12. Ceza Dairesi 2012/7116 E. , 2013/1053 K. "" Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b-d-e, 52/2 maddeleri uyarınca mahkumiyet Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Anayasa Mahkemesinin 07.10.2009 gün ve 27369 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanıp, yayımından itibaren bir yıl sonra 07.10.2010 tarihinde yürürlüğe gir…
**12. Ceza Dairesi 2012/7116 E. , 2013/1053 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b-d-e, 52/2 maddeleri uyarınca mahkumiyet Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Anayasa Mahkemesinin 07.10.2009 gün ve 27369 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanıp, yayımından itibaren bir yıl sonra 07.10.2010 tarihinde yürürlüğe giren, 23.07.2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 karar sayılı iptal hükmünün yürürlüğe girdiği tarihe kadar 5237 sayılı TCK'nın 50 ve 52. maddeleri ve 765 sayılı TCK hükümleri uyarınca doğrudan hükmedilip, başkaca hak mahrumiyeti içermeyen 2000 TL'ye kadar (2000 TL dahil) adli para cezalarına ilişkin mahkumiyet hükümleri 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı Kanunun 305. maddesi gereğince kesin nitelikte olup, 07.10.2010 ila 6217 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihine kadar ise mahkumiyet hükümlerinin hiçbir istisna öngörülmeksizin temyizi mümkün, 14.04.2011 ve sonrasında ise, doğrudan hükmedilen 3000 TL’ye kadar (3000 TL dahil) para cezaları 5320 sayılı Kanunun Geçici 2. maddesi uyarınca kesin niteliktedir. Ancak, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.04.2011 tarih, 2010/7-262 esas, 2011/35 karar sayılı içtihatında belirtildiği üzere, mahkemelerce doğru uygulama yapıldığında temyiz incelemesine konu olabilecek bir eylemde, suç niteliği doğru belirlenmesine karşın, yanılgılı bir uygulama ile kesinlik sınırı içinde kalan bir cezanın verilmesi halinde, bu gibi hükümler, başvuru üzerine temyiz denetimine konu olabilecektir. Bu açıklamalar ışığında değerlendirme yapıldığında; mahkemece, temel ceza 30 gün karşılığı adli para cezası olarak belirlenip, 5237 sayılı TCK'nın 89/2-b-d-e, 52/2 maddeleri uyarınca sonuç olarak sanığın 900 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunduğu; ancak, doğru uygulama yapıldığında, sanığa tayin olunan temel ceza suç tarihi itibariyle asgari hadden 90 gün karşılığı adli para cezası olarak belirlense dahi, 5237 sayılı TCK'nın 89/2-b-d-e, 52/2 maddelerinin uygulanması sonucu sanığın 2.700,00 TL adli para cezası cezalandırılacağı ve kararın verildiği 15.04.2009 tarihi itibariyle hükmün kesinlik sınırı içerisinde kalmayacağı anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün temyiz edilebilir nitelikte olduğu belirlenerek yapılan incelemede: 1- Gerekçeli karar başlığında, katılma isteminde bulunmadığı ve bu konuda herhangi bir karar da verilmediği halde, şikayetçinin katılan olarak gösterilmesi, suçun işlendiği zaman diliminin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/2-c maddesine aykırı hareket edilmesi,