18. Hukuk Dairesi 2014/2966 E. , 2014/8116 K. "" MAHKEMESİ : Sakarya 1. Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 17/09/2013 NUMARASI : 2013/858-2013/943 Davacı dava dilekçesinde, boşanma nedeni ile velayeti davacı anneye verilen küçüklerin soyadının değiştirilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı nüfus müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar…
**18. Hukuk Dairesi 2014/2966 E. , 2014/8116 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Sakarya 1. Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 17/09/2013 NUMARASI : 2013/858-2013/943 Davacı dava dilekçesinde, boşanma nedeni ile velayeti davacı anneye verilen küçüklerin soyadının değiştirilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı nüfus müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı O. K.'tan olma çocuklar Ebrar ve Kadircan K.'ın soyisminin annenin soyismi olan "Savaş" olarak değiştirilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; davacı ile davalı O. K.'ın evliliklerinden soyadının değiştirilmesi istenen E. K.'ın 01.01.2000, K. C. K.'ın 23.04.1995 tarihinde dünyaya geldiği, davacı Derya ile Osman Karakulak'ın Kartal 1. Aile Mahkemesi'nin 19.07.2005 gün 2005/645 Esas-2005/729 Karar sayılı kararı ile boşandıkları, mahkemece davalı baba ile çocuklar arasında şahsi ilişki tesisine karar verildiği, çocukların velayetinin davacı anne Derya Karakulak'a bırakıldığı anlaşılmaktadır. 2525 sayılı Soyadı Kanunu'nun 4. maddesinin ikinci fıkrasının “evliliğin feshi veya boşanma hallerinde çocuk anasına tevdi edilmiş olsa bile babasının seçtiği veya seçeceği soyadı alır” şeklindeki birinci cümlesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesinden sonra bilhassa boşanmalar sebebiyle somut olayda olduğu gibi zaruri nedenlerle velayetin anneye bırakılması hallerinde velayet hakkına sahip annelerin çocuklarına kendi soyadlarını vermek amacıyla bu tür soyadı değişikliği davalarını açtıkları görülmektedir. 2525 sayılı Kanunun 4.maddesindeki düzenlemenin, Yasanın genel gerekçesinden de anlaşılacağı gibi ilk defa soyadı alınması ile ilgili olduğu ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 321. maddesindeki hüküm karşısında, bu kuralın günümüzde sadece bazı istinai durumlarda uygulanabilmesinin söz konusu olduğu Anayasa Mahkemesince de kabul edilmektedir. Yüksek Mahkeme sözü edilen maddeyi Türk Medeni Kanunu'nun 335 ve 336. maddeleriyle Anayasa'nın 10. ve 41. maddelerine aykırılığı nedeniyle iptal etmiştir. Tüm bu maddeler, velayet hakkının kullanılmasında kadın ve erkeğin birbirlerine eşit oldukları ilkesini ön plana çıkarmaktadır. Eski 743 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun eşitliğe aykırı hükümleri, bu yasanın yürürlükten kaldırılmasıyla son bulmuştur.