Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, yıllardır davalı şirkette 18 adet pay sahibi olduğunu, hisse oranının %9 olduğunu, davalı şirkette hissedar olan babasının 31/08/2020 tarihinde vefatı ile 9 adet %4,50 oranında hissenin müvekkiline mirasen intikal ettiğini, böylelikle müvekkilinin, davalı şirketteki payının 27 adete ulaşarak %13,50 oranında hissedar olduğunu, müvekkilinin, babası ...'dan intikal eden hisseler için şirkete pay defterlerinde kayıt için müracaatta bulunduğunu, d
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ve davalı ...'ın birlikte imza altına aldıkları 09.10.2017 tarihli protokol mevcut olduğunu, davalıya bu protokole binaen 2019 yılında tahakkuk eden isim hakkı bedellerini tam ve zamanında ödemesi hususunda İzmir ... Noterliği'nin ... yevmiye nolu 14.02.2019 tarihli ihtarnamesi çekildiğini ancak davalı tarafından ihtarnameye cevap verilmediğini, akabinde de İzmir ... Noterliği'nin ... yevmiye nolu 18 Eylül 2019 tarihli ihtarnamaesi ile davalıya, 2019 yılı 2.çeyreğindeki ödemesi gereken vadesi geçmiş borcunu yıllık ticari temerrüt faiziyle birlikte ödemesini aynı yılın 3. ve 4. çeyreklerindeki taksitlerini tam ve zamanında ifa etmesinin ihtar edildiğini, davalının, bu ihtarnameye cevaben Bakırköy ... Noterliği'nden 03 Ekim 2019 Tarihli ... yevmiye nolu çektiği ihtarnamede; 09.10.2017 tarihli protokolü ve protokoldeki yükümlülüklerini kabul etmesine rağmen "...2018 yılında protokole konu şirketin, 484.732,82 TL. zarar ettiğini, iş bu durumda 09.10.2017 tarihli protokolün 13.maddesi "a"bendi uyarınca bir isim hakkı bedeli oluşmamıştır.", şeklinde soyut iddialarda bulunarak borcunu ifa etmekten kaçındığını, protokole konu ... A.Ş şirketi, isim hakkı kullanma sözleşmesi ve isim hakkı bedeline konu insan kaynakları alanında haklı bir üne sahip bulunan " ..." ismini, etkin bir şekilde kullandığını, şirketin; sosyal medya hesapları ve insan kaynakları iş alanındaki sektörel tanıklıklar, davalı tarafın iddia ettiğinin aksine şirketin zararda olmadığını, maddi kazancının, karının gerçek miktarının sektör bazında oldukça yüksek olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, davalının, protokole konu ... A.Ş. şirketinin yıllık cirosuna, gelir, gider, kar-zarar durumuna ilişkin denetime elverişli belge ya da ticari dökümana dayanmadan sadece isim hakkı bedelinin oluşmadığına ilişkin soyut iddialarda bulunması, bu soyut iddialara binaen de borcunu ifadan kaçınması, bu durumu açıkça kanıtladığını, ancak davalı, gerçeğe aykırı iddia ve belgelere binaen borcunu ifa etmekten kaçınması neticesinde müvekkilinin alacak hakkını haleldar ettiğini belirterek; davanın kabulüne, müvekkilinin 09.10.2017 tarihli protokole binaen 2019 yılında ödenmesi gereken isim hakkı bedeline ilişkin alacak talepleri açık ve kesin olarak belirlemeleri bu aşamada imkansız bulunduğundan; H.M.K 107.madde doğrultusunda alacağın bilirkişi marifetiyle protokole konu ... A.Ş.'nin ticari defterleri, faturaları ve ilgili ticari dökümanları incelenerek belirlenmesinden sonra kesin talep sonuçlarını belirleme haklarını saklı tutarak; geçici taleplerinin 10.000 TL. olup; kesin olarak belirlenecek davalı tarafın 2019 yılında ödemesi gereken isim hakkı bedeli alacaklarının 18 Eylül 2019 temerrüt tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.