4. Hukuk Dairesi 2014/18151 E. , 2015/14142 K. .... Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 06/12/2013 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/09/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki k…
**4. Hukuk Dairesi 2014/18151 E. , 2015/14142 K.** **"İçtihat Metni"** .... Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 06/12/2013 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/09/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, kişilik haklarına saldırı iddiasına dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istem kısmen kabul edilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, ....' de 2014 yılı merkezi bütçe kanunu komisyon görüşmeleri sırasında 11/11/2013 tarihinde söz alan davalının, kendisini kasdederek.... hitaben ''... şu anda yanınızda, sağınızda, solunuzda oturan 10 trilyonluk yolsuzlukta, 10 trilyon zimmete para geçirmede imzası bulunanları müsteşar, genel müdür yaparak yanınıza oturttuğunuz bir ortamda .... Mühendisleri Odasını denetleme hakkına sahip değilsiniz...'' dediğini, bu iddiaları içeren ifadeleri değişik tarihlerde ... kürsüsünde de tekrarladığını, konuşmada bahsedilen olayla ilgili Bakanlık çalışanı iki kişi hakkında ceza yargılamasının devam ettiğini, kendisinin bu olayla bir ilgisinin bulunmadığı ve hakkında soruşturma izni verilmediğini, davalının gerçeklere aykırı olarak kendisini zan altında bırakacak açıklamalar yaptığını ve kişilik haklarının zarar gördüğünü belirterek uğramış olduğu manevi zararın tazminini istemiştir. Davalı, .... milletvekili olduğunu ve milletin menfaatlerini koruma adına dava konusu olay nedeniyle hükümet yetkilisinden bir açıklama istediğini, sözlerinin eleştiri niteliğinde olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davalının davacının suça konu olayın faili gibi beyanda bulunduğu ve kullanılan ifadelerin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu gerekçesiyle istem kısmen kabul edilmiştir. Anayasa'nın 25. maddesi uyarınca: “Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir. Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.” Anayasa'nın 90. maddesine göre usulüne uygun şekilde yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bu kapsamda .... Sözleşmesi de kanun hükmünde sayılmaktadır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin 10. maddesinde: “Herkes görüşlerini açıklama ve anlatım özgürlüğüne sahiptir. Bu hak, kanaat özgürlüğü ile kamu otoritelerinin müdahalesi ve ülke sınırları söz konusu olmaksızın haber veya fikir alma ve verme özgürlüğünü de içerir....” hükmü bulunmaktadır. -/- -2- 2014/18151 - 2015/14142 ..... Mahkemesi kararlarına göre; politikacılara benzer bir biçimde, resmi yetkilerini kullanmakta olan kamu görevlileri için de kabul edilebilir eleştirinin sınırları sıradan yurttaşlara göre daha geniştir. .....) Kamu görevlilerine yönelik eleştiriler genel olarak halkı ilgilendiren konuları kamusal tartışmaya açmayı amaçlıyorsa, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmelidir. Dosya kapsamından; davalı tarafından dile getirilen olayla ilgili olarak .. ve .. .... Bakanlığı çalışanı iki kişi hakkında nitelikli dolandırıcılık iddiasıyla açılan bir kamu davasının ..... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2013/398 esas sayılı dosyasıyla görülmekte olduğu ve davacının da aynı bakanlıkta müsteşar olarak görev yaptığı anklaşılmaktadır. Anılan ceza davasında şüphelilerin 2003 ve 2011 yılları arasında maaş ödenen sistemin açığından yararlanıp bordrolarda oynama yapmak suretiyle haksız kazanç elde ettikleri ileri sürülmüştür. Davalı ....M milletvekili olup bu iddia çerçevesinde açıklamalarda bulunmuştur. Davacının usulsüz işlemler ile bir ilgisinin olmadığı açıktır. Milletvekili olan davalı tarafından kullanılan ifadeler, davacının üst düzeyde yönetici pozisyonunda olduğu kamu kurumundaki uzun yıllara yayılmış ve maaş sistemindeki eksiklikten faydalanılarak gerçekleştirilmiş usulsüz işlemlere yönelik sert bir eleştiri niteliğindedir. Kullanılan sözlerin davacıyı toplum önünde küçültmekten çok, toplumu ilgilendiren bir konuyu tartışmaya açmaya yönelik olduğu kabul edilmelidir. Şu durumda; ifade özgürlüğünün sınırları aşılmamış olup davacının kişilik hakları zarar görmemiştir. Mahkemece açıklanan olgular gözetilerek istemin tümden reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulü doğru görülmemiş ve bu yön bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.