4. Hukuk Dairesi 2025/12398 E. , 2025/15993 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/5 E., 2025/621 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ve…
4. Hukuk Dairesi 2025/12398 E. , 2025/15993 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/5 E., 2025/621 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracı sevk ve idare eden davacıların eşi/ babasının 24.08.2010 tarihinde tek taraflı kaza sonucu vefat ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiş; bedel artırım dilekçesi ile taleplerini 90.000,00 TL'ye yükseltmiş, 24.04.2025 tarihli ıslah dilekçesi ile de toplam talebini 175.000 TL olarak yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde: öncelikle davacıların müvekkili şirkete eksik evrak ile başvurduklarını, zamanaşımı def'ilerinin bulunduğunu, poliçeden dolayı sigortalının kusuru oranında ve teminat kapsamında sorumlu olduklarını, davacıların murisinin kusurlu olması nedeniyle tazminat taleplerinin teminat dışı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.01.2019 tarihli ve 2018/267 Esas, 2019/72 Karar sayılı kararıyla; '' davacılar desteğinin %100 oranındaki kusuruna isabet eden zarardan bu aracın sigortasını yapan davalı ... şirketinin sorumlu tutulamayacağı'' gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi'nin 24.02.2020 tarihli ve 2019/317 Esas, 2020/383 Karar sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairemizin 13.02.2023 tarihli ve 2021/10033 Esas, 2023/1688 Karar sayılı ilâmı ile; "Eldeki dosyada, sigorta şirketine karşı açılan davada İlk Derece Mahkemesince her ne kadar davacıların desteği kendi kusuruyla kazaya ve ölüme sebebiyet verdiğinden, davacıların davalıdan destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunamayacakları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davaya konu kaza 24.08.2010 tarihinde meydana gelmiş olup, bu tarihte yürürlükte olan ve yukarıda açıklanan Yasa ve Genel Şartlar hükümleri ve konuya ilişkin Yargıtayın yerleşiklik kazanan içtihatlarına göre; davacıların talebinin trafik sigortası teminatı kapsamında kaldığı gözetilerek, davacıların davalıdan destek tazminatı talep etme hakkı bulunduğundan, Bölge Adliye Mahkemesince yazılı gerekçe ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir." gerekçesi ile kararın bozulmasına ve dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Dairemizin bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kabulü ile, davacı ... için 140.781,60 TL, davacı ... için 1.786,97 TL, davacı ... için 2.564,07 TL, davacı ... için 8.086,49 TL, davacı ... için 22.080,87 TL olmak üzere toplam 175.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 04.10.2017 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; mütevaffanın annesi sağ olmasına karşın payının ayrılmadığını, poliçe limiti olan 175.000 TL'nin tamamının davacılar arasında paylaştırıldığını, mütevaffa %100 kusurlu olduğundan tazminat talebinde bulunulamayacağını, kusur raporunun sadece evrak üzerinden inceleme yapılarak verildiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın reddi gerektiğini, davalının temerrüdü olmadığından ticari faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini, güncel gelir vergilerine göre hesap yapıldığından işleyecek dönem için faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2.Davalı vekilinin diğer temyiz nedenlerine gelince; Somut olayda, murisin güncel nüfus kaydına göre annesinin hayatta olduğu sabittir. Hükme esas alınan aktüer raporda, dava dışı anne için pay ayrılmadığı anlaşılmıştır. Desteğin annesine de pay ayrılması ve tazminat hesabında gözönüne alınması gerekir. Bu durumda mahkemece; Dairemiz'in yerleşik uygulamaları ile belirlenen destek payları esas alınmak suretiyle, davacıların talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi için bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. VII. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine 01.12.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.