TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/581 Esas KARAR NO : 2026/233 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/08/2025 KARAR TARİHİ : 13/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/04/2026 Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafla…
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/581 Esas - 2026/233 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/581 Esas KARAR NO : 2026/233 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/08/2025 KARAR TARİHİ : 13/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/04/2026 Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari satım anlaşması olduğunu, anlaşma neticesinde takibe dayanak yapılan 07.03.2025 tarihli e-fatura kesildiğini, davalı tarafça, fatura konusu malzemeler teslim alınmasına rağmen herhangi bir ödeme yapmadığını, ödemenin yapılmayacağı anlaşıldığından Sakarya 4. İcra Dairesi 2025/6121 E. sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalı taraf haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek davalının Sakarya 4. İcra Dairesi 2025/6121 Esas Sayılı takibe yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20' den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı adına dava dilekçesi ve tensip zaptı ekli çıkarılan davetiyelerinin usulünce tebliğ edildiği, ancak davalı tarafın süresi içerisinde davaya cevap dilekçesi sunmadığı anlaşıldı. Davalı şirkete yapılan tebligata rağmen suresinde cevap vermediği, ancak vekili tarafından takip dosyasına ibraz edilen 15/05/2025 tarihli itiraz dilekçesinde: davalı firmanın dosyada borcu bulunmadığını, borca ve ferilere itiraz ettiklerini belirtmiştir. Dosyaya vekaletnamenin ibraz edildiği ancak vekaletnameyi gönderenin vekil tayin edenlerin sunduğu bu nedenle de vekil edilenin UYAP kaydının yapılmadığı görüldü. II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar Dava Faturaya dayalı alacağa ilişkin başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davasıdır. Davalı tarafından, akdi ilişki açıkça inkar edilmediğinden, taraflar arasında akdi ilişki hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Takip tarihi itibariyle davacının davalıdan bakiye alacağı olup olmadığına ilişkindir. III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller Mahkememizce Ali Fuat Cebesoy Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne dava ve takibe dayanak e faturalara ilişkin form BA kayıtlarının mahkememize gönderilmesi için müzekkere yazılmış ve yazılan müzekkereye cevap verildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce Sakarya 4. İcra Müdürlüğü 2025/6121 Esas sayılı takip dosyasının huzurdaki dosyanın uyap sisteminde, ilgili dosya bilgileri kısmında ekli olduğu görülmekle, dosyanın bir suretinin çıktı alınarak fiziki olarak dosyamız arasına alınmıştır. Davacı vekili tarafından sunulan sulh dilekçesinde, tarafların dilekçe ekinde sunulan sulh protokolü doğrultusunda sulh olduklarını ve sulh protokolü doğrultusunda, karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 04/03/2026 tarihli sulh protokolü sunulması konulu ve yine 13/03/2026 tarihli beyan dilekçesi sunduğu görülmekle, mahkememizce 31/03/2026 tarihli ara kararı ile; dosya ele alınmış ve "04/03/2026 tarihli protokolün 3. maddesinde düzenlenen şartın gerçekleşip gerçekleşmediği ve sulhun şarta bağlanması hususlarında beyanda bulunmaları, beyanda bulunmamaları veya şartın gerçekleşmediği belirlenir ise davanın esasına girilerek taraf delilleri toplanıp oluşacak sonuca göre karar verileceği hususunun bildirilmesine" dair ara karar kurulmuştur. Davacı vekili tarafından; 01/04/2026 Tarihli dilekçe ekinde sulh protokolünün mahkememize sunulduğu anlaşıldı. IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar; 6100 Sayılı HMK'nın 313 ve devamı maddeleri uyarınca; sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir. Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. Ancak irade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde sulhun iptali istenebilir. V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler; Tüm bu açıklanan nedenlerle ve dosya kapsamına göre, davacı vekilinin beyanları ve yukarıda anılan HMK hükümleri kapsamında, davacı vekilinin 01/04/2026 Tarihli dilekçesi ekinde sulh protokolünü mahkememize sunması üzerine, Taraflar arasındaki uyuşmazlığın sulh ile çözülmüş olması nedeniyle; sulhun yargılamaya son veren ve kesin bir hükmün sonuçlarını doğuran taraf işlemlerinden olduğu da gözetilerek, taraflar arasındaki uyuşmazlığın sulh ile çözülmüş olması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına; dava tarihindeki haklılık durumuna göre Arabulucuk sarf ücretinin, sulh protokolünde davalı tarafça karşılanacağı belirtildiği anlaşıldığından, arabuluculuk sarf ücretinin davalı üzerinde bırakılması gerektiğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Dosya incelendi.Araştırılacak başka bir husus kalmadığı anlaşıldı. Açık yargılamaya son verildi. G.D.: Gerekçesi yazılacak gerekçeli kararda açıklanacağı üzere; 1-Taraflar arasındaki uyuşmazlığın sulh ile çözülmüş olması nedeniyle HMK'nın 315. Maddesi gereğince Esas Hakkında Karar Verilmesine Yer Olmadığına, 2-Harçlar kanunu gereğince Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinden sonra vuku bulduğundan, maktu karar ve ilam harcının üçte ikisi olan 488,00-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 623,76-TL'nin yatıran tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderleri hususunda talep bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına, 4-Davacı vekilinin vekalet ücreti talebi olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Karar tebliğ giderleri karşılandıktan sonra kalan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, 6-Arabuluculuk nedeniyle hazine tarafından karşılanan 4.600,00-TL masrafın sulh protokolünde arabuluculuk ücretinin davalı tarafça karşılanacağı belirtildiği anlaşıldığından, davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 6-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğine, Dair, taraf vekillerinin yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.13/04/2026 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza