Tayin edilen cezaya, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayininin bozmayı gerektirdiğine, 4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemenin Kabulü; 1.Olay günü saat 05:45 sıralarında, ölen sürücü ... sevk ve idaresindeki bisikletle, meskun mahalde alacakaranlık vakti, aydınlatmanın olduğu orta refüjle bölünmüş tek yönlü E-90 karayolunun sağındaki banketten Ağaçlı kavşağı yönüne seyrederken, olay mahalline geldiğinde aynı bankette ters yönde seyreden sürücü belgesi bulunmayan sanık sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki motosikletle çarpışması sonucu...nin öldüğü anlaşılmaktadır. 2.Maktulün kesin ölüm sebebini belirleyen, Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının 04.09.2015 tarihli ölü muayene tutanağında, maktulün kesin ölüm nedeninin subdural hemoroji, epedural kanama sonucu gelişen kalp arresti ve solunum yetmezliği olduğunun bildirildiği görülmektedir. 3. 26/08/2015 tarihli kaza tespit tutanağının incelenmesinde; Sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki tescilsiz motorsikleti ile E-90 Karayolu takiben Ağaçıl kavşağı istikametinden ters yönde TOKİ kavşağı istikametine seyrettiği esnada Resa Sağlık Lisesi önüne geldiği sırada aracının (motorsikletinin) ön kısımları ile Toki kavşağı istikametinen gelen ... idaresindeki Bisan marka bisikletine önden çarpması neticesinde maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiği, kazanın oluşumuna tescilsiz motorsiklet sürücüsünün ... 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı kanun) 47. (Trafik ve levhalarına uymama) ters yönde seyretmek kuralını ihlal ettiği, diğer bisiklet sürücüsü ...'nin ise kaza oluşumunda kural ihlalinin olmadığı kanatine varıldığının bildirildiği görülmüştür. 4.Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 05/10/2015 tarihli raporunda; "...Mevcut bulgulara göre; A- Şüpheli sürücü idaresindeki motosikletle tek yönlü bölünmüş yolun sağındaki bankette ters yönde kontrolsüzce tehlike arz edecek şekilde seyretmesi neticesinde neden olduğu olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine uymadığından asli kusurludur. B- Bölünmüş yolun sağındaki banketten idaresindeki bisikletle seyreden müteveffanın mevcut şartlarda olayda kusuru görülmemiştir..." şeklinde görüş bildirilmiştir. 5. Yargılama aşamasında yapılan keşfe dayalı düzenlenen 01/12/2015 tarihli bilirkişi raporunda da; plakasız motosikletin sürücü belgesiz sürücüsü ...'nın 2918 sayılı Kanununun trafik kazalarında sürücülerin asli kusurlu sayıldığı haller bölümünün 84/b maddesinde belirtilen; "Bölünmüş karayolunda karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şeri rampa ve bağlantı yollarına girme "kusurunu işlediğinden "asli kusurlu olduğu", aracının cinsinin gerektirdiği yerde seyir halinde olan bisiklet sürücüsü maktul...nin ise bu kazada kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir. 6.Adana Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin sanık ... hakkında düzenlediği 01/03/2016 tarih ve 67971284/160004147/5334 sayılı raporun incelenmesinde; Sanığın müsnet suça karşı suç tarihinde ve halen davranışlarını yönlendirme yeteneğini kısmen ve ileri derecede etkileyecek akıl hastalığının olmadığı, cezai ehliyetinin tam olduğunun, TCK'nın 32/1 ve 32/2 maddelerinden yararlanamayacağının bildirilmiştir. 7. Kaza tespit tutanağı, kaza yeri krokileri, olay yerine ait fotoğraflar ve tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır. 8. Sanığın aşamalarda verdiği ifadelerinde, atılı suçlamaları kabul ettiği ve savunmasında özetle; "...Hakkımdaki suçlamayı biliyorum, böyle bir kazaya sebebiyet verdiğim için çok üzgünüm, olay günü motorsiklet ile kullanılmayan yoldan gidiyordum, kaza nedeni ile bende yaralandım, şuanda sol gözüm görmüyor, akli dengemde de bir bozulma oluştu, kazadan önce böyle bir şey yoktu, ailem zor durumdadır, bakacak kimse yoktur... Ben Şeyhhamit mahallesinde otururum, Toki kavşağının karşısında bulunan , hayvan pazarının yakınında biriket ocaklarında çalışırım, sabahları saat 05.00' te evden çıkarım, 05.15 sıralarında iş yerinde olurum, akşamüstü 16.30-17.00 sıralarında bu işten çıkarım, bu kez kağıt toplama gibi başka işlere giderim, eve saat 19.00 sıralarında dönerim, işe hergün kaza yaptığım motorsiklet ile giderdim, motorsikletin plakası, ruhsatı, benim ehliyetim yoktur, ben işe giderken 30 mt'lik yoldan giderim, oradan direk ...'ya ve Nevşehir yoluna dönerim, benim takip ettiğim bu yol arabaların kullandığı anayoldur, kaza bu yolda oldu, sabah saatlerinde hava karanlık iken kaza oldu, ben karşıdan bisikletli bir şahsın geldiğin görmemiştim, ben hızlı gitmiyordum, ben kaza anını tam olarak hatırlamıyorum, herhangi bir yağmur yağış yoktu, ben bu kazadan 6 ay kadar önce yine bir kamyon kazası geçirmiştim, ben kamyonun içindeydim, bununla ilgili herhangi bir dava yoktur, hafıza kaybı bu kazada oluşmuştu, ayrıca ben gözüm ile ilgili tutuklu iken de hastaneye gidip tedavi gördüm, tedavim devam etmektedir..." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. 9.Katılanın her aşamada sanıktan şikayetçi olduğunu beyan ettiği ve Mahkemece 09/11/2015 tarihinde hakkında katılma kararı verildiği tespit edilmiştir. 10. Sanık ...'e ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE Yerel Mahkeme kararında yapılan incelemede neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır. Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, tamamen kusurlu olarak bir kişinin ölümüne sebebiyet veren sanık hakkında adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca ceza orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan daha fazla uzaklaşmak suretiyle ceza tayini yerine, yazılı şekilde eksik cezaya hükmedilmesi, aleyhe temyiz olmaması nedeniyle bozma sebebi yapılmamıştır. 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin dördüncü fıkrasına göre, taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezasının uzun süreli de olsa, diğer koşulların varlığı halinde adli para cezasına çevrilebileceği, ancak, bu hükmün, bilinçli taksir halinde uygulanmayacağı belirtilmiş olmasına karşın, meydana gelen olayda bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu mahkemece de kabul edilen sanık hakkında tayin edilen uzun süreli hapis cezasının paraya çevrilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. A.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi Yönünden; 1. Kusur Durumu Yönünden Soruşturma aşamasında kolluk tarafından düzenlenen Kaza Tespit Tutanağı ile uyumlu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 05/10/2015 tarihli raporu ile keşfe dayalı trafik bilirkişi raporunun oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafinin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir. 2.Cezanın Alt Sınırdan Tayin Edilmesi Gerektiği Yönünden 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen neticenin ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak, tamamen kusurlu sanık hakkında belirlenen temel cezanın sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiğinden, teşdiden hüküm kurulması, oluş ve dosya kapsamına uygun görüldüğünden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, tamamen kusurlu olarak bir kişinin ölümüne sebebiyet veren sanık hakkında adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca ceza orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan daha fazla uzaklaşmak suretiyle ceza tayini yerine, yazılı şekilde eksik cezaya hükmedilmesi, aleyhe temyiz olmaması nedeniyle bozma sebebi yapılmamıştır. 3.Bilinçli Taksirin Koşullarının Oluşmadığı Yönünden Olay günü saat 05:45 sıralarında, ölen sürücü ... sevk ve idaresindeki bisikletle, meskun mahalde alacakaranlık vakti, aydınlatmanın olduğu orta refüjle bölünmüş tek yönlü E-90 karayolunun sağındaki banketten Ağaçlı kavşağı yönüne seyrederken, olay mahalline geldiğinde aynı bankette kestirme olsun diye ters yönde seyreden sürücü belgesi bulunmayan sanık sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki motosikletle çarpışması sonucu...nin öldüğü olayda; sanığın ters şeritte seyir halinde iken, her an karşı yönden ve kendi şeridinden seyir halinde olan bir araca çarpabileceğini öngörmesine rağmen seyrine devam ederek kazaya neden olduğu ve bu nedenle eylemini bilinçli taksirle işlediğinin kabulü ile hakkında 5237 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmasında bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla, hükümde hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafinin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir. B. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Aksaray 3. Asliye Ceza Mahkemesinin,19.04.2016 tarihli ve2015/591 Esas, 2016/270 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.09.2023 tarihinde karar verildi.