4. Hukuk Dairesi 2015/2120 E. , 2015/13047 K. * BASIN YOLUYLA KİŞİLİK HAKLARINA SALDIRI * KİŞİLİK HAKLARINA SALDIRI BAKIMINDAN HABERİN BAŞLIĞI * HABERİN SUNULMASINDA ÖZLE BİÇİM ARASINDA DENGE OLUŞTURULMASI * TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 24 * TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 25 * BASIN KANUNU (5187) Madde 3 * BASIN KANUNU (5187) Madde 1 "" Davacılar M.. Y.. ve diğeri vekili Avukat G.. S.. tarafından, davalı M.. Ç.. aleyhine 14/08/2012 gününde verilen dilekçe ile …
**4. Hukuk Dairesi 2015/2120 E. , 2015/13047 K.** * BASIN YOLUYLA KİŞİLİK HAKLARINA SALDIRI * KİŞİLİK HAKLARINA SALDIRI BAKIMINDAN HABERİN BAŞLIĞI * HABERİN SUNULMASINDA ÖZLE BİÇİM ARASINDA DENGE OLUŞTURULMASI * TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 24 * TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 25 * BASIN KANUNU (5187) Madde 3 * BASIN KANUNU (5187) Madde 1 **"İçtihat Metni"** Davacılar M.. Y.. ve diğeri vekili Avukat G.. S.. tarafından, davalı M.. Ç.. aleyhine 14/08/2012 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/10/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar, davalının imtiyaz sahibi olduğu gazetenin 24/02/2012 tarihli nüshasının 3. sayfasında “...” başlığı ile haklarında yapılan haberin manşetten yayınlandığını, haber nedeniyle kişilik haklarının zarar gördüğünü belirterek davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemişlerdir. Davalı, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, dava konusu haberde davacılarla ilgili yazılı ve resimli olarak verilen bilgilerde düşünsel bağlılık bulunmadığı, haberin öz ve biçim yönünden hukuka aykırı olması nedeniyle davacıların kişilik haklarının ihlal edildiği, haber verme niteliğinin aşıldığı, Basın Kanunu ve diğer mevzuat ile etik kuralların ihlal edildiği gerekçesiyle istemin bir bölümü kabul edilmiştir. Basın özgürlüğü, Anayasa'nın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır. Bunun içindir ki, bu tür davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir. Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir.